Dr. Mehmet Akif Şahin

Dr. Mehmet Akif Şahin

makifsahin@hotmail.com

İnsanlık Zümrüdü Anka Kuşun kanadına dokunuyor

İlk insanın yeryüzüne inmesiyle oluşan insanlığın serüveni binlerce yıl önce başlamıştır.
Bu gün arkeolojik kazıların verdiği bilimsel sonuçlar on iki bin yıl önceye aittir. Bu serüveni oluşturan ana unsur türün devamını sağlayan hayatta kalma ve kültürel mirasla birlikte birçok unsuru içermektedir. İlk insanlar için dünya kocaman bir gezegen olmasına rağmen kardeşler arasında paylaşım kavgası olmasıdır. O dönemlerden günümüze kadar uzanan bir varlık savaşını beraber getirmiştir.

Tarih insanlığın türeyip çoğalmasıyla birlikte kabilelere ve ırklara ayrışması bölünmenin başlangıcı olmuştur. İlk milliyetçilik ve ırkçılık o dönemlerden itibaren başlamıştır. Günümüz kadar ulaşan ancak bilinmeyen tarihi dönemlerin ayrışmalarının ilk tohumları olarak anlatılır. Bu şekilde kardeş kavgasıyla insanlığın başlangıç yapmaya başlaması bu varlık savaşının katlanarak artmasına sebep olmuştur. Kabile yaşamından devlet yaşamına geçiş bilindiği kadar hızlı ve kolay olmamıştır. Emek kavgası o dönemlerden kalan bir olaydır. Sosyolojik olarak bu gün farklı ideolojik isimler almıştır. İnsanlığın taş devrinden yontma taş devrine geçmesi bile bizim bilmediğimiz ve sadece tahmin ettiğimiz uzun bir tarihi serüveni içermektedir.

Bu dönemlerde kültürel ve sanatsal değeri olan bazı yapılar günümüzdeki arkeolojik kazılarla tespit edilip tarihe ışık tutan temel değerler olarak kaydedilmektedir.
Günümüze kadar ulaşan tarihi kültürel miraslar milletlerin geçmişinin derinliğini ve medeniyetini gösteren temel değerler olarak insanlığa ortak bir değer olarak kalmıştır.
Her dönemin sosyolojik ve siyasal problemleri olmuştur.

Bugün ülkemiz: gelişen ve değişen sosyolojik sarsıntılar karşısında ciddi toplumsal depremlerin etkilerini yaşıyor. Bu olayların bize dayattığı sonuçları hedeflerimizin gözden geçirilmesine sebep olacaktır. İçimizdeki yaşama arzusuna ve bu değerlere inanan bir gücün var olmasını sağlamaya devam edecektir. Bilimsel mana da toplumdaki dönüşümü çözümlemek ve bu hareketlerin dinamiklerini tespit edebilmek çok zor bir iştir. Bu durum ince altın işçiliğinden daha zor bir uğraşıyı gerektirir.

Tarihin sonu mu? Yoksa sonun başlangıcımı bu önceden tahmin edilecek bir teorem değildir
Dünya büyük bir köy haline dönüşmek üzere olan bir değişimi yaşıyor.
Coğrafik olarak uzak iklimlerde yaşayan insanların kaderleri birbirine kenetlenmiş zincir halkalarına dönüşmüş durumdadır.

Bu gün Avrupa birliğinin alacağı sosyal tedbirlerin ekonomik parametreleri üzerindeki değişiklikler Ortadoğu halklarını ciddi olarak etkiler duruma gelmiştir.
Amerika gibi dünyanın efendisi olarak görülen bir devletin başkanlık seçimlerinin sonuçları uzak doğunun askeri siyasal yapılanmasını etkilediği gibi Afganistan’daki bir militanın ruh halini değiştirebiliyor durumdadır.

Globalleşen dünyanın bütün zincirleri aynı çiviyle zümrüdü Anka kuşunun kanadına bağlanmıştır.

Doğudan batıya esen rüzgârlar tarihin köklerinden gelen mitolojik değerleri içeriyor olmasına rağmen, batının ılıman rüzgârlarının içinde cehennemi andıran savaş dalgaları, demokrasi adına yanıp sönmeye devam ediyor. Yeryüzü şartlarından oluşan askeri ve toplumsal örgütlenmelerin varlık nedenleri ortadan kalkmıştır. Birleşmiş milletler ve uluslar arası af örgütleri köy ihtiyar heyetlerinin misyonunu üstlenemez duruma gelmiştir. Barış örgütleri görevlerini icra etmekten aciz durumdadır. Uluslararası dünyanın jandarmalığına soyunan devletlerin birer piyonu olarak devlet misyonu içeren üçüncü dünya ülkeleri yeni konumlar elde etmek adına: dünyanın kölelik dönemlerindeki ilkel drama yaşayan kabilelerin durumuna düşmüşlerdir. Dünya büyük bir savaşın eşiğine gelmiş durumdadır. Ülkemiz gerçeklerinden yola çıkarak yerel milli ve manevi değerlerin güdümüyle siyaset oluşturan parti ve toplumsal örgütler globalleşen uluslar arası güçlerin dinamiklerine dayanarak ayakta kalmaya çalışır duruma gelmiştir.

Bu serüven dünyanın efendileri ve diğerleri arasında ciddi bir hesaplaşmanın eşiğini örselemektedir. Milli sınırlar içinde benzer bir otorite gerginliği varlığını devam ettirmektedir.
Dünya değişirken ülkemiz ve ülkemizi oluşturan temel dinamikler tartışılıyor. Bir zamanlar düşünülmesi bile suç sayılan yasayla koruma altına alınan değerler, bu gün her zeminde tartışmaya açılmış durumdadır.

Ancak unutulmaması gereken toplumsal değişimin unsurları evrensel değerler ölçüsüyle kıyaslanarak yapılmasıdır. Ana unsurlar doğru tespit edilmelidir.
Güçlerin el değiştirmesi esas değildir.

Yasaların herkese aynı şekilde uygulanabilir olmasıdır.
Ekonomik ve sosyal imkânların toplumun her katmanına ulaşması sağlanmalıdır.
Tarih tekerrürden ibarettir diyen kişinin haklı çıktığı dönemleri görmezlikten gelmek doğru değildir.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 2
Bugün : 465
Bu Ay : 18126
Toplam : 27384

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom