Dr. Mehmet Akif Şahin

Dr. Mehmet Akif Şahin

makifsahin@hotmail.com

Kanatsız demokraside sismik suç manevraları

Kanatsız demokraside sismik suç manevraları

 

 

Suç psikolojisi

Suçlu olma hissi insani bir fenomenin trajedisidir.

Suç, genel olarak "yasaklanan" veya "cezalandırılan" davranışlara denir. Hukuki açıdan ise, hukuk düzen tarafından ceza veya güvenlik tedbiri yaptırımına bağlanmış fiildir.

Suçun ispatlanamaması, insanlar tarafından uydurulmuş soyut bir kavram olduğunu gösterir. Suç izafi bir durumdur. Toplumların ve kişilerin koşullarına göre değişkenlik gösterir.

Zamanın yolculuğunda akan insanlığın en temel sevinci ve acıları kendi koyduğu kurallar ve yasalarla oluşur. Bir eylemin ve olayın vereceği zarar suç olma niteliği insanlığa ve topluma zararıyla orantılıdır.

Zamanın içinde insanlığın acıları kendi koyduğu kurallar ve yasalarla geleneklerle belirlenmiştir. Bir eylemin ve olayın vereceği zararın; suç olma niteliği insanlığa ve topluma zararıyla ölçülür. Toplumdaki suçları farklı başlıklara veya bölümlere ayırabiliriz. Bilimsel temelleri olan çalışmalarda bu konu tartışılmaya devam ediyor. Önemli olan maksadın hasıl olacağı temel konuları anımsatabilmek için ana başlıklar bulabilmektir.

Bu konu iki bölüm olarak değerlendirilebilir

Bireysel suçlar ve toplumsal suçlar. Maddi ve manevi suçlar

Evrensel hukuk ve ilahi mesaj anlatılıp yazılırken bu benzer başlıklara göre sınıflandırılmıştır.

İlahi dinlerin esasları da bu iki önemli başlığa dikkat çekecek buyruklara yer verilmiştir. Devlet yapısını oluşturan anayasal kurumların bütün içeriğinde her manada bu konularla ilgili temel mevzuatlar mevcuttur.

İnsanlığın ilk yeryüzüne yerleşmesiyle varlık savaşı verilmeye başlandığı gün ile suç tanımları yapılmış ve buna göre birey ve toplum veya kavimler kendi varlığını ve yasalarını oluşturmaya başlamıştır. Amaç olarak tanımlanan temel nokta insanlığın huzur ve refahını yeryüzü standartlarında kabul edilebilir bir düzleme taşımak içindir.

Tarihin bize gösterdiği en önemli gerçek şudur; Bir toplumun kuralları genel olarak güçlülerin lehine oluşturulmuştur. İlkel toplumsal örgütlenmeden başlayarak günümüz çağdaş toplumsal yapılanmalarına kadar bu süreç böyle devam etmiştir. Yakın geçmişimizde ve gündelik siyasi polemikleri konuşurken bu düzlemde değerlendirmek meseleyi anlamayı kolaylaştırır.

             Ülkemizin içinde bulunduğu konjonktürle durumun ortaya çıkardığı yapı veya iktidar güçleri nihayetinde silahlı bir gücün oluşturduğu anayasal düzenlemenin içindeki kanatları kesilmiş demokratik bir parlamenter sistemin sismik manevralarıdır.

           Bu anlayışın en temel hususu devletin vatandaşa karşı kendini koruyacağı yapı ve unsurların varlığının sürdürmesi değil midir? Geçmiş yıllarda devletin zinde güçleri için tehlike oluşturan unsurlar bu gün devletin ve iktidarın koruyucu melekleri olmuştur. Bir dönem devletin ve iktidarın koruyucuları bu gün aynı devlete ve iktidara hasım olmuştur.

     Normal standartlarda yürürlüğe konulan yasalar evrensel niteliğe taşınabilse, reformlar güçlüleri ve iktidarları korumak için değil de bireyleri ve toplumları korumak için uygulansa ve yorumlansa bu gün ülkemizin kaotik durumu çok daha az olurdu.  Bütün bunların üstüne devlet kurumlarına sızmış olduğu söylenen marjinal ve güdümlü gurup psikolojisinde kurtulmamış ilkel kimlikler bireyi ve toplumu daha belirsiz süreçlere sürüklüyor.

       Siyaset içinde benzer durumlar mevcut. Kamu kurumları zaten bu gün ve geçmişteki sismik dalgalanmalar yansıyor. Yüksek öğrenim kurumları tartışılmaya açılması ayrı bir politik fenomen halini almış.

          Bunun karşısında vatandaş olan bireylerin hukuk ve yasalar karşısında güçsüz bırakılmamasıdır: Kendini ifade edemeyen bireyler ve guruplar farklı çıkış yolları bulmak için oluşan hukuk dışı yapılanmaların reaksiyonların peşine düşmeleri değil midir?

    Bu gün Türkiye insanını bekleyen sorumların en zorlusu bu çelişkili düşünceler içinde varlık savaşı vermesidir.

       Yeryüzünün ileri demokrasileri bu sorunu büyük ölçüde çözmüştür. Bu çözümün en temel mesajı: devlet ve güç odakları karşısında vatandaşı yani bireyi koruyabilme anlayışına dayandırılıyor olmasıdır.

Toplumsal reformların yapılması ve bunun yapısal manada bireye yansımasıyla mümkün olmuştur.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 605
Bu Ay : 1860
Toplam : 1860

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom