Ensar ÖZDEN

Ensar ÖZDEN

ensarozden4@gmail.com

TUZAK

TUZAK

Geçtiğimiz günlerde dünya bülteninde, İŞİD ile ilgili bir haber yayınlandı ve çok fazla dikkat çekmedi.

Oysa ilginç bir haber idi ve günümüzde yaşananları aydınlatıcı ipuçları içermekteydi.

Haber şuydu: ABD de, İŞİD propagandası ve eleman kazandırmak için yayın yapan bir internet sitesine baskın yapan FBI,  hesabın ABD li bir Yahudi gence ait olduğunu tespit etti. FBI tarafından yakalanan ve adının “Joshua Ryne Goldberg” olduğu anlaşılan Yahudi genç, İŞİD propagandası yaptığını, kendisiyle irtibata geçen Müslüman kişileri yönlendirdiğini itiraf etti. Hatta kendisini İŞİD yöneticisi gibi tanıtarak, irtibata geçenlere bomba yapımı ile ilgili dokümanlar yolladığı bilgisi de vardı.

   Aslında bu tür haberler yeni değil ve FBI’ın, daha önce, el Kaideye katılabilecek kişileri tespit edebilmek için internet siteleri açtığı ve bu yolla Müslüman gençleri tutukladığı da biliniyor. 2011 yılında “Ferdaus” isimli Amerikalı Müslüman bir genç, uzun zaman takip edilip el kaide propagandası yapılarak, silah ve bomba malzemeleri dahi kendisine tedarik edilerek el kaide adına eylem yapması teşvik edilip, sonrada eylem aşamasında tutuklanmıştı. Amerikalı Müslüman gencin tutuklanmasıyla sonuçlanan tuzağın aylarca sürdüğü ve kapsamlı olduğunu söyleyen ABD Adalet Bakanlığı, Ferdaus’ un sivil FBI ajanları tarafından nasıl kandırıldığını mahkeme sürecinde ayrıntıları ile anlatmak zorunda kalmıştı.

Resmi veriler, 11 Eylül den bu yana ABD’de gerçekleşen 508 terör davasından 243 ünde FBI muhbirlerinin yer aldığını belirtiyor. 11 Eylül 2001 saldırısından sonra FBI, ABD deki Müslüman gruplar arasına çok sayıda muhbirler yerleştirdi.

Muhbirler sıkıntılı ve problemli gördükleri Müslümanları suça teşvik edip, yardım vaat ediyor ve sonra da “saldırı eylemini önledik” diye Müslümanları tutukluyorlar.

Özellikle ABD deki camilerde çok sayıda FBI görevlisinin sivil Müslüman kılığında görev yaptığı da bilinmekte.

Yine geçtiğimiz günlerde, Rusya nın, ABD ye yönelik 11 Eylül saldırılarının gerçek uydu görüntülerini yayınlama noktasındaki tehditlerini de bu minvalde değerlendirmek lazım.

Amacımız birtakım grupların terör olaylarını aklamak değil. Ancak, görünen o ki, olayların bize yansıyan kısımlarının ötesine derin, görünmeyen satıhlar var.

Ülkemizde de son dönemde yaşanan Suruç ve Ankara bombalamaları gibi terör hadiselerinde de, eylemlerin failleri İŞİD olarak gözüktüğü halde, arka planda neler olduğunu, gerçekte hangi istihbaratın kimlerle neler planladığı ve eylemlere teşvik ettiği de göz ardı edilmemeli.

Fransa ve Mali de yaşanan, eylemleri de bu açıdan görmek gerek.

Belki tüm arka planı uzun yıllar sonra görebileceğiz.

Aslında İslami terör denen eylemlerin, yeryüzü Müslümanlarının yıllardır yaşadıkları mazlumiyetlerden kaynaklandığı, Batı ve ABD nin Müslümanlara uyguladığı baskı ve terörden beslendiği zaten uzun suredir yazılıp çiziliyor. Özellikle “Arap baharı” denilen özgürlük arayışlarının akamete uğraması ve Müslüman halkların yaşadığı her coğrafyada kaos ve iç savaş ortamının oluşumu, yaşanan cinnet halinin tüm dünyaya İslami terör sorunu gibi yansıtılmasını da beraberinde getirdi. Oysa küresel cihadist yapılanmaların temelinde Afganistan da, Pakistan da, Irak ta, Suriye de yaşanan batı sömürgeciliğinin ve işkencelerinin derin izleri var. Bugün işid denilen yapının içerisinde yer alan ve komutan düzeyinde görev yapan 25-30-35 yaşındaki insanlar, Irak işgali esnasında henüz çocuk yaşlarda idiler ve ABD ve ortaklarının işkence ve zulümleriyle büyüyerek, o karmaşa ortamlarında yetişerek bugünlere geldiler.

Zaten batılı sömürgecilerin son yüzyıllarda gerek Afrika da, gerek İslam dünyasında, gerekse tüm dünyada mazlum milletleri nasıl sömürdüğü, işkencelerle ve katliamlarla milyonlarca insanı nasıl yok oluşlara sürüklediği bilinmekte.

Batının terör konusunda sabıkaları yazılara sığmaz Günümüzde yaşadıkları eylemlerle mazlum rolü oynamaya çalışmaktalar. Oysa gerek ABD ve gerekse batının tüm dünyada yaptıkları katliamlardan ellerindeki kanların henüz dumanları tütmekte. .

Şiddet şiddeti doğurmakta, rüzgar eken fırtına biçmekte…

Yapılan araştırmalar İslam ve Müslümanlar kaynaklı terörün tüm dünyada yalnızca yüzde iki olduğunu, geri kalan terör olaylarının İslam dışı, Hıristiyan, Yahudi ve diğer dinler kaynaklı olduğunu göstermekte.

Onlar günümüzde artık her şeyin algı operasyonlarıyla yönetildiğinin farkında ve tüm gayretleriyle islamı, terörün kaynağı olarak gösterme algısı oluşturma çabasında.

Evet, masum insanların ölümüne yol açan her saldırı ve eylem terördür. Ancak batılı sömürgeci ve kolonyalistler, kendi teröristlerine müsamahakar davrandıkları ve adaletli olmadıkları sürece şiddet cinneti hepimizi sarıp sarmalayacaktır.

  Onlar, İslamla mücadele adına, islamofobya üreterek her türlü kozu oynuyor ve tüm dünyada Müslümanların imajlarını zedeleyici, onları aşırı radikal gösterici ve terörist olarak ifade edici her türlü planlamayla tuzaklar kuruyorlar.

Ümitvar olalım ve bilelim ki onların bir tuzakları varsa Allah ın da bir tuzağı vardır:

“Hani bir vakitler, o kâfirler, seni tutup bağlamak veya öldürmek veya sürüp çıkarmak için sana tuzak kuruyorlardı da, onlar tuzak kurarken Allah da karşılığında tuzak kuruyordu. Öyle ya, Allah tuzakların en hayırlısını kurar.” (Enfal 30)

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 595
Bu Ay : 16025
Toplam : 25283

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom