Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Türkiye'nin gazabını azaltmak için

Türkiye'nin gazabını azaltmak için


Siyaset ince iştir, işi incelikle yapma becerisidir. Kasabadan küresel ölçeğe kadar bu hassasiyetin gösterilmesi gereken her kat ve kademede siyaset hayatî etkiye ve işleve sahiptir. Siyaset ve siyasi aktörler sorumluluklarını üslendikleri toplum ve coğrafyaların huzur ve barışını gözetmek durumundadır. Siyaset bunun içindir.

Ne var ki, en temel, en asgari hayat ve insan değerlerinden yoksun sorumsuz insanların elinde siyaset, kaos ve ıstırap üreten bir mekanizmaya dönüşür. Şu an dünya böyle bir kaos yaşamaktadır. Küresel, bölgesel sorumluluk üslenmesi gereken siyasiler, arzu edilenin tam tersi çabalarla dünyayı ateş, kan ve gözyaşına boğmaktadır. Siyaset akıl almaz öfkelerin, hırsların, nefretlerin, düşmanlıkların aracına dönüştürülmektedir. Bundan mütevellit sıkıntıları en çok da Ortadoğu halkları ve Müslüman coğrafyalar yaşamaktadır. 

İnsanlığın ortak akl-ı selimi ve ortak vicdanı, bu kör gidişe dur demediği takdirde, gelecek bugünlerden de kötü olacaktır. Üçüncü dünya savaşından bahsedilmektedir. Esasen bu savaş sürecine girildiği bile söylenebilir. Gerilim had safhadadır ve bunu önleme yönünde özellikle süper güçlerin karar vericilerinde en ufak bir emare görülmemektedir. Bu anlamda merkezinde Türkiye olan geniş coğrafyalarda ısıtılan savaş ateşi, her geçen gün alevlenmektedir. Yangın kapıyı sarmak üzeredir. Türkiye ateş hattını ileri cephelerde söndürmek için harekete geçmiştir. Cerablus ve El Bab’da başarıyla tamamlanıp şimdi Afrine uzanan harekâtımızın ilk amacı budur. 

Hareketimiz kuzey sınırlarımız boyunca kurulmak istenen terör devleti planlarını bozmuştur. Türkiye büyük oranda kendi ürettiği silahlarla sürdürdüğü savaşta, millet ve ümmet varlığına yönelen düşmanca saldırıları püskürtmektedir. Ancak tek başına bu gayret ve başarılar yeterli olacak mıdır? Önemli olan Suriye ve Irak’ın bütünlüklerini koruyarak barışı tesis etmektir. İlk öncelik budur. Türkiye, ne yapıp edip bunu sağlamaya, yani bölge bütünlük ve barışını tesis etmeye çalışıyor. Bu girişim bozguncu emperyalistler için kötü bir gelişmedir. Oyunları, hesapları tutmamaktadır. İlk hesap 15 Temmuz’da Türkiye için düşündükleri çökertme hamlesinin başarısız bırakılması ile bozuldu.

Ayrıca çeşitli yanlış tercih ve yönlendirmeler sonunda Suriye’de yanlış bir sürece dahil olmadığımız da söylenemez. Baştan Beşar Esad’la kurulan uyumlu ilişki devam ettirilmeliydi. Uyumlu ilişki, zaman içinde daha olumlu yumuşamalara, gelişmelere yol açabilirdi. Tarihsel, sosyolojik gelişmelerin doğası bu yönde sonuçlar çıkarmamıza ters değil. Olmadı. Kendimizi belki de dışımızda gelişen olayların mecburi istikameti içinde bulduk. Şimdi her şeyi göze alarak daha vahim gelişmeleri önlemeye çalışıyoruz. Yaptığımız yanlış değildir. İran ve Rusya ile kurulan yakın ilişkilerin politik bir dengeyle sürdürülmesi zorunludur. Bölge barışı ve ortak menfaatler için bu üç ülkenin birlikte ortaya koydukları irade ve kararlılığın, bölge bütünlüğü ve barışına daha çok hizmet edecek tarzda sürdürülmesi gerekir.

ABD sıkıntıların kaynağı olma rolünü devam ettiriyor. En son Münbiç’ten çekilmeyeceklerini açıkladılar. Normal bir akıl ve yaklaşımla ABD’nin tutumunu anlamanın imkânı yoktur. Şimdi Dışişleri Bakanı Tillerson ile Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı McNaster Türkiye’ye geliyor. Bu gelişin asıl sebebi Türkiye’nin cesur kararlılığıdır. Türkiye’ye rağmen başaramayacaklarını, planlarında ısrar ederlerse kendileri açısından çok daha riskli sorumluluklar üslenmeleri gerektiğini biliyorlar. ABD doğrudan böyle bir sorumluluk üslenemez. Hiç olmazsa Türkiye’nin kolay yutulur lokma olmadığını anladılar.

Türkiye’nin sergilediği savaş imkân ve kabiliyetleri yanında, sergilemediği güçlerinin ne kadar etkili olacağını en iyi onlar biliyor olmalılar. Devletin derinliklerinde var olan gerçekleri az çok bilen veya tahmin edenler ne demek istediğimizi fazlasıyla anlar. Aleyhimize tutumları ile zirveye çıkan güven bunalımına rağmen Türkiye’yi kaybetmek en azından şimdilik karşılarına almak istemezler. İşlerin ağırlaştığı doğru ama onlar açısından askeri ve siyasi olarak da içinden çıkılmaz bir aşamaya geldiği de doğru. ABD her geçen gün kan kaybediyor. İnandırıcılığı kalmadı, kimse ona güven duymuyor.

Suriye meselesini bu kadar ağırlaştırmak ABD’nin hangi sorununu çözecek? Ayrıca Suriye meselesi ABD için neden Ulusal Güvenlik meselesi olur? ABD’nin Ulusal Güvenlik Danışmanını siz İsrail’in Güvenliği Danışmanı olarak anlayın. Bölgede yapılmak istenen de bu değil mi? İsrail’in güvenliği için bütün coğrafyaları ateşe atmak, bölmek, parçalamak, yönetilemez duruma getirmek. İşte asıl bunu önlemek gerekir. Sorumlu siyaset bunu gerektirir. Onun için dünyanın sorumlu siyasetçilere ihtiyacı var. Tillerson ve McNaster’in İsrail’i tehlikeye atmak yerine PYD’yi gözden çıkaracaklarını düşünüyorum. Türkiye’nin gazabını azaltmanın şimdilik en kestirme yolu bu gözüküyor. Gerisini onlar bilir. Giderler mi, kalırlar mı onlar bilir. Biz hep buradaydık, buradayız ve burada kalacağız.

İşimiz kolay değil. Tarihi sınavlar zor olur. Tarih yazmak kadar zor!

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 420
Bu Ay : 12622
Toplam : 44966

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom