Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Söz ve namus

Namus, varlığımızı isnat ettiğimiz değerlerdir. Namus sahibi olmak o değerlere bağlılıktır. Demek oluyor ki, namus, doğrudan insan varlığımızı anlamlı kıldığını düşündüğümüz kavramlar üzerine özen göstermektir. Bu anlamda namus meselesi bir varlık-yokluk meselesi gibi de anlaşılabilir.

Toplumumuzda namus çok özel anlamı ile dar kapsamda ele alınıp yorumlanmaktadır. Biz namusu varoluşla irtibatlayarak düşündüğümüz için, anlam şumulünü de dilden, davaya, vatana kadar hayati derecede unsurlarla geniş algılamaktan yanayız. Kelimenin bu açılımı ile gündelik hayatta farklı anlamlarda kullanıldığını hepimiz biliriz. Mesela sınır boylarındaki karakollarda “Hudut namustur” diye yazar. Vatanı namus bilmişizdir. Dikkat ederseniz bu unsurlar, ulusal varlığımızla, varoluşumuzla ilgili kavramlardır. Dürüst bir insan, kişiliğini namus bilir. Din namustur, söz namustur mesela. “Öl söz verme, öl sözünden dönme” veciz atasözümüz, sözle benliğimiz hatta yaradılışımız arasında dolaysız bağ kurduğu için çok anlamlıdır.

Söz sahibi olmak, ciddi manada insanın kendi varlığı üzerinden hakikate saygılı olmasının doğal zorunluğudur. Söz ile hikmet doğrudan bağlantılı kavramlardır. Yuınanca nous ile namus kavramlarının birbirine akraba olduğunu söyleyenler vardır. Belki birazda bu yüzden Cemil Meriç, “Kamus namustur” denmiştir. Haiddeğer dil için “varlığın evi” demekteydi. Haksız değildi. Uzatmayayım. Bu konuda şimdilik bu kadar bilgi yeter.

Bir insanın sözündeki samimiyete, sözü ile davası, sözü ile ameli arasındaki uyuma bakarak o insanın namusunu ölçebilirsiniz. Dikkat ediniz, bir insanın namusunu düşüncesinin doğruluğu yanlışlığı ile ölçersiniz demiyorum. Birine göre doğru olan başkasına göre yanlış olabilmektedir. Önemli olan insanın kendi varoluş hakikatini ifade eden sözüne bağlılığıdır. Yani kendine karşı dürüstlüğüdür evvela. Kendi sözüne sadık, kendine dürüst olamayan, başka kime sadık ve dürüst olabilir? Sözünde durmak, yalpalamamak dürüst, namuslu adamların işidir. Biz yanlış da olsa sözüne sadık adamlara itibar ederiz, etmeliyiz. Namuslu adamın sözü özünü yansıtır.

Sözü ve özü bir olan insan yalan dolan nedir bilmez. O sözlerini ölçüp biçip konuşur. Sözü bir kez söyledi veya dinledi mi arkasında durur. Sözünü yemez, yere düşürmez. Sözünün eri adamlar, yani kendi varlığına saygılı, yani onurlu, kişilikli yani namuslu adamlar sözlerini yere düşürmezlar. Bu uğurda hayatta kazanım denilen çoğu şeylerinden de vaz geçebilirler. Geçmişlerdir de. Tarih sözü uğruna feda edilmiş hayatlarla doludur. Çünkü insan sözüyle yaşar, sözünü yaşar. Sözüne kıymet verilmeyen adamlar varoluşu çürümüş, kişiliğini bulmamış adamlardır. O insanlarla ne konuşabilir, ne de onları dinleyebilirsiniz. Çünkü onlar söze ihanet edenlerdir. Hakikate, gerçeğe, adamlığa bir ağır yüktürler. Hayatları palavradır. Hayatları saçmadır. Kişilikli insanda söz bir hakikate aracılık eder, hatta hakikatin kendisidir. Söz yalanları yok etmek içindir. Kimi soytarıların ise yalanlarını sözle sürdürdürdüklerini görürsünüz. Görür, üzülürsünüz. Değişen durumlara göre iğrenirsiniz. Çünkü söz istismar edilmekte, kelimeler sömürülmektedir.

Özetle söz ehli hakikat ehlidir. Söz söyleme ve söylediğine itibar etme/edilme mevkii, adamlığında samimi olanların makamıdır. Gerisi kıl-ü kal’dır. Gevezeliktir, lakırtıdır.

Kitlelerin bir kısmında hakikate dair bir kaygı olmayınca, yalana dayalı gevezelik, tarihinde görülmedik gürültüsüyle revaç bulmaya başladı. Durum böyle olunca söz söylemeyi bir namus meselesi göremeyen kimi kişiler, o an akıllarına estiği gibi konuşmayı düşünce ve siyaset üretmek sanıyorlar. Yalanın zirvesine taht kurmuş kimi siyasetçiler görüyorum. Söyledikleri doğru veya yanlış ayrı bir konu. Bir kere olsun, doğru konuştuklarını duysam, onlarda cılız da olsa canlı kaldığını sandığım varlık ve varoluş damarı adına umut dolacağım.

Sözlerimin anlamının çok açık olduğunu düşünüyorum. Çünkü kendi anlamlarına gelir cümlelerim.

Bu yazının insanımıza ve değerli okurlarımıza bir katkı sağlayacağını sanmıyorum. Çünkü onların sözlerinden uzak durduklarını asla düşünmüyorum.

Keşke bu yazıyı Kılıçdaroğlu da okusa ve ne dediğimi, ne demek istediğimi anlasa.

Sonra bu yazıyı anlamak için derin bilgi ve hikmet sahibi olmaya gerek de yok. Biraz samimiyet, kendinize karşı biraz dürüst olmak yeterli olacaktır.
Yazarın izni ile HaBertaraf'tan alınmıştır.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 4
Bugün : 706
Bu Ay : 18367
Toplam : 27625

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom