Kadir GÜLTEKİN

Kadir GÜLTEKİN

AKLIN ETEĞİNDE, BİR ŞEHİR KURMAK…

AKLIN ETEĞİNDE, BİR ŞEHİR KURMAK…

Bundan bir önceki yazımda, hesabın, yani matematiğin inanma - iman etme - işi ile olan ilgisini, anlatmaya çalışmıştım. Dönüp baktığımda söz konusu ilgiyi, doğru olarak anlattığımı gördüm, hamdolsun…

Bu makale ise, aklın, toplumsal karakterini, aklın kendisini, muhatabını, yönetme ve kontrol etme özelliğini; iyi ve güzel çalışan bir aklın, kuracağı medeniyetin meşruiyetini, gereği gibi kullanılmayan, kullanılsa bile, temiz çalışmayan bir aklın ise her alanda ortaya çıkaracağı tahribatı anlatmış olacaktır.

Şehir medeniyettir. Şehirli olmak medeni olmak demektir. Zihnen şehirli olamamak, bedevi olmaktır, şehirde yaşıyor olsanız bile…

Aklın eteğinde bir şehir kurmak veya kuramamak, aklın sorumluluğunun sonucu olarak ortaya çıkar. Bu sonucun ortaya çıkabilmesi için; akılla birlikte rol alan başka yetkinliklerimiz, duygularımız, organlarımız vardır. Gerçeği görebilen göz, hakikati idrak eden kalp, eşyayı algılayabilen hissiyat, yürekten yapılan her çağrıyı işitebilen kulak; aklın eteğinde inşa edilecek şehrin iskânında görev yapmış olacaktır. Aklın eteğinde, ya rahat edebileceğiniz bir şehir kurarsınız, ya da içinde birçok sıkıntı çekeceğiniz gecekondu…

Akla vereceğiniz önem, aklın konulması gereken yere konulması, şehir kurmanızı, akla verilmesi gereken değeri vermeden yapacağınız çalışmalar ise, gecekondu yapmanızı sağlayacaktır. Tercih serbesttir…

Üstat namı ile meşhur, Hüsamettin YILDIRIM’ın iki kitabı özellikle dikkatimi çekmiştir. Kitaplarından biri ‘İçtimai Matematik’ diğeri ise ‘Aklı Putlaştıranlara ve Köleleştirenlere Reddiye’ adlı kitabıdır. Fikir çilesi çeken dostlara, her iki kitabı da  okunmasını tavsiye ederim…

Aklı putlaştırmak da, köleleştirmek de doğru değildir. Aynı kişi, aynı zamanda, aklı, hem putlaştırıp, hem de köleleştirebilir mi? Elbette hayır, ancak ikisinden birini yapabilir. Allah’a, peygamberlere, peygamberlere verildiği iddia edilen kitaplara ihtiyacım yoktur, aklım bana yeter demeyen hiçbir kimse, aklı putlaştırmış olamaz.

Anlaşılıyor olmalı ki, aklı putlaştıranlar, biz Müslümanlar için sıkıntı olmadığı gibi, problem de değildir. Bizim için aklı köleleştirenler, sıkıntı ve problemdir.

Müslüman olduğunu beyan eden bir kişi ‘eğer bir kimse, ben Kur’an’ı aklımla tefsir ederim derse, Kur’an’ı tefsir ederse, bu tefsir, Kadı Beydavi’nin tefsiri gibi olsa dahi bu kişi kâfir olur’ diyebiliyorsa aklı köleleştirmiş olmaz mı? Bu, aklı köleleştiren zihniyet sahipleri, hiç merhamet etmeden; Mevdûdi’ye Merdudi, M. Hamidullah’a Baidullah, Seyyid Kutub’a reformist demediler mi?

Eğer Kur’an tefsir edilecekse Kur’an’ın tefsire ihtiyacı varsa ki, bana göre Kur’an’ın tefsir edilmeye ihtiyacı yoktur. Eğer tefsir edilecekse, bu tefsir akıl ile yapılmayacaksa, zatı muhteremler, hangi organları ile Kur’an’ı tefsir edecekler, ben de bunu merak ediyorum…

Elbette cevap verecekler… Verecekleri cevap, yıllardır tekrarlanan hiçbir kıymeti olmayan, küflenmiş bir cevaptır ki ‘tefsir akılla değil nakille yapılır’ şeklinde olacaktır. Bu cevaba kargalar bile gülmek durumunda kalır. Yapılan işin adı üstünde, nakil,  nakletmek olup taklitçiliğin anasıdır. Yapılan iş zaten taklitçilik, kopya, aynı yerde sayma ‘benim oğlum bina okur döner döner yine okur’ dan ibarettir.

‘Akıl mı, vahiy mi, akıl mı önce gelir, vahiy mi önce gelir; akıl mı üstündür, vahiy mi üstündür?’ Cevap vermeye değmez bir zihniyet bu soruları sıralayıp durur. Bu soruları ilim adına, İslâm adına, Müslümanlık adına, Müslümanlar adına sormak; Müslümanların yüzkarası olmaktır.

Gâvur parasıyla beş para etmez lâikçi materyalist aydın bozuntularının, aklı önemsemeyen, sözüm ona ‘İslâmcı yazar ve düşünür’lerle alay etmeleri, dalga geçmeleri, kanımıza dokunuyor.

Vahyin akla hitap ettiğini, aklı muhatap aldığını, gerçekten bilmiyorsan dilini tut bari dilini tut…

Kur’an’ın şu mesajlarına dikkat kesilelim:

‘…Peki ama, ataları bir şey anlamayan, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı’(Bakara: 170). ‘…Allah, azabı, aklını kullanmayanlara verir’(Yunus: 100).

‘Aklı olmayanın dini de olmaz’ (Kelâm-ı kibar)

Aklın eteğinde tertemiz şehirler kuralım, hep birlikte bu şehirlerde yaşayalım…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 9
Bugün : 724
Bu Ay : 907
Toplam : 907

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom