Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

YOK ETMEZSEN YOK OLURSUN!

YOK ETMEZSEN YOK OLURSUN!

 

Müthiş kötü olaylar oluyor.

Müthiş güzel olaylar oluyor!

 

Gün ışıkları bembeyaz karlar üzerinde biraz altınsı biraz mavi karışımıyla şavkıyor. Evimiz, bahçemiz, sokaklarımız, dünyamız aydınlanıyor. Yani hayat coşkulu çağıldamalarla sürüyor. Herkes işinde, muhabbetinde, ne güzel. Millet varlığı gittikçe güzelleşiyor, zenginleşiyor. Devlet ve millet arasındaki mesafeler azalınca huzur, güven çoğalıyor.

 

İyi güzel de 17 Aralık’tan itibaren olup bitenlerden her şeyin bu yazıda ifade ettiğim gibi güllük gülistanlık olmadığını anlamak için bilge olmaya da gerek yok. Böyle düşünenlerimizin hakkını teslim ettiğimdendir ki yazıya olumsuz duygular yansıtan bir cümleyle başladım: “Müthiş kötü olaylar oluyor!”

 

Halkbankası etrafında yoğunlaşan yolsuzluk, rüşvet operasyonundan bahsediyorum. Müthiş sarsıntıyla başlayan, artçı sarsıntılarla devam eden, nerede nasıl sonuçlanacağı kolay kestirilemeyecek olay, üniversitelerin siyaset ve kamu yönetimi hatta ekonomi bölümlerinde ders olarak okutulmayı hak edecek farklı özellikler içeriyor. Olay sürecinde ve sonucunda herkes kendine önemli dersler çıkaracaktır.

 

Kriz durumlarını yarara dönüştürme hüneri ve kıvraklığı gösteren iktidar, yapmak istedikleri kimi kritik operasyonlar için haklı bir neden yakalamış olur. Bir vuruşmanın tam ortasında kimse size rakibe niçin hamle yaptığınızı soramaz. Hele iktidar erki size emanet edilmişse, yapmanız gerekirken yapmadıklarınızdan dolayı niçin zafiyet gösterdiğiniz sorulur. O nedenle ilk bakışta sıkıntılıymış gibi gözüken bu badireler, millet varlığını hedef alan odaklara çok esaslı operasyon yapma imkânı verir. Başbakanın konuyla ilgili değerlendirmelerinin ardından kabine toplantısı sonrasında Bülent Arınç’ın yaptığı açıklamalardan, yönetici lider kadroların, risk ve fırsat analizlerini yaptıkları anlaşılıyor.  

 

 Doğrudan Türkiye’nin bölgede güçlenen, oyun kuran gelişmesini hedef aldığı aşikâr olan bu tuzağa düşme ayıbı ve bayağılığı yapmış olanlar olabilir. Peşinen birilerini suçlamak veya masum göstermek doğru olmaz. Kimse sütten çıkmış ak kaşık değildir. Ak Parti politikalarını benimseyen bir kişi olarak kimsenin yanlışlarını savunmak durumunda değilim. Yolsuzluklara karşı gelişen tepki Ak Parti kitlesini oluşturan en temel gerçekliktir. Ortada bir yolsuzluk varsa ucu kime dayanırsa dayansın bu mutlaka ortaya çıkarılmalı ve cezalandırılmalıdır. Millet vicdanının beklentisi bundan başkası olamaz. Birilerinin hatırı ve çıkarı için milletin çıkarı tehlikeye atılamaz; atılmamalıdır. Başbakanın bu konuda en üst seviyede bir hassasiyet göstereceğinden eminiz. Biz ondan bu doğruluğu, dürüstlüğü bekliyoruz. Bu vesile ile parti içinde ne kadar çiğ, sığ, yanlış adam varsa onlar bir şekilde temizlenmelidir. Kuşkusuz Başbakan çok önemli, çok özel bilgilere sahiptir. Yakında zorunlu olarak yapılması beklenen kabine değişikliği biraz daha geniş tutularak, daha sağlam, daha yeni bir zemin mutlaka oluşturulmalıdır. Böylece zorluklardan kolaylık, şerlerden hayır çıkar. Millet yanlış insanları, ihtiraslarının ve zaaflarının zebunu olmuş kişileri omuzlarında taşımak zorunda değildir.

 

Yanlış her yerde ve herkes için yanlıştır. Bir yanlış Ak Partililerce işlendiği zaman doğruya dönüşmez. Bunu yazmak, söylemek kolaydır. Hele söze doğrudan muhatap değilseniz anlamak, katılmak daha kolaydır. Ama sözün ucu size, sizin hocanıza, cemaatinize yani sizin sevdiğinize dokunduğunda ölçüleriniz, değerlendirmeniz değişiyorsa kusura bakmayın kişiliğinizde bir gevşeklik var demektir. Sevgi bazen insanın gözünü kör eder. Gözü kapalı seven, sevdiğinin kusurunu görmez, göremiyor. İşte tam burada biz bir yandan Ak Partili dostlarımıza beklentilerimizi iletirken aynı tarz ve üslupla Gülen cemaatine bağlı kardeşlerimize de teklifler götürüyor, kimi açık gerçekliği artık anlamalarını tavsiye ediyoruz. Artık o kardeşlerimiz de son zamanlarda –bugün epey gazetecinin de yazdığı gibi- iyice ortaya çıkan ve cemaat potansiyelini harekete geçirmeyi amaçlayan örgütsel yapıyı görmeli, kavramalılar. Biz nasıl kim olursa olsun Ak Partililerin yaptıkları yanlışlara ortak olmak durumunda değilsek hatta hesap sorma sorumluluğundaysak, aynı şekilde cemaatteki kimi kişi ve uygulamaları da korumak zorunda olmamalı bilakis sorgulamak zorunda olmalıyız.

 

İktidarın cemaati kullanan örgüt kanadına bir operasyon yapacağı anlaşılmaktadır.

 

Kim olursa olsun kendi başına buyruk hareket eden, bir anlamda örgütlü çalışmalar içinde olan kişiler temizlenmelidir. Bunun ilk güçlü işaretleri verilmiş karşı operasyonlar başlamıştır. Bu yapılar devletin bekası için tehlikelidir. Yapıları gereği karanlık işleyişe müsait olurlar. Devlet içinde devletten gizli yapı, kaosu, anarşiyi çoğaltır. Kendini amirlerine ve ait olduğu kuruma bağlı görmeyenler, işleyişte korkunç dağılmalara yol açarlar. Bu yapıları ile dış odakların yönlendirmelerine ve kullanmalarına son derece elverişlidirler. Bu sistemin sağlıklı işleyişiyle ilgili bir konu olduğundan kimsenin gözünün yaşına bakılmamalıdır. Kimi saygılar, kimi hürmetler var oluş zemininizi çökertmenin yolunu hazırlıyorsa, bu asla kabul edilemez. Hiç kimseye sevgi veya muhabbet duymanın gereği ve sonucu, sistemi bozmak olamaz. Ve sevilen hiç kimse de kendilerine olan teveccühü milletin zararına olacak şekilde kullanamaz, kullanmamalıdır.

 

Fazla sevgiden maraz doğar; ölçüsüzlük, dengesizlik doğar. Ölçüsüz sevgi insanı kör eder. O nedenle bugün kimi kardeşlerimiz kimi açık gerçeklikleri göremeyebiliyor. Bu sorunlu tutum hemen herkeste gözlenebilir. O nedenle işte çok açık seçik söylüyorum: Yolsuzluk yapanlar da paralel devlet oluşturmaya çalışanlar da yaptıklarının karşılığını görmelidir. Sayın Başbakanımızdan samimi talebimiz bu konuda asla geri adım atmaması yönündedir. Millet gerçekliği her gerçeklikten üsttedir, büyüktür. Millet iktidardan da cemaatlerden de öncedir. O nedenle millet gerçekliğini iyi kavramak, milletin hissiyatına duyarsız kalmamak gerekir. Millet var olacağına göre, varlığını sürdürmek isteyen iktidar, milletin beklentilerini karşılamalıdır. Başbakan siyasi tarihimiz içinde milli iradeye en çok, en sık vurgu yapan liderdir. Aynı asil duruşunu sürdüreceğinden eminiz.

 

Sayın Başbakan hiçbir kaygı taşımasın, yükseliş içinde olan milli hareketin nasıl ve kimler tarafından engellenmek istendiğini çok iyi biliyoruz. Hiç değilse sezgilerimizle biliyoruz. Korkmayacağını biliyoruz Sayın Başbakanım. Hiç olmazsa temsil ettiğiniz makam ve millet adına sorumluluğunuza düşen oranda kararlı olunuz, çekinmeyiniz ve çekilmeyiniz, korkmayınız. Çünkü bu millet çekinmiyor, korkmuyor, bu koşullarla ve bu koşullarda arkanızda duruyor. Asil duruşunuzu bozmadığınız sürece arkanızda olmaya devam edeceğiz. Hiç evelemeden gevelemeden, yamulmadan işte açık dille ilan ediyoruz: Hakkımıza düştüğü ölçüde yanındayız, arkandayız. Gerisi size, vicdanınıza kalmıştır.

Bazen hayati derecede önemli bir yol ayrımına gelirsiniz.

“Türkiye’yi Yeniden Keşfetmek” adlı kitabımda çok açık yazmıştım. Onunla bitireyim:

“Acırsanız acınacak duruma düşersiniz.

Yok etmezseniz yok olursunuz.”

Karar sizin.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 758
Bu Ay : 941
Toplam : 941

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom