Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

OH OLSUN DİYEMEM

OH OLSUN DİYEMEM

Yalnızca ülkem değil, dünya hareketli günler geçiriyor. ABD ‘de yaşananlar ortada, o ülkenin sokaklarında ateş var, işkence görüntüleri, polislerin yargısız infazları günlerdir dünya medyasını meşgul ediyor. Rusya darboğaza düşmemek için çıkış arıyor. Ve diğer ülkeler…

Ülkemde, geçmişte yapılmış bir operasyonun, bir gazete ve televizyonla ortaklaşa pişirildiği yolundaki şikâyetlerin değerlendirildiği bir operasyon yapılıyor. Bu gazete ve çevrenin genel gündeme bakışı aklıma geliyor. Diğer İslami çevrelere yönelik kullandığı haber dili, bugün olmuş yüreğimi kanatıyor. Oysa yüreğimi kanatmasına rağmen, yinede haklarında “kötü” konuşmamaya özen gösterirdim. Buna rağmen 28 Şubat sürecinde, kendilerinin dışında kalan çevreye yönelik operasyonları nasıl görmezden geldiğini, hatta suçlayıcı haber ifadeleriyle yürekleri kanatmaya devam ettiğini unutmuş değilim.

“Keşke bir öz eleştiri yapabilseniz” demiştim kimi tanıdıklarıma… Donuk bakışlarla süzenler olmuştu, haklısın diyenler çıkmıştı. “Kendinizden başkasını sevdiğinizi görmedim” demiştim. Bu ifadeleri ağır bulduğunu söyleyenlerin yanında, doğrusu eksiklerimiz yok değil diye tevazu moduna girenler olmuştu. Sokaklara çıkıp protesto haklarını kullanan insanları suçluyorlardı. Bir defasında “bizler, farklı düşünen sivil toplum örgütleri bir araya gelerek, Malatya’yı, ülkemizi konuşuyoruz, siz neden gelmiyorsunuz” dediğimde-ki bunu söylediğim günler 28 Şubat soğuğunun estiği günlerdi- “Bizim kaybedeceğimiz çok şey var” cevabıyla karşılaşmıştım. O gün kullanmadıkları kadar manşet üretip “Demokrasiye ve medyaya darbe nefret operasyonu” diyorlar. Oysa geçmişte “demokrasiye ve sivil topluma darbe nefret operasyonlarında” böyle bir yönelimleri yoktu, olmamıştı.

Ergenekon operasyonları sırasında “Gözaltıların gazetecilikle ilgisi yok; açıklanamayacak deliller var” “…belgelerden kaos çıktı, bu mu gazetecilik” gibi manşetler ve “her gazeteci haber peşinde koşmuyor” tarzı haberlerle çıkarken, ne yapıyoruz diye kendilerini sorguladıklarını sanmıyorum. Hatta diğer İslami çevrelerin “terör örgütü kapsamına” alınmasına yönelik zorlamalara “ne bu kardeşim” dediklerini de duymadım. Şimdi “gazeteye baskın, faşizm” gibi yaklaşımlarla boy gösteriyorlar. Dün Müslümanların ortak derdi için sokağa çıkanları suçluyor, MGK kararlarını mutlaka uyulması gereken fetvalar olarak değerlendiriyorlardı. Şimdi “kendilerine” yönelik suçlamaların bile rahat bir şekilde soruşturulmasına mani olmak için sokağa çıkıyor, ülke yönetimini faşizmle suçluyor, yurt dışında ülkeyi diğer ülkelere kötü tanıtmak için kulis yaptıkları haberlere konu oluyor.

Dünü bütün canlılığı ve haksızlıklarıyla yaşamış biri olarak, hukuksuzluklara karşı yazmış biri olarak, “keser döner sap döner, gün gelir hesap döner” diye yazmış biri olarak bugün yaşanan gözaltılara elbette sevinmiyor ve “oh olsun” demiyorum. Hukuk içinde, hukuksuzluklara kaçmadan yapılacaklar yapılsın diyorum. Ve “bari bugün biraz kendinize gelin, kendinizle baş başa kaldığınızda, geçmişinizi muhasebe edin, nasıl olur da, onca “gücünüze” rağmen, bugün bu kadar yalnızlaşabildiğinizi, bunu nasıl becerdiğinizi tefekkür edin” diyorum.

Sevinç naraları atanlar vardır ama bir Müslüman olarak, zor duruma düşen hiçbir kesim için sevinç naraları atmadım, bugün de atmam. Herkes kafasını ellerinin arasına alarak düşünmeli. Nereye gidiyoruz, bu hale nasıl geldik demeli. Savaş baltalarını çıkarıp, “gerekirse ülke batar, göze alırız ama bizim yıllardır biriktirdiklerimizi kimse harcayamaz” demekten vazgeçmeli, zaten savaş baltalarını çıkarıp “kazanımlarımızı koruyacağız” diyenler, ne varsa kazandıkları, hepsini heba edecekler. Ve bir kazanım varsa eğer, tüm insanlık ve Müslümanlar adına değilse bu kazanımlar, atın gitsin. Yalnızca bireysel veya grup çıkarlarına hizmet eden kazanımlarda rahmet oluşmaz. Tevazuda kibir üretenler toplumsal menfaat üretemez. Görebildiğim kadarıyla, hep başkalarını haksız gören bir tarzla yürüdünüz, kendinizden başkasına tepeden baktınız, bari bugün “önce kendinizi suçlayarak” şu ana kadar yapamadığınız özeleştiriyi yapın.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 771
Bu Ay : 5753
Toplam : 5753

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom