Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Eleştirmek ve Sevmek

İnsan sevdiğini, sevmediğini, sevgi noktasında nötr durduğunu yani herkesi eleştirebilir. Fikirlerine açılım isteyebilir. Fikirlerini kabul etmeyebilir. Açıklamalarından tatmin olmayabilir.
Her insanın diğerine karşı böyle bir hakkı bulunmaktadır.
Kaldı ki “kimse görüşlerini açıklama konusunda zorlanamayacağı gibi” sahip olduğu görüşler nedeniyle şiddete, saldırıya da maruz kalmamalıdır.
Kurumlar aynı şekilde eleştirilebilir.
Makam sahipleri eleştirilebilir.
Yalnız eleştiri ile hakaret birbirine karıştırılmamalıdır.
Hakaretin ne olduğu da bellidir. Mesela her çeşit sövgü dili hakarettir. Kişinin inançlarını aşağılamak hakarettir.
Bu minval üzere, inancımızın bize öğrettiği temel kaidelerden biri de; “Sen onun anlayışına, inançlarına, kutsalına hakaret etme ki o da seninkine aynısını yapmasın. Sen yaptığın için o senin kutsalına hakaret ederse, suçlu sen olursun” şeklinde dile getirilebilir.
Yani Müslüman için eleştirinin üslubu bellidir.
Her insan eleştirilebilir zira yerine göre bütün insanlar hata yapma, yanlış karar verme, eksik bilgiyle açıklama yapma potansiyeline sahiptir.
Dün ve bugünün insanı açısından sorun, bu noktada yaşanan ikilemdir. Sevdiği, kutsalı haline getirdiği kişi ve kurumları hata yapmaz, eleştirilemez ve insanüstü görmesidir.
Eleştiri çok yönlüdür.
Allah insanı eleştirir. Mesela “Hala akletmeyecek misiniz” gibi ifadelerin yer aldığı ayetler bunu işaret eder.
Peygamber çevresini eleştirir. “Bazılarınıza ne oluyor ki…” diye başlayan hadislerde bunu görürüz.
Peygamber insanlarda yanlış bir kanaat uyanmaması için, o an yaptığı işlerle ilgili ek açıklamalar yapma ihtiyacı hisseder. Sahabe itiraz eder “ biz senin hakkında nasıl aksini düşünebiliriz” diye, peygamber “Öyle değil der, ben bilgilendireyim ki şeytan kalplerinize bir şüphe ekmesin!” mealinde durumu izah eder.
Müminler Halife olarak önlerinde yürüyen, işleri idare eden kişileri eleştirir. Eleştiri bazen suçlamalarla iç içedir. Bir Müslüman’ın mescitte Halife Ömer’i eleştirmesi örneğinde olduğu gibi… “Isırıcı Melik” olana kadar Halifeler bu itirazları, eleştirileri dikkate almışlardır. Isırıcı Melik hali gerçekleştikten sonra, itirazlar, eleştiriler, öneriler dönemi biter “siz daha iyi bilirsiniz efendim” dönemleri gelir.
Oysa eleştirmek tabii bir haldir. Herkes susar, kimse eleştirmez, yapılanı alkışlarsa gerçekler ortaya çıkmaz. Hakikatin üstü örtülür.
Bugün eleştirilemez, eleştirilmesi dahi teklif edilemez kabulleri olanlar bulunmaktadır. Eleştirdiniz mi yandınız.
Gözünün üstünde kaşın var diyemezsiniz.
Sevmeye gelince Müslüman’ın Allah sevgisinin önüne geçecek bir sevgi olamaz.
Peygamber sevgisinin önünü diğer beşerin sevgisi kesemez. Bu nedenle Sahabe, bu hayatın beşer olarak en sevgilileri olan anne ve babası adına “anam-babam sana feda olsun ya Resulullah” diye ona olan sevgilerini dile getirirler.
İnsan anne babası yanında yaşlanacak olsa onları incitmez, sevgisini-saygısını esirgemez, onlara of bile demez. Ama saygı sınırını koruyarak düşüncelerini eleştirebilir. Evladın eleştirisi bile içinde “of” bulunmayan bir eleştiridir.
İşte biz öyle bir dünyada, öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, sevgi ve eleştiri sınırları noktasında tezatlar çoğalıyor.
Allah ve peygamberlerine inanmayanlar açısından kendimizi sorgulama makamında göremeyiz. Sorgulayacak olan ancak Allah’tır. Lakin sevgi ve eleştiri konusunda tezat sahibi insanları eleştirebiliriz.
Mesela bir insan çıkıp “size oluyor ki, soluyacağınız havayı, içeceğiniz suyu, ekeceğiniz toprağı size temiz olarak veren Allah’a itaatte kusur işliyor, yeterince şükretmiyor, bu tertemiz emanetleri kirletirken oldukça cesur davranıyorsunuz. Yoksa size Allah’ın sorgusuna karşı bir taahhüt veren mi çıktı?” derse bu genel bir eleştiri olur.
Bu eleştiri karşısında durup düşünenler, kendilerini yoklayanlar, nerede hata yapıyoruz diyenler çıkacağı gibi, “aman, başka işin yok mu” diyenler de olur. Yani eleştiriyi dikkate alanlar olur, hatalarını, noksanlarını kabul etmeyenler olur.
Yaşadığımız coğrafyada kendilerine, düşüncelerine, sömürmek için sığındıkları güçlere söz kondurmayanlar için durum farklıdır. Onlar için kendi çıkarlarına dokunulmadığı sürece herkes eleştirilebilir. Kendi çıkarlarına dokunuldu mu, sömürmek için sığındıkları kutsallar oluşur ve kimse bu konuda eleştiri yapamaz.
Doğruların açıkça konuşulması içinse zihniyetin tadili gerekmektedir.
 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 542
Bu Ay : 3683
Toplam : 3683

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom