Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Rahmet İçin Zahmet Çekmeli

Hepimizin ortak isteklerinden biri daha güzel günlere ulaşmaktır.
Gelin görün ki bunun için çalışmak gerek… Bizdeyse, bekleyelim güzellikler kapımıza gelsin tembelliği var. Veya kimimizde “az düşün, çok çalış” diye kurgulanır.
Cenneti isteriz ama dünyada hayatımızda cennetin izdüşümleri için yaptıklarımız sınırlıdır.
Evimizde cehennemi yaşatırız fakat çocuklarımıza cenneti anlatırız.
Konuşmalarımız kin ve sövgü doludur ama yine de cennet arzusu canlıdır içimizde…
Rahmet hepimiz için önemlidir ve Allah’ın merhametine sığınırız durmadan, lakin merhametin hayatımızdaki yeri ve seviyesi bizi ele vermektedir.
Zahmeti yok hayatımın/ rahmet isterim.
Merhameti pazarda elden çıkardım/ döndüm merhamet isterim.
Olur mu, olmaz fakat biz yapınca olmuş kabul ediyoruz.
“Merhamet etmeyene merhamet edilmez” diye bildiğimiz halde, yani bile bile yanlışlara saplanıyoruz.
Rahmet için zahmet gerek… Yani çalışmak, terlemek, engellere rağmen güzellikleri aramak, bu noktada zaman ve para harcamak gerek…
Güzelliklerin ayağımıza gelmesini beklememek gerek…
Güzel olana güzel yollar aramak gerek…
Kötülüklerle bile “en güzel şekilde mücadele etmek” gerek…
Önce “güzel insanı ortaya çıkarmak” gerek… Buna ulaşmak isteyen kişinin, önce kendisinin güzel insan modeli olması gerek…
Yani sadece çok çalışmak ve çok yorulmakla rahmete ulaşılmaz. Rahmete ulaştıracak yolun rahmete muhalif olmaması gerek…
Hedefe varmak için güçlü olmak gerek ama her güç rahmetle kuşatılan hedefi getirmez. Gücün ahlakı yoksa sizi götüreceği yer “gayya” kuyusudur. Zira gayya kuyusuna da yürüyerek gidilir, cennete de…
Kimi insanların bakış açısına göre, nasıl çalıştığınız değil cenneti hedefleyip hedeflemediğiniz önemlidir. Çalışmanın samimiyetinin yanında diğer samimiyetlerin varlığı furuattandır. Oysa nice teferruat var ki insanı alır götürür ve uçurumdan aşağı atar.
Ne yapmak gerek?
Evet, rahmet için zahmet gerek lakin her zahmetin rahmete götürmeyeceğini bilmek gerek.
Hakka batılı giydirmemek, hakkı batılla kuşatmamak gerek…
“Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.”
“Rahmet samimiyetinin” farklı olduğunu anlamak gerek…
Mesela bir hırsız, hırsızlığında samimidir. Hortumcu bu işinde samimidir. Bütün içtenliğiyle işlerini yapan bu insanların zahmetinin onları rahmete kavuşturacağını söyleyebilir misiniz?
Önce doğru samimiyeti bulmak gerek…
Yaptıklarımız yapacaklarımızın nasıl olacağına bir delildir.
Ve eğer yaptıklarımızı “doğru samimiyet süzgecinde” özeleştiriye tabi tutmadan yürümeye devam edersek kendimizi aldatırız. Ve “iyiler ayakta ölür ben de ayaktayım” şeklinde bir sloganı yürüyüşümüze destek olarak seçmişsek kendimizle birlikte başkalarını da aldatırız.
“Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı görür.”
“İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir.”
Bizler “doğru bir cemiyet hayali” kuruyoruz lakin hayal kurmakla değil “bizzat doğru olarak” o cemiyete ulaşabiliriz.
“gönülden kim bir iyilik yaparsa o kendisi için daha hayırlıdır.”
“İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.”
Evliliklerde de iyilik ve güzellik vurgusu vardır. Mesela boşanma durumu olursa “ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmak” gerekir.
Bizler “bilgili bir cemiyet hayali” kuruyoruz fakat hayal kurmakla değil “bizzat bilgiyi yaşatarak” o cemiyete ulaşabiliriz.
Ve bir de hayallerimizi sömüreceklerin varlığını göz ardı etmeyerek doğruya her gün biraz daha yaklaşabiliriz.
“Doğru bilgiyi sömürenler” konusu yabana atılmamalı…
Rahmete, güzelliğe ulaşmak için zahmet çektiğimizi düşünürken, doğru bilgiyi çeşitli nedenlerle sömürenlerin olabileceğini unutursak yanılmalarımız artar ve zahmetlerimiz bizi rahmete götürmez.
Doğru bilgi için zahmeti göze almayınca, doğrunun getireceği rahmeti bulmak zor olur.
İslâm dünyasındaki sıkıntılardan biri burada ortaya çıkıyor. Bilginin ve uygulamanın kaynağı odak alınarak ihtiyaçlar ve tedbirler, programlar konusu yeterli ciddiyetle ele alınmayınca sorunlar yaşanıyor.
Şiddet ve cihadı karıştıranlar çıkabiliyor.
Durum tespitlerini doğru anlamayıp, pervasızca tekfir için kullanabiliyorlar.
Kendi hastalıklarını tespit etmeden, başkalarına yönelenler, onların hem hastalıklarını hem kendilerince tedavilerini dillendirenler oluyor.
Karşılaştıkları her zorluğu adeta fetva kaynağı gibi görerek, doğru bilgiyi devre dışı bırakanlar çıkıyor.
Öyleyse program çalışmalarında, bütün bu açmazları ve buraya alamadıklarımızı, hem programın teorisinde, hem programı uygulama mesuliyetini yerine getirirken dikkate almak gerekir.
Rahmet için hep biraz daha zahmet…
 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 9
Bugün : 347
Bu Ay : 4373
Toplam : 4373

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom