Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Ne onlar güçlü, ne biz zayıfız

Ne onlar eskisi kadar güçlü, ne de biz eskideki gibi zayıfız.

Kim ne derse desin ekonomik kalkınma, bilgi üretimi ve özgür düşünce, medeniyetin ana unsurlarıdır. Bunlarsız medeniyet kurulmaz. Medeniyet, insan ve hayat gerçekliğinin elverişli maddi koşullar bulması ile canlanır. Bu koşuda siz geri kalırsanız başkaları öne geçer. Adeta bir tahterevalli gibidir medeniyet sarkacı. Biri inerken diğeri eş zamanlı olarak çıkar. İniş çıkışlar sizin ağırlığınıza, konumunuza bağlıdır aynı zamanda. O nedenle siz güçlü olduğunuzda diğerinin de zayıflaması gerekir ki, medeniyet el değiştirsin.

Bu anlamda yeryüzünde medeniyet çeşitli defalar muhtelif coğrafyalar ve toplumlar arasında el değiştirmiştir. Şimdi yine medeniyette nöbet değişimi yaşanacak zamanlar, önü alınmaz bir şekilde gelmektedir. Evet, medeniyetin ekseni bu tarafa doğru kaymaktadır. Eğer Türkiye’nin ekseni bu anlamda kayıyorsa buna bir diyeceğimiz yoktur. Eksenimiz kendi kültür havzamıza doğru kayıyor. Kendi eksenimize doğru hızla ilerliyoruz. Kendi eksenimizi buluyoruz. Kendimizi buldukça gücümüz, heyecanımız, zenginliğimiz, etkimiz artıyor. Bu önlenemez bir yükseliştir. Önlenemez bir yükseliş olmalıdır. Çünkü artık devir değişti, değişiyor.
Ne onlar eskisi kadar güçlü ne de biz eskideki gibi zayıfız.

Bu söylediklerimiz elbette kendiliğinden olmadı. Millet olarak Rabbimizden istedik. İnançlı, onurlu yaşamak istedik. Horlanmamak, küçük düşürülmemek istedik. Adil olmayı adaleti yaymayı, saygın olmayı istedik. Samimiyetimiz ölçüsünde bize verilen şimdilik bunlar. İşin başı, gelişmenin sırrı evvela burada, ihlâs ve samimiyettedir. Yeni bir akılla, yeni bir ruhla, durmak, yorulmak bilmeyen azimle çalışmaktadır. Bundan sonra ne tür sıkıntılarla sınanırsak sınanalım, bütünleşmeyi, kardeşliği, vakarı, adaleti elden bırakmamalıdır diyorum. Yeni bir silkinişle, bir yeni akıl, bir yeni ruh, bir yeni ilim, yeni bir teknoloji üretmelidir. Hiçbir surette rehavete, tembelliğe, atalete kapılmamalıdır. Değilse samimiyetimiz karşılığında bize verildiğini düşündüğüm imkânlar tekrar geri alınır. Çünkü başarı, onu hak edenlerindir. Hak etmediğimiz bir başarıyı sahiplenemeyiz. Hak edilmeyen bir başarı bizi değerli kılmaz. Hem sonra onlar kalıcı da olmaz. Hayatı etkilemez.

Artık Avrupa gücünü, büyüsünü kaybediyor. Düne kadar rüyalarımızı süsleyen Avrupa başkentlerinin sıkıntılar, sefaletler yaşadığını her gün görüyor, okuyoruz. Yunanistan’ın, İrlanda’nın, İzlanda’nın, İtalya ve İspanyanın, Fransa’nın durumları ortada. Batı ciddi manada finans ve ekonomi krizi yaşıyor. Geçen yılın başında bu krizin geçici değil yapısal olduğunu söylemiştik. Yapısal olmasının temelinde, medeniyetin son sınırında artık büyüyememesi, kendini tüketmeye başlaması vardır. Bir gerileyiş sürecine girilmiştir.

Artık eskisi gibi dünyanın diğer alanlarını işgal ve sömürü, hem kolay hem de kalıcı olmuyor. ABD bunu en son anlayan ülke olacak gözüküyor. Olur olmaz dünyanın her yerine müdahale etme sorumsuzluğu ile başına işler açtı. Bir çıkmaza girdiler. Afganistan’da, Irak’ta bir batağa saplandılar. Şimdi ağır borç yükünün, bütçe açıklarının, finansal tıkanıklığın ve diğer sorunların kuşatması içinde neredeyse bir çöküşün eşiğine gelip dayandılar. O nedenle ABD eski müdahale ve caydırıcı gücünü hızla yitirmektedir. Tepki odağı olmakta, hızla itibar kaybetmektedir. Onunla birlikte İsrail’de, koşulsuz destekçisi bir süper gücün himayesinin azalmasından dolayı sıkıntı yaşıyor. Tam da bu arada yeni bir güç devreye giriyor: Türkiye. Yıllar boyu meydanı boş buldukları için Türkiye üzerine ve Türkiye üzerinden oyun oynayanlar, bundan böyle Türkiye’nin oyun kuruculuğunu ve ilkelerini kabul etmek zorunda kalacaklar. Başka yolu yok. Türkiye Cumhurbaşkanından Başbakanına, Dışişleri Bakanı Davutoğlu’na kadar bu yöndeki mesajını çok net olarak vermektedir.

Türkiye benliğini bulmak üzeredir. Derin şuuraltı harekete geçmiştir. Kendimizi keşfettiğimiz zaman önümüze uçsuz bucaksız imkânlar serilmektedir. Anı kollamayan akıl güçlü hamle yapamaz. Gelişen olaylar bize muazzam tarihi imkânlar ve fırsatlar sunmaktadır. Hem sert hem yumuşak gücümüzle, kamu diplomasisi ile bütün kabiliyet ve unsurlarımızla o geniş coğrafyalara açılma zamanıdır. İç bakışımız, öz güvenimiz dünyanın bütün ufuklarını saracak genişliktedir.

Şimdi tam zamanı.
Oturmamanın, uyumamanın, boşa vakit geçirmemenin tam zamanı. Elbette yola çıkmanın, koşmanın, çalışmanın, yorulmamanın, başarmanın zamanı.

Aslında onlar hiçbir zaman güçlü olmadı. Sadece biz kudretimizi yitirdik. Neden mi? Elbette başta Rabbimize ihlâsla bağlanamamaktan dolayı.
Ne onlar eskisi kadar güçlü ne de biz eskideki gibi zayıfız.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 9
Bugün : 696
Bu Ay : 20768
Toplam : 30026

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom