Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Ardımızdan açık bir gök yürüyor

İşte Bayram. Bayramınızı yürekten kutluyorum. Bayram hepimizi mübarek kılsın.

Her geçen gün, ülkemizin esenliğe bir adım daha yaklaştığını hissediyor, görüyor, yaşıyor olmakla aşkımız, umudumuz, coşkumuz da katlanarak artıyor. O sebeple, bu bayram, bizim için hak edilimiş kazanımların coşkusunu da paylaşmak adına önemlidir.
“Deliye her gün bayram” derler. Bu sözü kendi bağlamında ayrı bir gün değerlendiririz. İyi de akıllı olmak için de her günümüzü zehir etmenin ne anlamı vardı?

“Yıllar boyu deliliği özledik” desem meramımı anlatmış olur muyum bilmem? O çok akıllı siyasetçilerimizin, aydınlarımızın, yöneticilerin elinde; bu cennet vatan, cinnet ülkesine döndü. Akıllılıkla delilik yer değiştirdi. Geri kaldık. Acılar biriktirdik. Istıraplar çoğalttık. Oysa tarihsel derinliğimizden, jeopolitik konumumuza kadar eşsiz değerlere sahiptik. Bütün zenginliklerimizi telef ve ziyan etmede ne kadar mahir davrandık değil mi? İşte şimdi bir yükselişin eşiğini geçmek üzereyiz. Bir güzel günün arefesindeyiz. Yarın bayram. Her günümüz bayram gibi olsun. Varsın bize deli desinler. Bu sözleri, boş benliğimizi büyüten narsist eğilimin yansıması saymayın ne olur. Hasretini duyduğumuz var olma ve başarma azminin, sönmeyen canlı bir umuda dönüşmesi sonucudur. Umut acılarla kavrulmuş içimizi serinletiyor.

Narsist değiliz ama kendimizi de durduk yere küçük görmenin, hiçleştirmenin manası yok. Kendi gücümüzün, zenginliğimizin, dinamik yapımızın ayrımına varmak, tüm değerleri harekete geçirmek durumundayız. Harekete geçtiğimiz zaman, bizim bir adımımız başkalarının on adımına bedel bir bereket taşıyacaktır, taşımaktadır. Bundan emin olunuz. Mukayeseli göstergeler bu kanaati teyid ediyor. Ekonomi başta olmak üzere tüm dünya bizleri hayran bir şaşkınlıkla izliyor. Biz değişince dünya değişiyor. Yürüdüğümüzde ardımızdan açık bir gök yürüyor.

“Kendilerini küçük görme” ölümcül hastalığına yakalanmış olanlar, yeni bir hayata talip olmanın riskini göğüslemekten çekiniyor olabilirler. Onlar Türkiye’yi kısık gözle izledikleri için, ancak geniş açıyla kavranabilecek gerçeği göremeyebilirler. Kendi gözüne, gözlemine inanmayanları da düşünerek, burada bir yabancı gözlemciden alıntılar yapmak istiyorum. Graham E. Fuller’den. O’nun CIA Türkiye Masası eski şefi olduğu doğrudur. Belki sırf bu yüzden söyledikleri çekinceli bile karşılanabilir. O da doğrudur. Ama tutun ki, söylediklerinde bir hesap var. İyi de ‘Yeni Türkiye Cumhuriyeti’ adlı kitabında (Çev. Mustafa Acar, 6. Bas. Timaş Yay. İst. 2009 ) hiç mi doğru bulamayacağız? Bana sorarsanız; yanlış okuma alışkanlığını bozamayan, en doğru kitaptan bile yararlanamaz.

“Yirminci yüzyılın ikinci yarısında Türkiye demokratikleştikçe ve dışa açıldıkça daha cesurca ortaya çıkmaya başlamıştır.Bunun sonucu olarak ülkenin İslami Osmanlı mazisi, Türk toplumunda yeniden saygın bir konuma gelmektedir” (s.53)

“Türkiye, Doğu ile Batı arasında daha genişletilmiş bir uluslararası rol oynamaya hazırlandığı kadar, aynı zamanda geleneksel ve modern değerler arasında bir yerel sentez yaratmayı da arzulamaktadır” (s.30) “Ankara, kendi menfaatlerini giderek daha belirgin biçimde bağımsız terimler ve Washington’un bölgeye ilişkin gündeminden ayrışır şekilde algılamaktadır” (s.30)


“Ankara, hiç kuşkususz bir stratejik, diplomatik, ekonomik ve kültürel faktörler kümesi kanalıyla, bölgenin şekillenmesine katkıda bulunmaya devam edecektir”(s.156) “Demokratik karakteri ve meşru hükümeti Türkiye’ye muazzam bir güç ve dayanıklılık sağlamaktadır” (s.175)

“Bugün kamuoyunun geniş ölçüde desteklediği Türk hükümetinin bütün komşularıyla iyi ilişkiler kurmayı hedefleyen, Ortadoğu ve Avrupa’yı ilgilendiren sorunlarla çok daha içli dışlı, her zamankinden daha bağımsız bir dış politika yönünde derinlemesine ve güvenle ilerlemesi muhtemeldir. Bu, Türkiye’nin geleceği açısından iyiye işarettir. Her ne kadar bu süreç, Washington’un “müttefik” bir Türkiye’ye sahip olduğu o eski günleri aramasına sebep olabilirse de, yeni Türkiye, aslında, gerek kendi çıkarlarını ve gerekse bölgenin genel istikrarına muhtemelen daha iyi hizmet edebilir. Eminim ki, münevver Amerikan gözlemciler, demokratik süreci güçlendirip derinleştirmiş, sorunlu ve çalkantılı Ortadoğu bölgesinde bir istikrar abidesi olan böyle yeni bir Türkiye’nin varlığını taktir edeceklerdir.” (s.325)

Amerika Türkiye’yi takdir eder veya etmez. Bu onların bileceği bir iş. Ancak bizim kimi insanlarımız acaba ülkenin her alanda katettiği yolu takdir edecekler mi?

Not: Bayram süresince biraz kitapları/kitaplardan konuşsak, konu etsek diyorum. Siz ne diyorsunuz?

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 130
Bu Ay : 6835
Toplam : 6835

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom