Dr. Mehmet Akif Şahin

Dr. Mehmet Akif Şahin

makifsahin@hotmail.com

Gönüllü sessizlik

Seslerin içindeki korkuları ruhun derinliklerine sindirmek adına yaşıyoruz, hayatın arkasında, önünde, sağında ve solunda ne uçurumlar oluşuyor, bunu çoğu kez fark etmiyoruz.

Kimimiz hayatı kaos haline dönüştürmüş bir gürültünün gölgesine sığınıyor, kimimiz bütün gürültülerden uzakta geniş bir ufkun eteğinde sessizliğin dizinde bekliyoruz. Bazen daha tanımlanamamış ruh ve beden diliyle çeşitlilik arz eden ütopyalar oluşturuyoruz.

Hayatın içindeki sessizliğe kulak verenlerin iç dünyalarından çıkan çığlıkları duyan gönüllü sessizlerdir. Toplum içinde gürültüyü gölgeleyen kuru kalabalıkların bağrışmalarının arasına sızan sessizliğin misyonunu duyanlardır. Bu her zaman bilinen ama okunmayan bir şiirin nakaratıdır. Bu hayatın farklı bir topografik görüntüsüdür.

Toplumun en üst ve en popüler kesimini oluşturan insanların arasında bile bu insanlar vardır. Bu insanların bu konumlarıyla dokunulmayan bir sükûneti yaşarlar. Bu gurubun sessizliği ve yalnızlığı toplumun aslında her kesiminde bilinir, ancak bu hiç bir ortamda rahatça itiraf edilemez. Bir toplumun ve bir gurubun reisi olan kişi kendi konumu ve temsil ettiği topluluğun çıkarlarını gözetmekle kendini sorumlu hissettiği için, iç dünyasındaki bu sessizliğin çığlığını duyurmak istemeyecektir. Kendiside duymayacak veya duymak istemeyecektir. Bazen zamanın değişimi ve ilerlemesi kişilerin iç dünyasındaki vicdani baskının getirmiş olduğu uyarı sistemi onu bu manevi rahatsızlığa sürükleyecektir.

Bir gün mevcut statüsünün bütün şatafatını bırakıp ücrasına çekilen bir münzevi gibi gönüllü sessizlerin arasına katılmaya hak kazanacaktır. Bu gibi durumlarda toplumun her tabakasında gelen gönüllü sessizler diye bir ekol bile oluşabilecektir. Bu insanların arasında telepatik bir bağı gelişmesi muhtemeldir. Bu dini dili ve ırkı farklı insanlarda oluşan adı gönüllü sessizlik olan bir akımın öncüleri olabilirler. Belki çağın muhalefet ve iktidar güçlerinin göremedikleri ve hiç bir zaman hükmedemeyecekleri derin bir güç olarak varlığını kökleştirecektir.

Bu kişiler her şiirdeki üzüntüyü en derin dozunda yaşayıp ve aynı şiirdeki sevinci de italik bir şekilde kucaklayacaktır. Her öykünün ve romanın en iyi adamı ve en kötü adamı olabilecektir. Bu durum olması gereken bireysel ve toplumsal değişimin duygularını en iyi onlar anlayacaktır.
Toplumun hangi katmanında olursa olsun bu gönüllü sessizliği yakalayanlar adeta mutlu bir müjdeyi sırlarının arasına katar gibi saklarlar. Her kavgayı unutmuş görünürler. Her sevinci yaşamaz zannedersiniz ama en güzel onlar sevinirler. En iyi onlar kavgayı sürdürürler, unutmazlar ve ihmal etmezler. İlahi dinlerin misyonu olarak tanımlanan manevi güçler bile onların ruhlarını destekliyor olacaktır. Tabiat kuralları bu kişilerin hayat estetiğiyle eşgüdümlü oluşacaktır. Bu insanlar bir kıvılcımı tutuşturduğunda toplumun bir fay hattı kırılacak ve beklenmeyen fiziksel kurallara aykırı bilimsel verilerden uzak toplumsal ve doğal depremler oluşacaktır.

Gönüllü sessizler tanımlanmayan bir bağla kendi arasında bir estetik yapı gibidirler. Ancak bunların bu yapısı bütün bilimsel tanımlamalardan uzaktır. Seçilmiş insanlar gibi kabul edilebilirler. Siyasi içtimai ve ekonomik bütün dengelerin değişmesi bunların ruh dünyalarındaki değişimle oluşacaktır. Bu kişiler sabah uyanırken derin bir sessizliğin içinde gelmiş gibi, hiç bir şeye aldırmadan gözlerini ovuşturup hayata saf temiz ve art niyetsiz bir algıyla başlarlar. Güne başlarken ve günün sonunda yine bir sükûnetle devam ederler.

Diğer insanların birçoğu gündelik işinin arasına sızan eksiklikleri ve yetiştirmeyi planladığı uğraşıları ruhunu öldürmek için kullanır. Bu durum sevgiden aşktan ve duygudan yoksun bir hayatın içine sürükler. Ruhun anlamsız bir telaşın içine düşmesini kolaylaştırır. İşte o anda gelişen o telaş ve kargaşanın insanı bataklık gibi içine çekme arzusu; bütün insanlığı yok etmeye muktedir bir enerji ve tufanı yüklenmiş olur. işte bunu adı siyasi sosyal rant adını alabilir, ekonomik sosyal refah düzeyi artırmak olabilir, bireysel ve toplumsal cemiyet ve siyaset kavgası olabilir. vs.

Toplumsal kaos hali bile gönüllü sessizliği tercih eden insanların yanında geçmeye cesaret edemez. Bütün bu kaosu yok ederek güneşin yıldızları kavurarak yok edişini hayal edip karanlıkta uzaksayışınızı kutlayan gündüzü yudumlayan özgür kuşların kanat çırpmaları gibidir. Bunu anladığınız zaman bu ülküde vazgeçmezseniz, derinden gelen bir sessizliğin içine düşersiniz. O an kurtuluş ışığı ruh dünyanıza sızan bir şarkının seremonisini fısıldar. Bu gün toplumun kültürel sosyal ve ekonomik olarak tabanını oluşturan sessiz bir muhalefet derin bir düşüncenin girdabında boğulmaya varan bir hıncı damarlarındaki akan kan hücrelerinde gizliyor olabilir.

İşte bu duygu İsmailin babası İbrahim’e Allahın emrettiği görevi yap demesi kadar gönülden bir itaate ve bağlığa olan inancın ilahi ibadi ve toplumsal değeridir. Aynı zamanda İbrahim’in kendi öz oğlunu ilahi emir karşısında feda etme içgüdüsüdür. Hanımını ve oğlunu bir çölün en kurak ve sıcak beldesine bırakabilme sevdasıdır. İşte bireyin ve toplum vicdanını yaralamayan buna karşılık kendi dünyasal bütün çıkarlarını gerekirse hiçe sayan toplumun her kesimindeki gönüllü sessizlere ve onları fark eden değerli bilgeleri anlamak adına kendimizle yüzleşmek vaktidir.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 553
Bu Ay : 15983
Toplam : 25241

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom