Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

ABD SADECE BOZMAK İSTİYOR

ABD SADECE BOZMAK İSTİYOR

 

Ortadoğu’yu adım adım felakete sürükleyen ABD ve onun imkânlarını kullanan güçler, şimdi de bölgeyi kurtarmak için oyunun yeni perdesini açıyorlar.

 

Sahtekârlık ABD’lilerin, İngilizlerin ve onları kendi amaçları için kullanan Siyonistlerin siyasi yöntemleri olmuştur.

 

İnsanlığın aklıyla alay ediyorlar.

Yalanları, bütün insanlığı şaşkına uğratacak ölçülere ulaştı. Samimiyetsizlikleri karşısında yeryüzü vicdanı ayaklanmaya başladı.

Dün Baba Bush döneminde siyasi amaçlarına hizmet etmede son derece elverişli bir Saddam piyonları vardı. Pohpohlanıp desteklenen bu zalim, önce İran’ın üzerine salındı. Ardından Kuveyt’e sokuldu. Önceden tasarlanmış mizansene uygun olarak ABD, Kuveyt sahnesine girdiği zaman ‘Yeni Dünya Düzeni’ kavramı tüm siyasiler ve siyasi gözlemciler tarafından tartışılıyordu. Yani düzenin medya ve entelejansyayı harekete geçiren propaganda çarkı iyi işliyordu. Bir anlamda merkezi Ortadoğu olan alanda, ABD işgalinin tahkim edilmesi kabul görüyordu.

 

Yeni Dünya Düzeni beklenen hız ve kolaylıkta yürümedi. Müslümanların öncülüğünde gelişen bilinç ve eylemler, İsrail’in güvenliğini esas amaç edinen bu projenin kolay ve hızlı ilerlemesini durdurdu. Filistin ve Gazze direnişlerinde İsrail’in tokatlanması, yapılan katliamlar karşısında insanlığın vicdanının ayağa kalkması, emperyalist kâfirleri zor durumda bıraktı. Eş zamanlı olarak Afrika ve Arap ülkelerinde başlayan demokratik talepler, oyunda dengeleri de denklemleri de bozdu. Yeri gelmişken unutmadan söyleyeyim; bugün siyasi dengeler ve hesaplar sonucu her ne kadar koşullar değişmiş gibi gözükse de asıl olan Ortadoğu halklarının özgür iradeleri ile kendi siyasal haklarına sahip çıkmasıdır. Uyuyan bir bilinç uyanmış, taşlar yerinden oynamıştır. Bundan böyle fay hattında başlayan hareket ve kırılmaları durdurmanın imkânı kalmamıştır. Emperyalist güçler, kader olarak yaşamak zorunda kalacakları sonlarını ancak biraz geciktirirler, o kadar. Yoksa insanımızın hak ve özgürlüklerine kavuşma mücadelesini durduramaz, engelleyemezler.

 

ABD başta olmak üzere Siyonistlerin tüm zalimlik ve acımasızlığı karşısında suskun kalanların, bugün IŞİD üzerinden topraklarımıza bir saldırı düzenlemek istemesi onların ikiyüzlülüğünü, samimiyetsizliğini ortaya koymaya yetmektedir. Ben bu köşede IŞİD’e en ağır yazıları yazdım. IŞİD kafa kestiği için, vahşice insan öldürdüğü için Obama onları yok edecekmiş. Demek Obama’da az çok vicdan var! İyi de o vicdan Gazze’li çocuklar, daha kundakta gözü açılmamışken öldürülürken neredeydi? “İsrail savunma hakkını kullanıyor” derken hangi insani, vicdani gerekçeyle konuşuyordu. Sonra IŞİD’e de karşı olan Özgür Suriye Ordusunun kontrol ettiği yerlere Esad kimyasal bombalarla ölüm yağdırırken Obama’nın duygusu harekete geçemedi mi? Üstelik sizden istenen Esad’a karşı savaşmanız da değildi. Müslümanlar kendi izzet ve istikballeri için kâfirlerden yardım dilemezler. Ancak Neocon’cu Siyonistler ve onların ittifak güçleri coğrafyamızı işgal etmek, varlığımızı sömürmek için gerçek tehlikelere karşı suskun kalıp kendi ürettikleri hayali düşmanlara karşı canavar kesilirler.

 

Bütün bu düşünceler sonrasında işkillenmekte haksız değiliz. Onlar hiçbir zaman bölgeye huzur getirmeyi amaçlamadılar. İran devriminden bu yana, yani soğuk savaş bittikten bu yana barış getirmek için girdikleri coğrafyamızda her yeni gün bir öncekinden daha kötü oldu. Her yeni gün daha fazla kan, daha fazla yıkım, daha fazla çığlık, daha fazla açlık, daha fazla ölüm. ABD, bu topraklara ayak bastığı günden beri bölge cayır cayır yanıyor. En sorunsuz alanlarda bile çatışmalar, yangınlar çıkmaya başladı. Yalan mı? Bölgenin dengesi, kimyası, iklimi bozuldu. ABD burada ne yapmak istiyor? ABD burayı sadece bozmak, sadece yıkmak istiyor. Eğer yapmak isteseydi, eğer burada gerçekten bir barış sağlamak isteseydi, Maliki’yi desteklemek gibi bir vahim hata içinde olmazlardı. Irak anayasasını sorun çözecek tarzda değil de sorun üretecek tarzda düzenlemezlerdi. Şimdi düzeltiyorlarmış! Hayır Maliki, kendinden istenen rolü oynadı ve gidiyor. Şimdi oyunun başka perdeleri sahnelenecek.

 

Suriye’de makul muhalefeti desteklemediler. Çünkü Suriye Ulusal Konseyi kucağını bütün etnik ve dini kesimlere açıyor, yani Esad zulmüne karşı bütün Suriyelileri birleştiriyordu. ABD’liler Türkiye’nin destek verdiği bu makul muhalefete destek vermemekle bir anlamda Esad’ı cesaretlendirdi, şımarttı, diğer yandan da IŞİD’in imkânlarını çoğalttı. Demek oluyor ki hangi amaçarla sahneye sürüldüğü üç aşağı beş yukarı belli olan bu katiller sürüsünü ABD hazırladı. Şimdi de kalkmış IŞİD’e savaşacağını söylüyor. IŞİD sanki bölgenin öteden beri var olan gerçeğiymiş gibi.ABD’nin Esad’a karşı tutumuna dikkat edin. Bugün bile açık bir dille Beşar Esad’a karşı olduğunu söyleyemiyorlar. İnsani yardım noktasında bile en ufak katkıları yok. Hayır, bunların amaçları mutlak egemenliklerine engel olabilecek yapıları ya ortadan kaldırmak veya zayıflatmak. Özgür Suriye Ordusunu bunun için yalnız ve yardımsız bıraktılar. Sözüm ona bütün demokrat ve özgürlükçü palavraları ile Mısır’da halk iradesine düşmanlık ölçüsünde karşı olmaları, darbeci Sisi’yi desteklemelerinin açık anlamı ABD’nin Ortadoğu’da barış ve demokrasi istemediğidir.

 

Yalan söylüyorlar. Yalan söylediler. Şimdi de yalan söylüyorlar. Yaptıkları, yapacakları IŞİD’i vurmak falan da değil. Bu IŞİD piyonu, bu satılmış uşaklar görevlerini yaptılar. Ancak kendilerinden istenen görevi de tam olarak başaramadılar. Şimdi yarım kalmış işi ABD bitirmek istiyor olabilir. Daha çok yer bombalanmalı, daha fazla insan ölmeli. Daha çok felaket yaşanmalı. Evler yıkılmalı, altyapı çökmeli. IŞİD bir gece ansızın nasıl Musul’a girdiyse yine bir sabah uyandığınızda IŞİD diye bir örgüt olmayacak. ABD işte böyle bir hayale, böyle bir hayalin gerçekliğine karşı savaşıyor. Eğer samimi ise Özgür Suriye Ordusunu desteklesin. Samimiyse Esad’ın iktidarına karşı olsun. Baştan sona çelişki. Baştan sona kalleşlik. Hem sonra bakın olayın bir de İran ve Rusya tarafı var. Rusya’nın Ukrayna’ya girmesine karşı olan ABD, Suriye’de neden İran ve Rusya’yla aynı amaca hizmet eden politika izliyor? Yoksa gizliden gizliye bir paylaşım mı yapıldı?

 

IŞİD'in Suriye'deki 'Esed rejiminin bir sonucu olduğu' hususu kalın çizgilerle çizilirken, Türkiye'nin müttefik koalisyonda 'pasif görev' alması fikri benimsendi.

Zirvede, Türkiye'nin bu aşamada herhangi bir askeri operasyonda (kara ve hava) yeralmasının mümkün olmayacağı kararı alındı. Öte yandan zirvenin ABD Başkanı Barack Obama'nın IŞİD ile ilgili yol haritasını açıklamasından 16 saat önce yapılması dikkat çekti. Ankara'nın operasyona aktif destek vermesi halinde rehin durumdaki diplomatların hayatlarının riske girebileceği de değerlendiriliyor.

 

ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel, IŞİD’e yapılacak bir operasyon için Türkiye’nin desteğini, özellikle de karadan desteğini almak için Ankara’ya geldi. Ancak Ankara’dan umduğu desteği şimdilik alamadı. Türkiye, 49 vatandaşının IŞİD örgütünün elinde bulunmasından dolayı, onların hayatlarını tehlikeye atmamak için muhatabına 'Direkt bir saldırının içinde olmayız' cevabını iletti. 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 3
Bugün : 84
Bu Ay : 18474
Toplam : 27732

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom