Şevket Başıbüyük

Şevket Başıbüyük

sbasibuyuk@hotmail.com

SAADET ŞEHRİ MALATYA

SAADET ŞEHRİ

MALATYA

 

Şehirlerin de insanlar gibi bir ruhu vardır, üstelik şehirlerin ruhu insanların ruhundan daha saf, daha temiz, daha narin ve daha derindir.

Ahmet Hamdi Tanpınar, unutamadığı ve unutulmasını istemediği şehirler için “Beş Şehir” i yazarak edebiyatımıza şehir kitaplarının önemli örneklerinden birini kazandırdı. Ahmet Hamdi Tanpınar; “Yaşanmış hayat ne unutuluyor ne de büsbütün kayboluyor,  ne yapıp yapıp bugünün veyahut dünün terkibine giriyor.” derken ne kadar da doğru söylemiş…

İçinde yaşadığı insanlardan güç alan şehirler ölmüyor, lakin insanların unutmamaları, şehirleri öldürüyor maalesef.

Her şehrin kendine özgü hikâyesi vardır. Önemli olan, bu hikâyelerin hakkını vererek yazıya aktarabilmek…

Bazı yazarlar ve şairler; kimi şehirlerin hikâyelerini öylesine güzel anlatmışlar ki o şehrin insanı o hikâyeleri okuduğunda; ‘daha önce bu güzellikleri nasıl fark edemedim’ diyerek hayıflanır durur.,

Her şehrin kendince bir güzelliği ve efsunlu hali vardır, bilirsiniz. Her şehrin bir geçmişi, yaşanmışlığı, hafızası, tarihi ve folklorik yapısı vardır, amenna. Öyle ise her şehir yazılmayı dünden hak  etmiştir.

Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim, Mekke’den bahsederken, “Ümmü’l- Kurâ /Şehirlerin Anası” der: “Böylece biz sana Arapça bir Kur’ân indirdik ki, şehirlerin anası/Ümmü’l Kurâ’yı (Mekke) halkını ve et- rafındakileri uyarasın ve hakkında hiç şüphe olmayan kıyamet gü- nünün dehşetinden onları korkutasın. Bir grup cennettedir, bir grup da cehennemdedir. (Şura:7)

Elbette ki Mekke özeldir. Allah söylediği için özeldir.

Lakin başka özel şehirler de vardır. Bu şehirler, insanlık tarihinin birikimidir, birisi olmasa insanlık tarihinin bir kısmı eksik kalır. Medine, Kudüs, İstanbul, Şam, Kum, Bağdat, Kahire, Semerkant, Halep, Konya, Diyarbakır, Urfa…. gibi…

Çünkü bu şehirler, tarihe tanıklık etmişler, içindekileriyle pek çok sevinci birlikte yaşamış, pek çok acıyı birlikte tatmışlardır, her birinin ayrı bir yeri vardır.

Malatya da en az yukarıda isimlerini andığım şehirler kadar efsunlu ve özeldir.

Aslında bu şehri/Malatya’yı efsunlu kılan burada yaşayan insanlardır…

Eskiler buna; “Şerefü’l-mekân, bil mekin” derlerdi. Yani, bir yerin şerefi, orada yaşayanlarla kaimdir.

Aslında şehir kültürü geleneği Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Beş Şehir” kitabı ile başlamıştır. Aradan uzun yıllar sonra Ahmet Turan Alkan, buna Sivas’ı anlatan “Altıncı Şehir” kitabı ile katkıda bulunmuş, daha sonra Özkan Yalçın “Yedinci Şehir” olarak Amasya’yı anlatan kitabı ile bu seriyi devam ettirmiştir.

Ben de, “Sekizinci Şehir” olarak Malatya’yı yazmak istedim. Lakin sonradan öğrendim ki “Sekizinci Şehir” de yazılmış. Kendi kendime; “Olabilir” dedim, “Geç kalmış olabilirim, lakin ‘Dokuzuncu Şehir olarak Malatya’yı yazmalıyım’ dedim ve araştırınca, “Dokuzuncu Şehir” in de yazıldığı, en azından bu isimle bir şeylerin yazıldığını öğrendim.

Olsun, yazanlar iyi etmiş, kalemlerine sağlık...

Sözün özü; inşallah bana “Onuncu Şehir/Malatya’yı yazmak nasip olur” dedim ve kolları sıvadım. Sonra, “Onuncu Şehir”in de bir başkası tarafından başka bir şehirle ilgili yazılmış olabilme ihtimalini düşündüm ve Malatya üzerine yaptığım bu çalışmaya şehir edebiyatının devamı niteliği taşıyan numaralı bir isim vermekten vazgeçtim.

Selçuklular döneminde “Vilayet-i Malatya” olarak anılan bu şehir, bir üstünlük ve asalet ifadesi olan “Daru’r-Rifa” olarak tanımlanmıştır.

Kaynaklar bu şehir için; “saadet, mutluluk yeri/mutluluk ve huzur şehri”  diyorsa, aynı zamanda bu tanım ‘seçkin insanların yaşadıkları şehir’ anlamlarına geliyorsa, her yönüyle kaleme aldığım bu eserin ismi neden “Daru’r-Rifa” olmasın?, dedim.

Sonra bu ismin yeni kuşaklarca daha kolay anlaşılabilecek karşılığını aradım. Bir dönem Malatya için uygun görülen Daru’r-Rifa’nın günümüz Türkçesindeki en uygun karşılığı olarak “Saadet Şehri” tanımının uygun olacağı kanaatine vardım. Sonuçta, değerli insanların mutluluk ve saadet içinde yaşadıkları yer anlamın- daki “Daru’r Rifa”yı yani “Saadet Şehri” ismini, bana sahip olduğum değerlerin en önemlilerini veren Malatya’ya bir şükran nişanesi olarak yazdığım bu esere vermeyi uygun gördüm.

Kısaca ben bu eserde; şehrin tarihini, kültürünü, meşhur kayısısını, kayısıdan daha meşhur hak bildiğini söylemekten çekinmeyen insanlarını, folklorunu, dil ve lehçesini, örf ve âdetlerini, gelenek ve göreneklerini, şehre anlam katan insanlarının hayat hikâyelerini, efsanelerini, türkülerini, sanatçılarını, hanlarını, hamamlarını, camilerini, kiliselerini, sularını, pınarlarını, heykellerini, hatta bu şehirle bütünleşmiş delilerini bile yazmaya çalıştım…

Yıllardır  üzerinden çalıştığım ve nihayet  yayınlaması nasip olan bu eserimi merak eden tüm okurlarımı, sevgili dost ve arkadaşlarımı, Malatya sevdalılarını,  röntgenini çektiğim bu şehrin kitabını  almak üzere  (05-10 Mayıs 2015 tarihlerinde) Malatya 4. Anadolu Kitap Fuarı’nda Beyan Yayınları standında bekliyorum…

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 7
Bu Ay : 5908
Toplam : 5908

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom