Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Referandum milletin genel kuruludur

Anayasa Mahkemesi raportörü incelemesini tamamladı.

Raportör yasalaşma sürecinin tamamlanmadığını savunarak, mahkemenin anayasa paketinin iptal başvurusunu reddetmesini istedi.

Bu iyi bir gelişmedir. Raportör zaman zaman bizim de yazılarımızda işaret ettiğimiz hususlara değinerek mahkemenin başvuruyu iptal etmesini istiyor.

İfade ettiğimiz benzer görüşler karşısında kimileri hukukçu olmadığımız gerekçesi ile görüşlerimize itibar edilemeyeceğini söylediler.

Görüşlerine itibar edilenlerin ne kadar hukukçu oldukları ortadadır. Bu memlekette yargının ne kadar siyasallaştığını bilmeyen kalmadı. Zaten asıl meselelerden biri de bu değil mi? Herkes yaptığı işin gereklerine göre hareket etmelidir. Değilse adaleti sağlayamazsınız. Hele adalet gibi yüce bir değeri ve alanı kendi ideolojik amaçlarınız için kullanıyorsanız bu en büyük zulümdür. Hukukçu sadece hukuk ölçütleri ile hareket etsin. Bunu anlamak, bunu savunmak için hukukçu olmak gerekmez. Sonra az çok aklı başında ve az çok okuma yazma bilenler Anayasanın ilgili maddelerine baktığında henüz tamamlanmamış bir süreçte Anayasa Mahkemesinin iptal yetkisinin olmayacağını bilir. Sonra süreç tamamlansa bile yasayı ancak şekil yönünden incelemesi gerektiğini de bilir. Niçin? Çünkü mahkeme yasama organı değildir de onun için. Aksi durum, mahkemeyi, milletin yasama iradesini engelleyen bir kuruma dönüştürür. Biz bunları biliyorsak hukukçuların hayda hayda bilmesi gerekir. Kaldı ki, memleketin birçok ilinde, birçok hukukçu birlikleri, hukuk adamları bu yönde görüş bildirmişlerdir.
İşin daha da temelinde halka giden bir yasal düzenlemenin, daha süreç devam ediyorken, üstelik halk adına engellenmesi, önünün kesilmek istenmesi tuhaflığı vardır. Siz bütün bu tuhaflıkları hukukçu olduğunuz için mi yapıyorsunuz? İyi ki hukukçusunuz. Bir de hukukçu olmasaymışsınız kim bilir başımıza ne gaileler açardınız. Tıpkı geçmişte açtığınız ve hâlâ açıyor olduğunuz gibi. Hukukçu olduğunuz için mi, darbecileri kutladınız? Gidip onlara ‘Ne iyi ettiniz de anayasal düzeni çiğnediniz’ mi dediniz? Hukukçu olduğunuz için mi hakim ve savcıların özgür karar vermelerini engellediniz? İstediğiniz yönde karar vermeyen hakimleri cezalandırma yolunu seçtiniz? Bu cezayı hakimlerin vicdan ve küküm bağımsızlığına olan inancınız gereği mi verdiniz? Ferhat Sarıkaya’da, Sacit Kayasu’da olduğu gibi onları bir günde sokağa attınız? Hukukçu olduğunuz için mi, faili meçhul dosyalarını, Susurluk davalarını hasır altı ettiniz? Hukukçu olduğunuz için mi PKK ile derin ilişkileri ortaya çıkan Ergenekonculardan yana tavır takınıyorsunuz? Bütün bunları hukukçu olduğunuz için mi yapıyorsunuz? Genelleme yapmak elbette yanlıştır. İşlerine ideolojik saplantılarını katmayanlara asla bir sözümüz yoktur, olamaz.

Evet ben ve benim gibiler hukukçu değiliz. Sizin gibi hukukçu olmamıza da imkân yok. En azından anayasal düzenlemelerin birinci derecede etkilediği mağdur insanlar adına bir ilgimizin olması gerektiği de yadırganmamalı. Hiç değilse mağdur taraf olarak, hukukla ilgili görüşümüzü söylemek bize çok görülmemeli. Sonuçta hukuk metinleri toplumsal ilişki ve düzeni sağlamak içindir.

Ancak karşılıklı haklar, çıkarlar, özgürlükler gözetildiği zaman mükemmel yasalar yapılabilir. İşte biz de tam bunu söylüyoruz. Diyoruz ki, demokrasilerde asıl kanun yapıcı halktır. Halkın verdiği yetkilerle kimi kurumlar da elbette yasa yapabilir. Ne var ki, asil olduğu zaman vekil ve aracıların devreden çıkması gerekir. Siz orada halk adına halka rağmen halkçılık yapamaz, halk için halk adına karar veremezsiniz. Şimdi böyle bir süreçten geçiyoruz.

Referandum doğrudan halkın yasa yapması demektir. Referandum milletin genel kuruludur. Orada verilecek olan karar, bireysel olarak senin benim hoşuma gider veya gitmez. Bunu engelleme hakkımız yoktur. Bırakın halk kendi kararını versin. Daha ilkokul sıralarındaki çocuklara ‘Demokrasi halkın kendi kendini yönetmesidir’ diye öğretmiyor muyuz? Eğer bu öğretilenler yalan değilse, iş olsun kabilinden hükümsüz, içi boş cümleler değilse, herkesin demokrasiye, halkın demokratik hakkına, iradesine saygılı olması gerekir.

Demokrasilerde, yasayı, halk adına onun doğrudan yetki verdiği meclis yapar. Bu süreçte Meclis bile aradan çekilmiştir. Tabir yerindeyse Meclis bürokratik aşamaları, adeta işin sekreterya ve genel kurul ön hazırlık aşamasını tamamlamış ve Cumhurbaşkanı da yasayı, görüşü alınmak üzere halka sorulması koşuluyla imzalamıştır. Bu çıkmış bir yasayı onaylamak değildir. Henüz yasa çıkmamıştır. Eğer referandumda kabul edilirse yasalaşmış olacaktır. Anayasa Mahkemesinin olası bir engelleyici kararı negatif anlamda doğrudan kendini yasama organı yerine koyması anlamına gelir. Anayasa Mahkemesinin görevi yasa yapmak değildir. Raportörün görüşü dikkate alınmalıdır. Raportör görüşüne itibar edilmemek için görevlendiriliyor olamaz. Hadi bizim görüşümüze hukukçu olmadığımız gerekçesiyle itibar etmiyorsunuz diyelim, raportör de mi hukukçu değil?

Yazarın izniyle habertaraf'tan alınmıştır.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 298
Bu Ay : 481
Toplam : 481

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom