Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

MÜJDELER OLSUN,

MÜJDELER OLSUN,

EBEDİYEN YOK OLACAKSINIZ!

 

Eyvah Türkiye yoluna devam ediyor!

İçeriden ve dışarıdan Türkiye’nin yoluna devam etmesinden rahatsız olanlar var.

Ne Türkiye’yi ne başbakanı durdurabildiler.

Oslo görüşmelerinin sızdırılması, sonrasında MİT müsteşarının üzerine gidilmesi, Gezi Parkı, Uludere olayları, reyhanlı katliamı, MİT tırları. Peş peşe olaylar, 17 Aralık, 25 Aralık. Seçimlerde Ak Parti’ye ve Başbakan’a karşı bütünleşik cephe.

Olmadı, olmuyor. Ne yapsalar, ne yapılsa duvar yıkılmıyor. Millet desteğini çekmiyor. İktidar ve parti saflarında gevşeme olmuyor. Bilakis bunu tezgâhlayanların düzenleri bozuluyor. Gizli karanlık ilişkilerden kendileri için siyasi çıkar umanlar, sonunda hayal kırıklığına uğruyorlar. İktidar değil kendileri çöküyor.

Millet değil o kirli ittifaklar yeniliyor.

Ak Parti değil, karşısında blok oluşturanlar sarsılıyor, savruluyor.

 

Şimdi bir feci kavganın ayak sesleri duyulmaya başladı bile. Niçin böyle söylüyorum? Çünkü bunlar, hususen bu CHP, ne doğru dürüst hesap yapmayı bilir, ne doğru dürüst oturup konuşarak sorunlarını çözmeyi. İşleri güçleri kavga. Muhalefeti iktidarla kavga etmek olarak anlıyorlar. Buradan da bir netice elde edemezlerse kendi aralarında kavga ederler. Ne var bunda diyeceksiniz, kavga etmek de hayatın doğal akışı içinde bir yere sahip değil mi? Kabul, ancak bu CHP’lilerin kavgasında da hayır meymenet olduğu kanaatinde değilim. Onların ki bir dava adamının kavgası gibi bir kavga da değil. Kör dvüşü mü desem, manasız hır gür mü bende bilemiyorum. Uğrunda kavga etmeyi gerektiren bir davaları olmayanlar, kuru gürültüler senfonisine katılmayı kavga sayabilirler.

 

Şimdi eleştirilerle başlayan tartışmalar, dozu gittikçe artan çatışmalara dönüşüyor. Fraksiyon çatışması CHP’nin en iyi bildiği konulardan biridir. Recep Peker’den Kasım Gülek’e, Ali Topuz’dan Baykal’a kadar CHP’nin tarihi, fraksiyonların partinin yasal kimliğine zarar veren dalgalarını savuşturma tarihidir. Ne yapıp edip bütün fraksiyonları bir arada tutabilen, CHP’nin en başarılı siyasetçisiydi. Gerçi şimdi fraksiyon falan kalmadı. Rusya dağıldıktan, Çin kapitalizmin güdümüne girdikten sonra hangi sol, hangi sosyalist etki kaldı ki, fraksiyonu olsun. Hele CHP yönünü ABD’ye döndükten, yıllarca ‘F’ tipi diye karşı oldukları dergâha biat ettikten, adaylarını ilk oraya bildirdiklerinden, daha doğrusu oranın talimatıyla kimi adaylarını bildirdikten sonra ne sol, ne demokratik sol, ne sosyal demokrat, ne şu ne bu fraksiyon kaldı. CHP’de şimdi bu ideolojik fraksiyonlar yerini Alevicilik, ulusalcılık Gülencilik gibi ayrımlara bıraktı. CHP’nin temel sorunu, temel çıkmazı da bu olmalı.

 

CHP bütün fraksiyonlara yanaşmaya çalıştı da bir türlü millete yanaşamadı. Milleti kucaklayamadı. Milletle kaynaşamadı. Son seçimde Gülen Cemaatine yaklaşınca bir cazibe ve çekim merkezi olacaklarını düşündüler. Yaklaşımın her iki tarafı da böyle düşündü. İşte millet feraset ve basiretini bir kez daha gösterdi. Oyunu oyuyla bozdu. Aldı birini vurdu ötekine. İkisi de haşat oldu. Millete rağmen ve millete karşı hesap yapılamayacağını anlamışlarsa, yine de kendilerini şanslı sayabilirler. Geç de olsa hakikati öğrenmiş olmalılar. Millet iradesinin kimsenin babasının malı olmadığı, hele onu vesayetle kıstırmanın, kuşatmanın asla mümkün olmadığını anlasınlar artık. Milletin kirli ittifakların peşin pazarlık unsuru yapılamayacağı anlaşılsın.

Onlar milleti kendileri, militan veya şakirtleri gibi bir işaretin arkasından gidecek sürü varsayıyor olmalılar. Hayır, millet sürü değildir. Son derece özgün bir kişilik ve özgürlükçü bir kimlik sahibidir. Özgürlük bu milletin asli karakteridir. Ve yine Ak Parti karşısında bir yenilgi aldıklarını sanıyorlar. İşte size bir yanlış değerlendirme daha. Siz millete yenildiniz. Sizi millet darmadağın etti. Çünkü sizler millete savaş açarak var olma yolunu seçtiniz ve hüsrana uğradınız. Hüsran devam edecek, perişan olacaksınız! Bakın size müjdeler veriyorum. İşte şimdi, bu ifadelerle sizlere müjdeler veriyorum. Şimdiye kadar yaptığınız çalışmaların karşılığını mutlaka alacak ve artık ebediyen yok olacaksınız.

 

Biz sizlerin yok olmasından mutluluk duyacak insanlar değiliz. Asla.

Ama siz bu milletin bugününü, yarınını, kazanımlarını yok etmek istediniz.

Sizler bu milletin zenginliklerini, yatırımlarını, değerlerini yok etmek istediniz.

Sizler bu milletin aşkını, umudunu, heyecanını yok etmek istediniz.

İşte müjdeler olsun bütün bu yöndeki çabanızın karşılığını, yok olarak, yok edilerek, yok sayılarak alacaksınız. Millete hakaret edene saygı duymayacaksın.

Milleti yok etmek isteyeni var etmeyeceksin.

Nefret duyanı sevmeyeceksin.

Milleti bırakanı tutmayacaksın.

Zayıf düşürmek isteyeni güçlendirmeyeceksin.

Öncü olmayanın, yol açmayanın arkasından gitmeyeceksin.

 

Sizin için gelecekte göz kamaştırıcı bir yok oluş görüyorum.

Ateş denizinde mumdan gemiler gibi eriyorsunuz.

Bitip tükenene kadar eriyeceğinizi görür gibi oluyorum.

Artık bu olanlardan sonra bile aklınız başınıza gelmediyse yerle yeksan olma vaktiniz gelmiştir. Gelmiştir, çünkü sizin yanıltıcı, aldatıcı varlığınız, gerçekten ihtiyacı duyulan aklı başında muhalefetin çıkmasını engelliyor. Dolayısıyla sizin varlığınız demokrasinin kurumsallaşmasını, kendi kültürü, yöntemi, mantığıyla işler olmasını geciktiriyor. Daha da önemlisi siz zavallılar Türkiye’yi engellemek, durdurmak üzerine planlar, politikalar yapıyorsunuz. Seçim beyanatlarınızda çözüm ve yatırım programına ilişkin tek cümleye rastlanmıyor. Tam tersine çözüm süreci hafife alındı. Güneydoğu’dan cenazelerin gelmeyişi birilerini huzursuz etti. Otuz yıl olduğu gibi paramız, enerjimiz kan olup, ölüm, çığlık, gözyaşı olup aksaydı birileri bundan keyif duyacaktı. İçinize düşen, szi kıvrandıran zillet ateşiyle birlikte yaşayın. Demek birikimlerimiz hayatı değil de ölümü beslesin öyle mi? Bundan mı mutlu olacaktınız? Ak parti’yi eleştirdiğiniz bu kapı suratınıza kapanınca, diğer yatırım alanlarını sabote etmeye çalışmak doğrusu tam da böyle bir muhalefete yakışırdı. Böyle muhalefet gerçekten düşman başına. Havaalanlarından, Marmaray’a, Hızlı tren hatlarına, duble yollara kadar birçok yatırımları gözden düşürmek, yerli, yabancı yatırımcıları kaçırmak hangi siyaset aklıyla yapılır anlayamıyorum.

 

Türkiye yürüyüşüne devam edince panikliyorlar; “Eyvah Türkiye yoluna devam ediyor” diyorlar. Siyaset millet iradesinin, umudunun, beklentisinin çalındığı bir kuruma dönüşemez. Milli siyasetçi yabancıların ağzıyla konuşamaz, konuşmamalı.

Hiçbir değeriniz dayanağınız kalmadı. Bu toprakların insanının değerini onurunu düşünseydiniz sözüm ona özgürlükleri savunmak adına twitter’ın burada borazancılığını yapmazdınız. Hiç olmazsa halktan, özgürlükten yana olan solcular olarak, üstelik hayal satan bir kapitalist şirketin çıkarını düşündüğünüzün yarısı kadar kendi ülkenizin, ülke insanınızın saldırıya ve tecavüze uğrayan hakkını, hukukunu savunmalı değil miydiniz? Sizin solculuğunuzun geldiği nokta da bir kapitalistin, kazancı neredeyse devlet bütçeleri hacminde olan bir kapitalistin yasadışı çıkarını korumaya bağlandıysa yazıklar olsun size. İşte bütün bu aymazlıkları, şımarık sorumsuzlukları siyaset sandınız. Şimdi öyle bir çukura düştünüz ki, çıkmak için düşünün düşünemeyeceğiniz her şeyi.

Sonsuz, derin, karanlık bir çukurda düşünün düşünemediğiniz kadar.

Yakamızdan düşün ve düşünün.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 1
Bugün : 1
Bu Ay : 1
Toplam : 1

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom