Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

ŞIMARTILMIŞ ÇOCUKLAR

ŞIMARTILMIŞ ÇOCUKLAR

TEHLİKELİ OYUNLAR!

Hayatı bir çocuk oyunu gibi algılarlar, algıladılar. Çünkü bu arkadaşlar büyümedi, büyüyemez. Kocaman çocuklar olarak kalacak ve büyük adamlara özenecek, öykünecekler. Uzun sürmüş erginlik hatta uzun süren çocukluk yaşıyorlar.

Dün saklambaç oyunundan aldıkları hazzın benzerini bugün paralel devletçilik oynarken alıyorlar. Şu yaşlarında, şu konumlarında sokaklarda çember çevirecek halleri yoktu elbette. Kısa pantolonla gezindikleri, top oynayıp acıktıkları dönemler de bitti. Keşke o çocuk saflığında kalabilsek. O saf dürüstlük, o dürüst saflık, bizi, fıtratı bozulmamış insanlar olarak mükemmel kılmaya yeter. Fıtratın o yaradılışımızda benliğimize kodlanmış iyiye yöneliş eğilimi, bizi düşünür, sanatçı, aydın etmeye bile yetebilir. “Kral çıplak” demek için işte böyle bir çocuk olmak gerekmiyor muydu?

Bu dostlarda durum biraz farklı.

Çocuk olmadıklarını biliyor, hatta çocukluktan çıkmış olmanın genç, körpe heyecanlarını da yaşıyorlar. Oluşturulan o heyecan dalgası ile o dalgayı paylaşarak büyütmekle var oluyorlar. Ama büyüme ve paylaşma aynı tonda olgunluk düzeyine yansıyor mu, işte burada kuşkuluyum. Çünkü evvela olgun ve gelişkin kişiliklere özgü bakış, duruş, irdeleme ve sorumluluk sahibi değiller. Hayatın, düşünür olmanın, düşünerek var olmanın ağır sorumluluğunu omuzlamış, içselleştirmiş gözükmüyorlar. Ben bu tipleri, mesela hiçbir şey bilmeksizin nasıl oluyorsa her şeyi bildiğini sanan, dönüp bir de sana akıl veren bu tipleri görünce şaşırıyorum. Keşke diye geçiriyorum, büyüdüklerini sanma yanlışı içinde benlikleri felç olacağına, çocukluklarını özleyen bir ortamları olsaydı. O zaman büyüdüklerine biraz olsun kanaat getirilebilirdi. Büyümek için hiçbir çaba sarf etmeden çocukluktan kurtulduğunu sanan bu kişiler, bu yolla var olmanın veya olamamanın şokunu yaşamazlardı. Aslında varoluşsal bir çıkmaz içinde bulunuyorlar. Kişilik, kimlik ve benlik bilinci oluşmazsa hep bu varoluşsal çıkmaz içinde kalacaklar. Daha doğrusu varoluş nedir varoluşun gerçekleşmesi nedir bilemeden, dert bile etmeden… 

O küçük dünyalarında yitip gidecekler. Sağlıklı, tutarlı varlık bilincinin oluşması öncelikle fert olarak kendilerini inşa etme isteğine, buna bağlı olarak eleştiri yetenek ve gücü geliştirmelerine bağlı. Hocamız, imamımız ne derse o doğrudur saplantılı kolaycılığı, hem araştırma, irdeleme, sorgulama imkânlarını ellerinden aldı, hem de indirgemeci basitlik korkunç yanılgılara yol açtı. Hocalarını ilah, rab gibi telakki etmeleri ayrı bir faciaydı. Ancak hiçbir şey daha doğrusu belirlenen yayınların dışında hiçbir şey okumamaları sadece çocuk, üstelik şartlanmış çocuk kişiliklerini azdırdı, şişirdi.

Hem bilmez hem beğenmez bir tutum takındılar.

Hem bilmez hem belirleyici olmak isterler.

Bilmeyenin belirleyici olma isteğinin tabanında terbiye edilmemiş nefsin tatmin olma sapkınlığı vardır. Kendini öne çıkarmak için hakikati geri itmek, kendini yükseltmek için hakikatin üzerine basmakta beis görmemek sadece İslâmî değil, asıl insanî bir felakettir. İkili ilişkilerde bu sıkıntılar yaşandı. Son derece basit, boş, sığ birikimle her şeyi bilen ve belirleyecek olan konumda olmak istediler. Hangi hakla, hangi birikimle diye sormayın. İyi ama niçin? Niçin biliyor musunuz? Siz isterseniz allemle-î cihan olunuz cemaatten değilseniz, ağzınızla kuş tutsanız sorumlu abi veya imamdan haklı olamazsınız. İyi, haklı, önemli olmanın koşulu cemaatten olmaktır. İyi, doğru, güzel olmanın ilk ve önemli koşulu cemaate bağlı olmaktır. O nedenle herkes yanlıştır, yanlış olabilir. Ama yine de cemaatin çıkarı için kullanılmalarında bir sakınca yoktur. Bu anlayış onlarda müphem, gizli ilişkiler yanında dışlayıcı bir yöntemi getirdi.

Özellikle maddi çıkar elde etme, bürokratik kademelerde yer işgal etme amacıyla herkese yaklaştılar, şirin gözüktüler. Elbette içten, samimi olanları da vardı, çoktu. Muhataplarını üzmemeye, incitmemeye, hatta duruma göre amaçlarını elde edene kadar kendilerini gizlemeye çalıştılar. Öbür taraftan da kendileri dışında herkesi dışladılar. Cemaat için olmayan, cemaate karşı olan hele eleştiren insanlar dışlandı, belki fişlendi, belki de ileride hesaba çekilmek veya şantaj için dinlendi. Şantaj için kumpaslar kuruldu, belki kameralara çekildi. Bu şımarıklığın sonu yok. Bir insan, bir cemaat Makyavelist bir yöntemle kendi çıkarına kilitlenmişse orada artık hiçbir değerin kalmaması normaldir.

Diğerlerinin bütün iyi niyet, ilgi ve ihtimamına rağmen çocuk kendinden beklenen olgunluğu gösteremiyordu bir türlü. İyi ama bu çocuk, böyle, bu şımarıklığıyla fazla büyüyemezdi. Hayatın sivri yanları batmamıştı henüz bir yerlerine. Jack London ne diyordu, “hayat tüm acımasızlığıyla karşına çıktığı, gözünü gözüne diktiği zaman ürperir ve işte gerçek bu dersin” Hayatla, gerçeklikle böyle bir karşılaşma, yüzleşme yaşamadan hayata, insanlara, devlete yön vermeye başlamışlardı bile. Bir aşamadan sonra evin düzeni için bu haylazın kulağını çekmenin yararlı olacağı düşünüldü. Evdekilerin engin, olgun hoşgörüsü ile böyle fütursuzca büyüyen çocuk çevreye sorumsuzca zarar vermeye başlamıştı çünkü.

Sürgit korunacaklarını sanmak bile büyüyememenin başka bir göstergesidir. Şımarıkça oynadıkları oyun, ülkeye, millete zarar vermeye başladı. Şimdi onlara kendi şahısları ve cemaatlerinin çıkarı için yaptıklarının ülkeye, devlete zarar verdiğini söyleseniz bile anlatamazsınız; anlayamazlar. Çünkü kendileri asla yanlışta olamaz. Bu varlığın, hayatın yasası gibidir. Onların yaptığı hiçbir faaliyet yanlış olamaz. Onlara yanlış diyen doğru olamaz. Eğer yanlışta olan varsa sizsinizdir.  Belki de son ‘hizmet’ olarak gerekirse cemaatin çıkar ve geleceği için Türkiye’yi perişan etmek gibi tehlike sınırında imkânsızlığı deniyorlar. Çaresiz ve imkânsız. Artık esnekliği olmayan müsamaha alanında milletin son insafına kalmış son hamleler son hizmetleri olacak gözüküyor.

Biraz canı acıyacak çocuk, büyüklerinin ciddi, belki biraz soğuk, belki katı bir yüz ifadesiyle elindeki oyuncaklar da alınıp “Artık oyun bitti” sözüyle uyarılıp, ilk kez hayatla yüzleşecek. Ve bundan sonra yeni bir evreye girecek. 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 9
Bugün : 121
Bu Ay : 304
Toplam : 304

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom