Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

SİZİN GİBİ DOST OLUNCA

SİZİN GİBİ DOST OLUNCA

BAŞKA DÜŞMANA GEREK YOK!

 

Dün youtube’a servis edilen kimi görüşme tapeleri, hesaplı, sistemli, kasıtlı bir saldırıyla karşı karşıya olduğumuzun gizlenemez kanıtıdır. İçeriden destek bulduğu kesin, dışarıyla işbirliği içinde olduğu açık olan bir düşman odak, milli varlığımızı hedef almaktadır.

 

Sızdırılan bu görüşmelerde ne vardır?

Ben dinleyemedim. Doğrusu son zamanlarda bu tarz sızdırmaları, ses veya görüntü yayınlarını izlemek de istemiyorum. Artık işin cılkını çıkardılar. Ahlâksızca yöntemlerle, gizli, karanlık dehlizlerden gelerek ülkemize, milletimize tuzak kuruyorlar. Öyle demiyorlar tabi, Ak Parti iktidarını kötüleyerek, sözüm ona demokratik bir eleştiri hakkını veya özgürlüklerini kullandıklarını söylüyorlar.

 

17 Aralıkta başlayan operasyonu planlayanlar, hükümete karşı oluşturmaya çalıştıkları demokratik saldırı bloğundan umdukları sonucu, 30 Mart seçimlerinde almak istiyor. Şimdiye kadar yaptıkları sinsi ve hain hamlelerden bir netice alamadılar. Gayrimeşru ve yasadışı çalışmalarına partilerden destek almak istiyorlar. Böylece cürümlerine demokratik, yasal bir kılıf da bulmuş olacaklarının hesabı içindeler. Ne kadar akıllı, ne kadar uyanıklar değil mi? Yakayı onlara kaptıran veya böyle bir destekle rakipleri olan Ak Parti’yi zayıflatacaklarını sanan bu ittifakın temsilcileri ne kadar uyanık. Kılıçdaroğlu meselâ ne kadar akıllı ve uyanık! Biz ise ne kadar akılsız ve safız. Bırakın öyle sansınlar. Bunu ilk sanan Gülen. Pensilvanyada kurulan egemenlik bu saf benliklerin ruhunu kemirerek yükseldi. Akıllarına hiçbir kötülük, hele ihanet ölçüsünde hiçbir çapraz ilişki, ters ilişki getiremeyecek kadar saf oldukları için kötülerin tepe tepe kullanımına elverişli bir sürü insan var. Bu insanlara, hadisenin demokratik bir olay ve muhalefet hakkı veya göreviymiş gibi sunuluyor olmasının önüne geçemezsiniz.  Ama Allah’a şükür milletimizin, feraseti, basireti sağduyusu çok sağlıklı işler, işlemektedir. Ak Partiye karşı oluşturulan blokajın ayrımındadır. Halkımız oyunun da oy’unun da büyüklüğünü biliyor.

 

Ak parti’ye karşı oluşturulan ittifak bloğunda, CHP ve MHP’ye birbirlerini destekleme görevi verildi. Onlar da bu görevi seve seve veya zorla kabul ettiler. Bu sır değil. Eline mikrofonu alan Ak Parti’ye yükleniyor. Muhtemelen kimi tehditler, şantajlar veya vaatlerle bu oyunun içine çekildiler.

 

Demokrasiyi, milli iradeyi çökertmeyi hedef alan bir saldırı içinde iki siyasi partinin rol aldığını düşünebiliyor musunuz? Bu tutumlarıyla onlar kendilerini var eden sebebi inkâr etmiş oluyorlar. Onların izlediği siyaset, baskıya, şantaja teslim olmuş bir siyasettir. Baykal’ı kasetle gönderdiler. Onun yerine gelen veya getirilen Kılıçdaroğlu zaten bir anlamda yasadışı ve gayrimeşru geliş biçimi ile bunlara direnemiyor. Muhtemelen bilmediğimiz, bilmek de istemediğimiz kimi karanlık ilişkiler, bağlantılar veya mecburiyetle, sonunda mutlaka kaybedeceği bir yola girdi. Kimse kaybedeceği bir yarışa girmez elbette. Onun kazanacağını, onunla kazanacaklarını söyleyenler, kullanmalarına en müsait silik şahsiyetleri bulmakta ustadırlar. Konumları itibariyle şahsiyetleriyle birlikte düşündükleri partilerini de eritir, silikleştirirler.

 

CHP’nin Ankara ve İstanbul adayına bakmanız yeter. Mansur Yavaş düne kadar CHP’lilere öfke kusan bir MHP’li. Sadece MHP’li değil, ayrıca genel başkanlığa oynayan biri. İstanbul adayı Sarıgül de CHP’nin başına geçmek istiyor. Bunu açık açık da söylüyor. Kılıçdaroğlu’nun Sarıgül’ün adaylığını ABD’de açıklaması tesadüfî değil. Anlayacağınız CHP’yi tam göbeğinden, ana damarından yakalamışlar. Mevcut yönetimiyle de bu CHP’nin ne ABD’li neo-conculara, ne Türkiye’deki baronlara, ne Pensilvanya’nın tezgâhına karşı duracak, kararı, cesareti ve milli bir tavrı var.

 

Genel başkanları, -Başbakan’ın bence de yerinde bir ifadeyle söylediği gibi- CHP’nin Genel Müdürü Kılıçdaroğlu bu odakların kendisine verdiği sert muhalefet görevini acemice yerine getiriyor. Acemice yerine getiriyor, çünkü doğru dürüst cümle kuracak bilgi birikimi ve bilinçten yoksun. Kendi payıma gündeme ilgisiz kalmayayım diye bir iki cümle dinliyorum, ona bile tahammül edemiyorum inanın. Seviyesiz, niteliksiz, bayağı, basit ve neredeyse hepsi baştan sona yalan ifadeler. Ona akıl verenler de zaten doğruluğu, dürüstlüğü, bilgiyi, haklılığı aramıyorlar. “Vur” diyorlar. Sadece “Ak partiye vur. Nasıl vurursan vur. Belden aşağı vur. Kural gözetmeksizin vur. Biz senin yanındayız. Ne yapıp edip bu partiyi iktidardan uzaklaştırmamız lâzım. Sonrasında sana da çok güzel iyilikler düşünüyoruz merak etme! Durmadan vur. Yalan, yanlış, hukuk mukuk gözetmeden. Üstelik özgürlük adına, demokrasi adına.” O da konuşuyor. Ağzı var ve konuşuyor. Onların konuşması için bilgi sahibi olmak, vicdan sahibi olmak, hukuka riayet etmek, rakamlara, göstergelere, verilere hâkim olmak gerekmez. Bu sızdırılan tapelerden sonra tiwitter ve youtube’a erişim de engellendi ya! Aman ya rabbim, başladılar yaygaraya. Aman efendim bunlar yasakçı, bunlar özgürlük düşmanı!

 

Ben şimdi bu konuların ayrıntısına girmeyeceğim. Biz asıl yasakçının CHP olduğunu, CHP’nin tarihinde yasaktan, zulümden başka bir şey olmadığını çok iyi biliyoruz. Ama son tepkilerinizle Türkiye düşmanları ile işbirliğinin geldiği boyutları da öğrenmiş olduk. Sanal ortama sızdırılan ses kayıtlarını, muhalefet, eleştiri ve Ak partiyi yıpratmak için kullansa bile bana anlatıldığı kadarıyla devletin üst aklı sayılacak yetkili bir grup, Suriye’deki olayları, muhtemel gelişmeler karşısında Süleyman Şah Türbesi’nin nasıl korunacağı, oradaki muhaliflerle ilişkileri konuşuyorlarmış. Sizin hangi efendileriniz adına karşı çıktığını bilmediğim bu konuşmalar ülke ve millet için bir onurdur.

 

Duydunuz mu, Ey millet düşmanları!

Türkiye sessiz, ilgisiz kalsaydı, mazlumlara, kendi halkına acımasız zulümleri reva gören Esed’e karşı sessiz kalsaydı, hatta sizler gibi zulmü destekleseydi memnun kalacaktınız değil mi? Allah aşkına siz hangi milletin, hangi ülkenin siyasetçilerisiniz? Şimdi de “Yok efendim” diyorlar, “Biz Türkiye’nin savaşa sokulma çabalarına karşıyız.

 

Dinleyin Ey sizin gibi ülkeyi ve milleti çok sevenler.

Ulusal güvenliğimize saldırıyı engellemeyi özgürlüklerine sınırlama sayan dost insanlar!

Sizin gibi dostumuz varsa başka düşmana gerek var mı?

Dinleyin Ey memleketlerini çok sevdikleri için sınırımızı ihlal etme sebebiyle düşürülen Suriye uçağına ilişkin Esed’in haklı olduğunu söyleyenler.

Siz, zalim Baas rejiminin kendi halkını katlederken, toprağımıza düşen top ve roket mermileri karşısında neredeyse sevinen; Suriye’yi kınayamayan, ordumuzun karşılık vermesini kınayan çok vicdanlı adamlar.

 

Dinleyin evinden yurdundan ayrılıp, ülkemize sığınmak zorunda kalan 700 bin Suriyeli kardeşimizin durumlarına yürekleri bir milim bile sızlamayanlar.

Suriyeli kardeşlerimize yardım götüren Tır’ları durduran, görevlileri tartaklayan, tutuklamak isteyenler. Bu hareketi kim adına yaptıkları belli olan sizler, yani bu memleketi çok sevenler.

Bu memleketi çok sevdikleri için kendi devletlerini değil, İsrail’i otorite kabul edenler. Dostluk ve hoşgörü adına Papanın önünde neredeyse secde edip insanımıza husumet besleyenler, dinleyin: Ülke ve milletin çıkarı neyi gerektiriyorsa yapılır.

Sevinmemiz gerekir ki durumu serinkanlı ve tüm boyutlarıyla değerlendiren, analiz eden bir iktidar ve devlet var.

Ama..

Ama gel gör ki dost olmadan da, düşman olmadan da önce akıllı, vicdanlı olacaksın.

Sizin gibi dostumuz olduktan sonra başka düşman aramaya gerek yok

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 602
Bu Ay : 20674
Toplam : 29932

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom