Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Yeni bir duyarlığın donanımıyla...

Yeni bir akıl, yeni bir duyarlık, yeni bir bilinç oluşuyor. Tarih bu yenilenişle değişiyor. Dünya’nın gidişatı bu yenilenişle değişecek. Allah’ın lütfu ile sonuçlanacak çabalar ve çalışmalar, toz duman içinde, bir adım önünü bile göremeyecek ölçüde aklı ve ruhu karışık insanlığa, bir medeniyet ufku ve muştusu olabilir. Değişim tarihte ancak bizim doldurabileceğimiz kendi yerimizde olmamızla mümkündür. En azından kendi dünyamız ve hayatımız değişecektir. Değişim karanlıklardan aydınlığa, zulümden adalete doğru olacaktır. Halka halka genişleyen, kat kat yükselen bu bilince sıkı sahip çıkmalıdır. Değişim kolay olmayabilir. Sözünü ettiğimiz yeni bilinç ve ruh etrafında birleşmek, bütünleşmek zorluğu kolay kılacaktır diye düşünüyorum. Bu geçiş dönemlerinde daha akıllı, daha duyarlı, bilgili, temkinli, kararlı, cesur ve çalışkan olmak gerekmektedir.

Mavi Marmara’yı, gazze’yi konuşuyoruz. Uzunca bir süre bu konular gündemimizde kalacaktır. Geçen yılın Mart ayında Ay Vakti’nin 102. Sayısında ‘Can Düşer Can Yeşerir Filistin’ başlıklı uzunca bir yazım yayınlandı. Sözü fazla uzatmadan o yazıdan kimi alıntıları sizlerle paylaşmak istiyorum.

“Akla hayale gelmedik oyunlarla, oyalamalarla, başına vurula vurula varlığı felç edilmek istenen bir millet nihayet uyanmaktadır. Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatan bir neslin; aklı, ruhu, benliği darmadağın edilmiş çocukları nihayet uyanmaktadır. Kadınıyla, kızıyla, yaşlısıyla, gençliğiyle bir millet uyanıyor. Bir sabah yankıyor karanlıkta hissediyorum. Bir deprem yürüyor köhnemiş çağın damarlarına, yıkılıyor zamanın zulüm uygarlıkları, hissediyorum. Bir mavi rüzgâr esiyor mevsimler arasından. Ve ‘Bir bayrak rüzgâr bekliyor’ Ben orada bunları görür gibi oldum. Dostlar bu uyanışa sevinmeli; insanlığın, erdemin, onurun, merhametin, barışın düşmanları ürkmelidir. Evet, fırtınaları, soğuğuyla uzun sürmüş bir karakışın ardından değerlerimiz yenilenmekte, yenilenen bir algıyla yaşama katılmaktadır.”

“Gelişmeler Türkiye’yi köklü etkileriyle yönlendiren bir mahiyet kazanmıştır. Hadiselere ümitsiz, bedbin bakmanın anlamı da faydası da yoktur. Tüm kademeleri ve bütünlüğüyle Türkiye, kendi kendini dışlayıcı, önemsizleştirici ruh halinden süratle sıyrılmak zorundadır. Dünya konjonktürü adına ‘ aman ha karışma, konuşma, dokunma’ mantığı ile kenarda kalmak bize sünepelikten, mıymıntılıktan başka bir şey kazandırmamış, var oluşumuzu zayıflatmıştır. Ne biz kimseye karışalım, ne kimse bize karışsın politiği kendimize olan saygıyı da başkalarının bize olan saygısını da yok etmiş, etki alanımızı daraltmıştır. Kendi istikametinde Türkiye’nin tarihe hareket kazandıracak dinamiği doğrudan doğruya ruhunda, insanında mevcuttur. Dinamiklerimiz uzun yıllar izlenen politikalarla sönükleştirilmiş olabilir. Ancak bizi var ve anlamlı kılan cevher ruhumuzda, benliğimizde parlamaya devam etmektedir. Parlak bir var oluş iddiasını sürdürmek gerçek bir yenilenişle mümkün olacaktır. Ait olduğumuz tarih ve coğrafya bizi böyle bir silkinişe mecbur etmektedir. Türkiye tarihsel yükümlülüklerinden kaçtığı ölçüde, yaşanan çok boyutlu gerçekler Türkiye’yi tarihsel mecburiyetlerine itti. Türkiye adeta kaçındığı her gerçeklik karşısında yine kendisini buldu.”

“Kendi yerinde olmayan Türkiye, tarihte geniş bir boşluk bırakmıştır. Türkiye’nin kendi güzergâhında ilerlemesi, tarihin kendi yatağında akmaya başlamasının önünü açar. Tarihin Türkiye’yi yitirdiği dönem talihsiz bir dönemdir ve şimdi tarih yitiğini aramaktadır. Türkiye de tarihini yitirdi, bulma çabasındadır. Tarihi yitirmek, yüzyıllık zaman süreçlerinde oluşan aklı, duyguyu, benliği, kimliği, heyecanı yitirmek demektir. Belki varoluşsal özelliklerimizden koparılmamız için tarihimizin bizden gizlenmiş veya çalınmış olduğunu söylemek daha doğru bir ifade olacaktır. Türkiye kendini bulmakla tarihini, tarih de Türkiye’yi bulmakla kendini bulacaktır. Kavga önemli bir yönüyle bizim çekildiğimiz alanları başka güçlerin doldurmaya çalışmasının kavgasıdır. Zalimlerin burada var olabilmeleri ancak bizim saha dışına itilmemizle mümkün olacaktı. Az önce andığımız tutumla kenarda kalmayı başat politik düstura dönüştüren kimi çok uyumlu siyaset monşerleri, bu oyunda kolaylaştırıcı rol üstlendiler. Biz olamadığımız için onlar orada var oldular. Zulmü yok edecek olan Allah’ın izniyle bizim var olma irademiz ve kararlılığımızdır.”

Yeni bir duyarlığın donanımıyla, yeni sabahlara erişmek için.

Sabır ve dua ile.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 4
Bugün : 117
Bu Ay : 17778
Toplam : 27036

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom