Prof. Dr.  Mehmet Kubat

Prof. Dr. Mehmet Kubat

mehmetkubat@gmail.com

YENİ TÜRKİYE: AKILLI GÜCÜN ZAFERİ

YENİ TÜRKİYE: AKILLI GÜCÜN ZAFERİ

 

Siyasi açıdan 10 Ağustos, kelimenin tam anlamıyla yeni bir milat oldu: Farkında olalım veya olmayalım, 10 Ağustos’ta Türkiye çok ciddi bir paradigma değişimi yaşadı. “Yeni Türkiye” olarak adlandırdığımız konsept aslında bir “karşı devrim”e işaret ediyor. Bu karşı devrimin en belirgin özelliği, “Eski Türkiye”ye ait hemen her tür sembolle ciddi bir hesaplaşmaya girişmesidir. Devlet ve millet üzerinde askerî, siyasî, elit, aydın, sermaye sınıfı vb. her tür vesayet ve tahakkümün sonlandırıldığı, her tür operasyon ve mühendisliğin nihayete erdirildiği, kısacası Eski Türkiye’ye ait pek çok sembolün terk ya da en azından revize edildiği tarihi bir sürecin adıdır 10 Ağustos.

10 Ağustos açıkça gösterdi ki, dokuz seçim boyunca sürekli oylarını arttırarak başarı grafiğini daima yükselten Ak Parti, konjoktürel şartlarda ortaya çıkmış bir hareket değildir. Bilakis bu hareket, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun da isabetle işaret ettiği gibi, kökü tarihin derinliklerine giden bir “geleneği ihya ve inşa” hareketidir. Ak Parti, tarihi misyonunu yeniden hatırlayan ve kutlu bir yürüyüşe çıkan bir harekettir. Bu hareket, 12 yıl boyunca büyük bir restorasyon yaptı. 10 Ağustos’ta ise, yukarıda işaret ettiğimiz üzere, bir “karşı devrim” gerçekleştirdi.

10 Ağustos’ta “Yeni Türkiye” kazandı; “Eski Türkiye” refleksleriyle hareket eden CHP, MHP, Paralel Yapı ve toplamda 14 partiyle temsil edilen topyekün muhalefet büyük bir hezimete uğradı. Recep Tayyip Erdoğan’ın yüzde 52 gibi yüksek bir oy oranıyla Cumhurbaşkanı seçilmesi, ardından partililerle yapılan yoğun istişarelerin ardından Ahmet Davutoğlu’nun Başbakan olarak atanması “Yeni Türkiye”nin açık zaferidir.

Bu zaferin gelip-geçici olmadığının kanıtı şudur: Güvenilir kamuoyu araştırma kuruluşlarından biri olan ANAR’ın 2-8 Eylül tarihleri arasında yaptığı bir anketin sonucuna göre (Sabah, 15.09.2014) bugün seçim yapılsa Ak Parti yüzde 51.7 oy oranıyla yine açık ara birinci parti konumunda bulunuyor. Ahmet Davutoğlu’nun önderliğinde Ak Parti’ye verilen yüzde 51.7’lik yüksek oy seviyesi, 10 Ağustos’ta Recep Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanlığına taşıyan destekle neredeyse aynı düzeyde.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ilk kamuoyu yoklamasında bu kadar yüksek bir oy oranını yakalaması çok önemli bir veri sunmaktadır bizlere. Bu sonuç Ahmet Davutoğlu’nu Başbakan olarak seçen Ak Parti yetkili kurullarının ne kadar isabetli bir seçim yaptığını göstermesi açısından önemli olduğu kadar, bu ölçüde yüksek bir oy oranı Ahmet Davutoğlu’nun toplum nezdinde parlak bir imaja sahip olduğunu göstermesi açısından da oldukça önemlidir. Bu oy oranı, aynı zamanda Recep Tayyip Erdoğan sonrası hükümete verilen güçlü bir onay anlamına da gelmektedir.

Aynı ankette dikkatimizi çeken bir diğer sonuç da “Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı görevinde başarılı olacağını düşünüyor musunuz?” sorusuna verilen yüzde 66.6’lık yanıttır. Ayrıca söz konusu anketin devamında halk tarafından Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ın hükümetle ilişkilerinin uyumlu olacağına dair daha ilk günlerden yüzde 74.5’lik yüksek bir kanaate ulaşılması da oldukça mânidardır.

Bu anketten çıkan netice şu: Toplum, 12 yıl boyunca büyük bir restorasyon hareketine girişen Ak Parti’yi destekliyor. Daha da önemlisi halk, kendi irâdeleriyle tecelli eden “Seçilmiş Cumhurbaşkanı ve Seçilmiş Başbakan Modeli”ni benimsiyor ve bu modelin geleceğine de çok güveniyor.

“Seçilmiş Cumhurbaşkanı ve Seçilmiş Başbakan Modeli”, bu modelin mütemmim cüzü MİT sayesinde, karşılaştığı ilk zorlu sınavdan başarıyla sıyrılmayı becerdi: Başta ABD olmak üzere bütün dünyanın başa çıkmakta büyük zorluk çektiği IŞİD gibi ne idüğü belirsiz kanlı bir yapının elinden 49 vatandaşımızın burnu bile kanamadan, sağ sâlim kurtarılması bu yeni modelin büyük bir başarıdır. Bu başarı “Yeni Türkiye”nin başarısı, “Yeni Türkiye”nin gücü, “Yeni Türkiye”nin zaferidir.

Yeni Türkiye’nin bilhassa Ortadoğu’da MİT yoluyla tedavüle soktuğu güç salt olarak ne yalnızca “kaba güç” ne de yalnızca “yumuşak güç” olarak nitelenemez. Bilakis bu güç “akıllı güç”tür. Artık bu bölgede güçlü CIA ve efsane MOSSAD’ın yerini, akıllı gücü faal olarak kullanarak 49 vatandaşımızı tereyağından kıl çeker gibi kurtaran MİT almıştır.

Ak Parti karşısında yer alan bütün muhalefet, “Eski Türkiye” jargonunu kullanmaya devam ediyor. Eski Türkiye’nin en gergin ve en polemikçi dilini muhafaza eden muhalefet, hala eski türküleri söylemeye, eski teraneleri dillendirmeye devam edip duryor. Demokratik yarıştan pek de hoşlanmayan, iktidar umudunu yalnızca darbelere, kaoslara ve siyaset alanındaki hercümerçlere bağlamış bulunan muhalefet, sürekli kaybetmeye mahkumdur…

Başta, Ekmelettin İhsanoğlu’nun adaylık sürecinde halktan büyük bir tokat yiyerek şamar oğlanına dönen ve bir türlü aklını başına devşiremeyen muhalefet olmak üzere, herkesin ayırdına varması gereken husus şudur: “Seçilmiş Cumhurbaşkanı ve Seçilmiş Başbakan Modeli”ni benimseyen Yeni Türkiye, “akıllı güç” kullanan ve bunun meyvelerini de devşiren nadir dünya güçlerinden biridir artık, vesselâm…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 35
Bu Ay : 2238
Toplam : 2238

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom