Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Sessiz devrim

Türkiye sessiz, kansız bir devrim gerçekleştiriyor. Yaşadığımız günler tarihi öneme sahip zamanlardır. Devrimin niteliğindeki değişimlerin hangi aşamalardan geçerek hayata geçirildiğini herkes görüyor. Olup bitenlerin köklü mahiyeti, belki içeriden fazla anlaşılmayabilir. Dıştan bakıldığında Türkiye devlet düzeninden, toplum yapısına, ekonomiden siyasetine kadar neredeyse tüm paradigmalarını değiştirmektedir. Hem değişiyor hem değiştiriyor. Referandumda evet çıkması ile, daha çok demokrasi ve daha fazla hukuk temelinde yapılan düzenlemeler değişimin dönülmez ana istikametini belirlemektedir.

Türkiye kendisi ile sınırlı kalmayacak olan bir etki alanına sahipti. Bu nedenle global hesaplar yapan fesat odakları, ne yapıp edip Türkiye’yi bloke etem planını uyguladılar. Doğal olarak blokajdan kurtulmak, merkezinde bulunduğumuz coğrafyaya uygulanan kuşatmanın da yarılması anlamına gelecekti. O nedenle ülkemizdeki değişim ve dönüşüm, sadece bizim için değil, başta bölgemizdeki tüm halklar ve dünya barışı için de çok önemli sonuçlar doğuracaktır, doğurmaktadır.

Nereden nereye geldiğimizi bir düşünün. Bu memleket rutin programa bağlanan darbeler karanlığından, özgürlükşler dünyasına bir kapı aralamıştır. İçeriye ışık girmiştir bir kez. Kapıyı kapatmanın imkânı yoktur artık.

En son 28 Şubat için bin yıl sürecek denmişti. Baskı ve zulüm kendini o kadar korunaklı, sağlam ve sürekli sanıyordu. Ama bu memleketin, memleketimin insanının dayanıklılığı, direnci ve dinamizmi doğru hesap edilememişti elbette. Tespit edebildikleri kadarıyla inandığı gibi yaşayan, özgür düşünceli insanları fişlemişler, işlerinden atmışlar, sürmüşler, tutuklamışlardı. Neredeyse sokaklar, caddeler bile özgürlüğe kapatılmıştı. Bu memleketin insanı kendi öz vatanında ikinci sınıf insan muamelesi görmüştü adeta.

İnsanımız ne yaptı? Sabrı, sükuneti ve vakarına uygun sürdürdüğü direnişi elden bırakmadı. Geri çekilir gibi yaptı. Ama meydanı boşaltmak için değil, o yerlere güçlü bir sıçrayış yapmak için, ileriye doğru bir müthiş hamle yapmak için geriye doğru gerinmekti yapılan. Adeta bir hicretti. Öyle oldu. O zaman terk ediliyormuş gibi sanılan bütün mevziler şimdi daha fazlasıyla ele geçirildi. Mevziler tahkim edildi. O zulmün, karanlığın bin yıl süreceğini söyleyenlerin esamesi bile okunmuyor bugün. Kendi çaresizlikleri, yalnızlıkları içinde kıvranıp duruyorlar. İnsan içine çıkmaya bile yüzleri yok. Hangi yüzle çıkacaklar?

Gün döndü, hesap bozuldu. Artık Anadolu insanı kendi kaderine hükmetmeye başladı. İçeriden veya dışarıdan kim olursa olsun insan onurunu, kişiliğini, hak ve özgürlüğünü ipotek altına koymayacağını gösterdi. Dahası değerleri ile yaşama kararlılığını, inandığı gibi yaşamasının pazarlık konusu olamayacağını gösterdi. Anadolu insanına yapılan baskının bin yıl sürmesini isteyenler iç dinamik ve değerlerle hareket ediyor olamazlardı. Hiçbir irade kendi insanına karşı bu kadar düşman ve bu kadar acımasız olamaz çünkü.

Referandum dayatmacı statükocularla özgürlükçü demokratlar arasındaki ayrışmanın ve hesaplaşmanın son aşamasıydı. Artık son hamlelerini yapıyorlar. Dün HSYK’dan istifalar geldi. Bir anlamda havlu attılar. Artık direnmeye, ayak sürümeye mecalleri kalmadı. Darma duman oldular. Bunları yazmak bana haz vermiyor. Ama hukuk kurumlarını işgal edip orada açıktan açığa terör örgütlerine destek veren uygulamalar ve yardım içinde olmak, hukuku kullanarak bu millete kumpas kurmak asla kabul edilemez. İşte ne gariptir ki, bunlar oldu bu memlekette. Bütün son zamanlarda ortaya çıkan, daha da çıkacak olan karanlık, faili meçhul cinayetler bir türlü soruşturulamıyordu. Soruşturmak isteyen hakim ve savcılar işte bu HSYK tarafından görevden el çektiriliyor veya sürülüyordu. Hatta bazıları faili meçhul cinayetlere kurban gidiyordu. Şimdi bu yapının beyni dağıtıldı. Omurgası kırıldı. Yapacak bir şeyleri kalmadı. Gidecek bir yerleri yok. İstifa etti bazıları. Aman ne olur istifa etmeyin! Bu memleketin faili meçhul ve Ergenekon soruşturması gibi davaları soruşturan hukuk adamlarını engelleyecek sizin gibi çok değerli hukukçulara ihtiyacı var. Ne olur aman istifa etmeyin! Böyle diyeceğimizi mi sanıyorsunuz? Düşün yakamızdan?

Madem 28 Şubat sonrasında müminlerin geri salınımlarını hicrete benzettik. Şimdi de eve dönüş başlamıştır.

Şair ne diyordu?

“Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır” 

HaBertaraf'tan alınmıştır

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 28
Bu Ay : 28
Toplam : 28

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom