Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Direniş dirilişi yüklenmektir

Dün Gazze ve Filistin’le dayanışma için Ankara’da Sıhhiye Meydanı’nda idik. Toplantı 16’da başlayacaktı. Saat 14 sularında evden çıktım. Soğuktu. Yağmur yağıyordu.

Önceden sözleştiğimiz yerde dostlarla buluşup alana vardığımızda, yağmur etkisini iyiden iyiye artırmıştı. “İşte bu iyi olmadı” dedim, “katılım olumsuz etkilenebilir” Yanıldım. Sicim gibi boşalan yağmura rağmen kalabalık yerinden kımıldamadı bile. Yağmur oradakilere ister istemez sıkıntı veriyordu. Tepeden tırnağa ıslanmış, daha doğrusu bir havuza dalıp çıkmıştan farkı olmayan bir delikanlı “Ne olacak abi” dedi, “üzerimize yağmur değil isterse mermi yağsın. Kardeşlerimiz için, onurumuz, izzetimiz, özgürlüğümüz için bu sıkıntıya dayanamazsak yazıklar olsun bize. Kardeşlerimiz orada öldürülüyor. Aç susuz bırakılıyor. Hiç olmazsa biz de burada bulunmakla iç ve dış kamuoyunun dikkatini Filistin’e çekiyoruz. Hiç değilse bunu yapalım. Hiç değilse bu direnci, dayanıklılığı gösterelim”

Dün Sıhhiye’de toplanan kalabalık bu delikanlıda canlı örneğini bulduğu gibi inançlıydı. Orada sırsıklam ıslanarak, el ele, gönül gönüle, omuz omuza verdik. Kenetlendik. Davamızı bir kez daha seslendirdik. Bir kez daha haykırdık. Bu yazıyı okuduğunuz sırada belki üşütmüş olacağım. Belki öksürüyor olacağım. Olsun. Çok şeymiş gibi bunu anlatmakla bile belki yanlış yapıyorum. Ama biliyorum ki, bu vicdan, bu iman davasına, bu kenetlenmeye, bu tek vücut, tek yürek olmamız karşısında fena halde rahatsız olanlar var. Onlar Türkiye’de böyle bir bilinç ve eylem patlaması beklemiyorlardı.

Türkiye büyüyor. Bu cümleyi insanımızın imanlı kalbinin büyüyüp büyüyüp bir ülke olduğu anlamında söyledim. Kimileri hangi amaçla, ne için olduğu belli olmayan mesajlar veriyor, belki vermek zorunda kalıyor. Mesajlardaki bulanıklığın açıklanması gerekiyor. Başka birileri bu öncü, örnek kitlenin yağmura bile dayanamayacak kadar gevşek olduğunu sevinerek görmek istiyor. Eğer dağılsaydık; istedikleri, yani kendileri gibi sandıkları kardanadamlar topluluğunun fotoğrafını çekeceklerdi.

Yüzyıllık yalnızlık ve kuşatmadan sonra böyle mübarek bir kardeşlik ruhu oluştu. Allah bizi bir araya getirdi. Allah için, mazlumlar için bir araya geldik. Bu ne hayırlı, ne onurlu, ne bereketli bir birlikteliktir. Benliği, kimliği yok edilmek; aklı, vicdanı çalınmak, çelinmek istenen, bunun için binbir komploya maruz bırakılan bizler, bir ateş çukurunun tam kenarında iken Allah lütfu, nusretyi ve inayetiyle bizi oradan çekip kurtardı. Kalbimize bir aşk verdi. Birbirimize karşı yumuşaklık, zalimlere karşı mukavemet verdi. Kalbimiz yıllar yılı saçma sapan kamplaşmalardan, anlamsız ayrışmalardan sonra birbirine yakınlaştı. Bunun için Allah’a şükretmek, yağmuru bir rahmet ve belki küçük bir sınav bilmek gerekmez miydi? Oradaki herkes, hepimiz gerekeni yaptık.

İçimizde yanan Filistin ateşi dışımızı ısıtıyordu. Saatlerce dayandık. Dayanacağız. Direneceğiz. Bunun ilk ve en önemli aşaması birbirimize gerçek manada dost olmaktır. Kardeş olmalıyız. Kayıtsız koşulsuz kardeş olmaktan söz ediyorum elbette. İvazsız garazsız. Birbirimize manevra yapmadan. Hesap kitap yapmadan Allah’ın ipine sımsıkı sarılmalıyız. Bütün insanlarla kardeşliğe gelince; barıştan, insan haklarından, insanlık vicdanından yana olan herkes zulme karşı omuz omuza, el ele vermelidir. Öyle oldu. Öyle oluyor. Mavi Marmara gemisinde öyle oldu. O nedenle Nuh’un Gemisi benzetmesi ile anılan bu geminin yükü gerçekten barıştı, kardeşlikti, ihlas ve samimiyetti, insanlıktı!

Türkler bütün bir insanlık vicdanının temsilcileri, sözcüleri olarak zulme karşı başkaldırı hareketi başlatmışlardır. Bu hareket zalimden izin ve onay alınarak süremez. Bu hareket öncelikle kendi içinde ve hareketi yüreğinde duyan hiç kimseye karşı politik hesaplar içinde olamaz. Bu kendiliğinden doğmuş, kendi akışı içinde dalga dalga büyümüş, daha da büyüyecek olan bir dayanışmadır. Tarihsel ve kültürel bağlantıları, dini dayanakları son derece asil, dinamik bir harekettir. Bu hareket kendimizi, bencilliğimizi öne çıkarmaya asla müsait değildir. Hep benim olsun, benim dediğim gibi, benim arzularım, amaçladıklarım doğrultusunda olsun diyenler, Anadolu’nun yeryüzünü saracak ve sarsacak deprem şiddetindeki kalp atışlarını ya duyamıyorlar ya da derin mi derin bir dalganın yankısını kendilerine göre bir hesapla yönlendirmek istiyorlar. Kimse terihsel gidişi durduramaz. Hele Allah’ın takdirinin önüne asla geçilemez. Allah’ın ipine sarılma kararını vermiş bir toplumun önüne açılacak yeni ufuklar, aynı zamanda onların tarihsel gidiş istikametlerini oluşturuyor.

Allah büyüktür.

Bir diriliş direnişle büyümektedir.

Direniş bir dirilişi yüklenmektedir.

Yazarın izniyle habertaraf'tan alınmıştır.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 10
Bugün : 619
Bu Ay : 5601
Toplam : 5601

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom