Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

CHP’Yİ İFLAH ETMEYEN PİS HUYU

CHP’Yİ İFLAH ETMEYEN PİS HUYU

 

Toplum ve medeniyet olarak kendimizi kurmak, geliştirmek için işlettiğimiz en yüksek düşünme tarzlarından biri de siyasettir. Evet, siyaset, toplumların birlikte var olma azmi yolunda gösterdikleri teorik ve pratik duyarlıkları, tarzları yansıtır. O nedenle siyaset aktif bilince, yorulmayan gayrete, çaresizliği düşünmeyen çözüme, çalışma heyecanına ihtiyaç duyar. Ne kadar diriyseniz, ruhunuzda, zihninizde atılım gücü, coşkusu varsa, siyaset yapmaya o kadar muktedirsiniz demektir. Bir toplumda siyasetin sağlıklı işlemesi o toplumun problemlerini sağlıklı çözme yeteneğinin kanıtıdır.

 

Siyaset, hayatın her katında, her aşamasında yaşanır. Mevcut sorunları çözme pratiği ve programı ile iktidarda yaşandığı gibi, siyasetin asıl muhalefet alanında güç kazandığını söyleyebiliriz. Bunun çok açık sebepleri var elbette. Evvela iktidarda olanlar, meselelerle doğrudan temas içinde olduklarından, taşıdıkları birebir sorumluluk, onları daha çok da olumsuz yönde etkiler. Hadiselere yakınlıkları, bazen olguları genel ve farklı perspektiften görmelerine engel olur. İktidarda olanlarda, hadiseleri oldukları gibi ve tüm boyutlarıyla kavrama yetenekleri azalabilir. İktidar, insanı körleştirebilir, duyarsızlaştırabilir; yorar, yıpratır. İşte tam da burada dingin, canlı, zinde bir düşünme gücü olarak muhalefet devreye girer, girmelidir.

 

Muhalefet yol gösterici olmalıdır. Eğer muhalefet, birlikte yaşamanın vazgeçilmez unsuru ise, böyle olacaksa iktidardan çok rahat ortamlarda, özgürce fikir ve politika geliştirmelidir. İktidarın görmediği, yanlış yaptığı, eksik bıraktığı neler vardır? Daha iyi imkânlar, dünyalar için hangi yollar, hangi usuller denenmelidir? İşte bütün bu arayışların çalışmaları yapılmalı ve farklı bir açıdan insanlara güven, huzur verecek tarzda öneriler getirmelidir. Çözüm önerileri, çıkış önerileri, kalkınma modelleri vs. Özetle, iktidar, demokratik toplumlarda yönetim ve siyasetin önemli bir unsuruysa, muhalefet ondan çok daha fazla önemli bir unsurdur. Kaldı ki, muhalefet iktidar gibi risk ve sorumluluk altında olmadığından daha rahat, daha sağlıklı düşünme imkân ve fırsatına sahiptir. Muhalefet, kendi kültürünü oluşturmuş sistemin komplekssiz tarafıdır, öyle olmalıdır.

 

Muhalefeti olmayan toplum, anlaması, algısı, düşünmesi, iradesi çökmüş bir toplumdur. Demokratik canlılık muhalefetin canlılığıyla ölçülebilir. İktidarın her yerde olduğunu, olabileceğini, ama asıl muhalefet eksikliğinin sıkıntı doğurduğunu herkes biliyor. O nedenle muhalefete saygılı olunmalı, muhalefetin önü açılmalı, imkânlar sağlanmalıdır. Bir de eğer siz, sistem içinde kalarak muhalif düşüncelere imkân tanımazsanız, orada sistem dışı yıkıcı hareketlerin zeminini oluşturuyorsunuz demektir. İşte tam da burada bizde muhalefet anlayış ve alışkanlıklarında görmeye alıştığımız bir vahim yanlışa da işaret etmekte yarar var. Bu yanlışlık muhalefetin kendini tanımlayamaması ve konumlandıramamasından kaynaklanıyor. Üretilen farklı politika ve programları toplumla paylaşmak muhalefetten sayılmıyor da, sövgü, hakaret, şiddet de dâhil olmak üzere hükümete her türlü karşı çıkışı desteklemek muhalefet yapmak sanılıyor. Kimi zaman bu banal ve vandal eylemlerden medet bile umuluyor. Umulmadı mı, umulmuyor mu? O nedenle de Türkiye’de muhalefet alternatif olamıyor, alternatif görülmüyor. Bu anlamda CHP artık alternatif olma vasfını sanki külliyen kaybediyor.

 

CHP, tek parti döneminin hemen ardından yitirdiği iktidarı bir kere olsun alamadıysa, siyaseti var kılan özgür düşünce ve arayışları canlı kılamadığı yani gerçek manada muhalefet olamadığı içindir. Daha da vahim olanı, muhalefette bile toplumun özgür yaşama biçimine baskıyı önerecek kadar fütursuzluk içinde olabilmiştir. CHP, adeta işgalci bir güç varmış da onların buradaki mümessillik bürosu gibi çalışmıştır! Her hal ve şartta, seçkinler için oluşturulmuş devlet iktidarını elinde tutmayı bilmiş bu kadrolar, kendilerine sağlanan ayrıcalıklarla yetinmeyi tercih etmişlerdir. Hükümete bırakılan çok dar bir iktidar alanı dışında ve onu kuşatan bürokratik kurumlar cumhuriyetine, hep bunlar egemen olmuştur. O kurumlardaki iktidar, bu zihniyetin egemen olacağı tarzda düzenlenmiş, örgütlenmiştir. CHP muhalefette olduğu zamanlarda bile, her zaman borusunu öttürebilmiş, yani başka bir katta, başka bir açıdan iktidarda kalabilmiştir. Üstelik devleti kendi babasının çiftliği sanan bu oligarşik iktidar, seçilmiş iktidarı kıpırtısız bırakacak şekilde kuşatmıştır. Seçilmiş iktidarlardan hesaplar sormuş, onları alaşağı edebilmiştir. Bunları herkes biliyor. Durum böyle olunca CHP, paylaşımda hakkına düşen bu iktidar alanını tahkim etmek için gösterdiği çabanın onda birini demokratik iktidar alanını genişletmek ve orada var olabilmek için göstermemiş, buna gerek de duymamıştır.

 

Gelişmeler ne yönde olursa olsun sonuçta kendi buyruklarını geçerli olacağını sanma zehabına kapılmışlardır. Yani kendini halkın beğeni ve denetimine açmamıştır. Bu tembel, bu uyuşuk, bu komitacı, bu seçkinci anlayış CHP’nin ve CHP’li yöneticilerin düşünme, politika üretme melekelerini dumura uğratmıştır. CHP’de muhalif olmak, farklı program ve politika arayışı içinde olmakla açıklanacak, anlaşılacak bir durum değildir. İster parti içinde isterse dışında CHP’de muhalif olmak, hasım ilişkisi geliştirmektir. Yöntem komitacılıktır, gizli saklı, fraksiyon ve hizip çalışmalarıdır. Gelinen noktada artık hizip çekişmesi de yaşanmıyor. CHP sen-ben çekişmesinin arenasına dönüşmüştür. CHP’nin ne hizbi, ne ideolojisi, ne yolu, ne yönü kalmıştır. Hele Pensilvanya’nın emrine girdikten sonra bu tam manasıyla böyledir. CHP’lilerin kapalı devre iktidar alanında var olmak için takım kurmaktan, çelme takmaktan, arkadan itmekten başka marifetleri gözükmüyor. Bu bir yozlaşmadır, çürümedir. Bu edinilmiş ve neredeyse atılması imkânsız bir pis huydur. CHP’nin iyi ya da kötü politikası yoktur. Politika veya program gibi gözüken veya öyle yutturulmaya çalışılan kimi ufak tefek kâğıt parçaları, arada ellerinde salladıkları dosyalar varsa da onların gerçekte hem kıymeti, karşılığı yoktur hem de o dosyaları sallayanlarda yapma, başarma iradesi, aşkı, heyecanı ve elbette becerisi yoktur. Tek bildikleri de galiba sallamak. Bu onların huyu olmuştur. Aldatmaya, göz boyamaya dayanan pis bir huy. Çok kötü ve modası geçmiş bir propaganda yöntemi. Bu CHP’ye üzülmemek elden değil. Onlar için değil, Türkiye adına üzülmemek elden değil. Edindiği ve kurtulmasına imkân olmayan pis huylarından dolayı CHP, doldurması gereken muhalefet alanında büyük boşluklar bırakıyor.

 

Bundan önceki yazımızın son cümleleri şöyleydi:  “CHP hayat içinde hiçbir gerçekliği olmayan huylarından vazgeçmediği sürece, o boşluk asla dolacak gözükmüyor. İşin en sıkıntılı tarafı da burası: Bu huylar CHP’nin sadece kodlarından değil genetiğinden kaynaklanıyor; o nedenle CHP ümitsiz vakaya benziyor.”

 

Sanırım mesele anlaşıldı. Bu CHP iflah olmaz. Ne kurultaylardan, ne seçimlerden, kimse bu CHP’den bir şey beklemesin. İnşallah birbirlerinin kafalarını gözlerini yarmadan yapacakları kurultay sonucu ne olur bilemem ama yeni bir muhalif oluşumun kaçınılmaz olduğunu görüyorum. Türkiye yeni bir muhalefet çıkaracak olgunluk ve zindeliktedir diye düşünüyorum.  

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 184
Bu Ay : 20256
Toplam : 29514

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom