Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Burası Türkiye, olmaz böyle şeyler!

YAŞ kararları büyük oranda netleşti. Netleşen atamalar Cumhurbaşkanı tarafından onaylandı. Millete karşı komplo planlarına adları karışanlar, mahkeme tarafından tutuklama hükmü verilenler, terfi alamadılar. Genel anlamda darbeci kadroların birinci kademede etkilerinin kırıldığı söylenebilir. Bu yöndeki kararın ve kararlılığın, ülke için ne ölçüde hayati bir mesele olduğunu, kararın bu yönde çıkması gerektiğini söyledik. Hükümet bu süreci son derece demokratik bir duyarlıkla aştı. Bu bakımdan başta Başbakan olmak üzere Cumhurbaşkanını gerçekten tebrik etmek gerekmektedir. Doğru yönde önemli bir adım atılmıştır. Keyfiliklere, hukuk tanımazlığa karşı dik ve kararlı durulmuştur.

Kararlar genel anlamda memnuniyet uyandırmıştır. Çok önemli bir süreç daha geçilmiştir. Normalleşme, hukuk devleti ve hukuk toplumu olma yolunda mesafe kaydedilmesi itibariyle kazanım elde edilmiştir. Bu, milletin, demokrasinin ve elbette ordunun bir kazanımıdır. Bu kararlar orduyu da rahatlatmış, varlık ve faaliyet zeminini sağlamlaştırmıştır. Bundan böyle herkes kendi işine bakmalı, üzerine vazife olmayan işlere burnunu sokmamalıdır. Durumdan vazife çıkararak burun sokulacak işler varsa, onları yasal sınırlar içinde yapacak insanlar da vardır. Siz benim işime, ben sizin işinize karışırsam, yetki ve sorumluluk karmaşası içinde kaos çıkar. Bu türden kaoslar herkese sıkıntı verdi. O sıkıntıların olumsuz etkisini hâlâ yaşamakta değil miyiz?
Kılıçdaroğlu “Teamüllere uyulmalı, askerin işine karışılmamalı, orduyu siyasete bulaştırmamalı” diyor. Laf olsun torba dolsun. Bu sözü neresinden tutsanız dökülüyor, elinizde kalıyor. Asker kontrolsüz bir güç mü olsun yani? Asker milletin hür iradesi ile oluşmuş siyasi iradenin dışında, kendi başına buyruk mu olsun? Teamül devlet içinde devlet olmak mıdır? Teamül bağlı ve sorumlu olduğu mercilerden bağımsız olmak mıdır? Teamül yasa tanımamak mıdır? Ergenekon mu teamüldür, Balyoza karışmak mı, millete komplo kurmak mı? Kılıçdaroğlu’nun bu mantığını anlamak mümkün değildir.

CHP’ye ters gelebilir ama demokratik ülkelerde, her kurum gibi, asker de denetlenebilir, hesap verebilir olmalı; terfi ve atamalar son tahlilde sivil insiyatifin yetkisinde olmalıdır. Çünkü bu ordu milletin ordusudur. Denetim ve otokritik olmadığı zaman az önce sözünü ettiğimiz sapmalar, yoldan çıkmalar olur. Şimdiye değin birçok defa ordu içinde vahim yanlışlıklar yapıldıysa bu büyük oranda kimi askeri kişilerin kendi başlarına führer olma heveslerinden, daha doğrusu bu kişiliğin oluşmasına imkân ve zemin hazırlayan yanlış yapılanmalardan (Kılıçdaroğlunun zannettiği teamüllerden) dolayıdır. O yapı sebebi ile insanlar kendi işleri dışında her şeyle ilgilenir olmuşlardır. Sonunda ne mi olmuştur? Askeri kurumda en çok ihtiyaç duyulan disiplin gevşemiş, bozulmuştur. Darbe heveslisi olmak herşeyden evvel disiplinsizlik suçudur. Güvenliğini sağlamakla görevli olduğunuz millete tehdit olmak ne demektir? Daha da vahimi bu yanlış yolların olağan sayılması hastalığıdır.

Bu hastalıklı yapı içinde personel “Görevde yükselmek ve terfi almak için ne kadar kirli karanlık işlere bulaşmam gerekir? Demek ki yasa dışı işlere bulaşmam terfimin önünde engel değildir. Omuzundaki yıldızlar arttıkça, yasalara karşı sorumluluğum da azalıyor” gibi bir düşünceye de sapabilir. Eğer böyle bir düşünce hakim olursa, ordu yasal ve meşru zeminini kaybeder. Özünü, ruhunu, muvazenesini yitirir. Sadece halk nezdinde güvenilirliğini yitirmekle kalmaz, iç düzeni de sarsılır, bozulur. Orada yani ordu içinde hiç bir komutana, personele; yasadan, hukuktan, disiplinden bahsedemezsiniz. “Hadi canım sende” derler. Hatta yasadışı örgütlenmeler içinde gizli-açık görevler almak yükselmenin, terfi etmenin bir yolu olarak bile görülebilir. Belki şimdiye kadar süren yanlış buydu. Yani asker için hukukun, devlet geleneğinin bir caydırıcılığı yoktu.
“Kimse bize müdahale edemez” şeklinde yol tanımaz, yola gelmez, sınır tanımaz bir anlayış, memleketin başına başta darbeler, faili meçhuller olmak üzere ne çoraplar ördü. Örmedi mi? Onlar kuyuya taş atmaktan çekinmediler. Milletin işi yoksa milyarlarca dolar para ve ondan da önemlisi binlerce evladının kanını akıtma pahasına, o taşı çıkarmaya çalışsın dursun. Sorumsuz yapı, her zamanki aşağılık edasıyla “Ben birilerinin kafasını kırmak için bu taşı atıyorum, sonrası beni ilgilebdirmez” diyebilir. Hayır, kuyuya taş atanla, taşı çıkarmak isteyenler bir tutuluyor, hatta taş atanlar korunuyorsa, orada düzeni sağlamanın imkânı kalmaz. Giderek, yükselmek için, kuyuya taş atmanın gereğine inananlar çoğalır. Hayır, buna izin verilemez. İzin veremeyiz.

Kimse millete ihanet yapma karşılığında bu devletten ödül beklememelidir. İhanet ve cürüm içinde olan her kim olursa olsun, rütbesi ve konumu ne olursa olsun cezalandırılmalıdır. Yıllardan beri “Burası Türkiye olur böyle şeyler” deniyordu. Bundan böyle “Burası Türkiye olamaz böyle şeyler” dendiği bir döneme geçilmelidir. Kimse kendini devletten daha güçlü veya hukuktan daha üstte görmemelidir.
Demokratik teamüllere uygun duruşu ve davranışından dolayı Başbakanı kutluyorum.

Hayırlı olsun.
                Yazarın izni ile HaBertaraf'tan alınmıştır 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 165
Bu Ay : 16245
Toplam : 25503

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom