Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Gülün empatik tavırları

Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’ün Diyarbakır gezisi her çevreden ilgiyle izleniyor. Diyarbakır ve çevresi ile ilgili hassas yoğunlaşmalar geziyi önemli kılan birinci faktör oldu. Sırf bu sebep bile bölgede yaşanan anormalliği ifade etmektedir.

Aslında normalleşme genel anlamda Türkiye’nin bir sorunudur. Son yıllarda yapılan başarılı demokratikleşme açılımı ile normalleşmede büyük mesafeler alındı, alınıyor. Türkiye normalleştikçe bu gibi ziyaretlere gereğinden fazla önem de atfedilmeyecek. Bizim açımızdan her şey normal ve yapılan ziyaret son derece yerindedir. Ziyaretin yerinde olduğu sadece Diyarbakır’a yapılıyor olmasından kaynaklanmıyor. Bir Cumhurbaşkanının ülkesinin herhangi bir şehrini ziyaret etmesinden daha doğal ne olabilir? Bu bile pek alışık olmadığımız bir durumdu. Ülke yönetiminin en tepesindeki insanların, halkın arasına karışmasını ilginç ve önemli yapan, önceki Cumhurbaşkanının kendini Çankaya’ya kapamasından kaynaklanıyor biraz da. Meselenin bir de bu yönü var. Bu tablo beklenen, özlenen bir kaynaşmanın iftihar edilecek görüntüsüdür. Doğru olan budur. Yanlış olan Cumhurbaşkanının veya Başbakanın bölgeyi ihmal etmesidir. Olayın sembolik de olsa büyük anlamı vardır. Bu anlam pratik sonuçlar doğuracak biçimde bir sinerji, bir heyecan oluşturacaktır. Heyecan oluşmaya başlamıştır bile.

Ziyaretinin ilk gününde Abdullah Gül, son derece kucaklayıcı, duygu ve akıl yüklü mesajlar verdi. Diyarbakır’ın sadece siyasi tartışmaların konusu olarak gündeme gelmesinin yanlışlığına vurgu yaptıktan sonra vicdanlara seslenip, asıl meselenin iş ve aş imkânlarını çoğaltmak olması gerektiğini söyledi. Bu açıklamalar artık gereksiz, lüzumsuz tartışmalarla bunalan insanımızın beklentilerini birebir karşılamaktaydı. Bölgenin sivil toplum örgütleri de bu istikamette arzularını beyan etmekteydiler. Hayatın realiteleri üzerindeki her yoğunlaşma, hem demokratik talepleri artıracak hem de silah ve çatışmadan yana olan yapılanmaların imkânını daraltacaktır.

“İyi şeyler olacak” demişti Sayın Cumhurbaşkanı. İyi şeyler oluyor. İyi şeyler oldukça bölgesel hassasiyetlerin ifrat ve tefrit uçlarında tertiplenmiş siyasi keskinlikler de oluşumlar da halk nezdinde itibarını yitirecektir. Şu anda bu kesimlerde itibar kaybı yaşanmaktadır. Belki o yüzden son bir umutsuz hamle ile insanımızın sinir uçları malum kesimler tarafından tekrar kanatılmak isteniyor. Kürtçü ve Türkçü şovenistler alanlarının daralmasından, kullandıkları malzemenin ellerinden alınmasından huzursuzluk duyuyorlar.

Birkaç kez Diyarbakır’a gittim. En son geçen yıl bir konferans için gitmiştim. 90’lı yıllarda gittiğimde neredeyse akşamları şehirde dolaşmak bile zordu. Gündüzleri bile şehrin ara ve arka sokaklarına giremezdiniz. Şehir tam bir bunalım ve sıkıntı yaşıyordu. Yerel seçimler ve referandum sonrasında şehirde bariz bir rahatlama gözlenir oldu. Halk Türkiye’nin demokratik değişim yönündeki açılım iradesini iyi algılamıştır. Önümüzdeki süreçte iyileşme daha belirgin yaşanacaktır. Diyarbakır halkı artık anlamsız çekişmelerin, çatışmaların odağında bir yaşam sürmek istemiyor. Yaratılan gerilimi hiçbir zaman da benimsemedi, içselleştirmedi. Son gidişimde bizzat müşahede ettiğim yaşam coşkusu ve demokratikleşme heyecanının artarak süreceğini umuyorum. Bunu hep birlikte göreceğiz.

Diyarbakır bizim en önemli şehirlerimizdendir. Diyarbakırsız Türkiye olmaz. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü coşkuyla, sevinçle karşılayarak duygularını kendilerine yakışır şekilde ifade ettiler. “Halkın Cumhurbaşkanı hoş geldiniz” pankartı, taşıdığı aktüel mesajın çok ötesinde bir anlam çağrıştırıyordu. Yani Kürdü ile Türkü ile yaşlısı -genci ile zengini -fakiri ile bütün bir halk Cumhurbaşkanının şahsında bütünleşmişti. Diyarbakır Cumhurbaşkanını bağrına bastı. Bir başka pankart daha özellikli idi: “Sayın Cumhurbaşkanım Diyarbakır’a başımla gözüm üstüne geldiniz” Bölgede bu ifade candan, içten katılmayı, benimsemeyi içerir. Bir kişiye “başım gözüm üstüne” denildiğinde muhataba kayıtsız koşulsuz yakınlık, şartsız sevgi ifade edilmiş olur.

Bu fotoğrafı iyi okumak lâzım. Gösterilen sevgi halkın şuuraltı derinliğinde var olan duyguların dışa yansımasıdır. Kaç kez söyledik bilmiyorum. Yineleyelim: Siyasi parti ve aktörleri hem ülke için hem kendi varlıklarını idame ettirmeleri için samimi düşünceler taşıyorlarsa, artık akıllı uslu, ayakları yere basan politikalar üretmek zorundalar. Yoksa hamasi nutukların, terör ve şiddeti tırmandıracak söylemlerin onlara da faydası olmayacak. Yarın geç olmadan kendilerini gözden geçirmeleri hayati bir sorundur. Bunun için insanımızın gönül aynasında kendilerini görmeye çalışmaları yeter. 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 556
Bu Ay : 19643
Toplam : 28901

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom