Prof. Dr.  Mehmet Kubat

Prof. Dr. Mehmet Kubat

mehmetkubat@gmail.com

YENİ İLAHİYAT PROGRAMI YA DA GARABETİN DİĞER ADI

YENİ İLAHİYAT PROGRAMI YA DA GARABETİN DİĞER ADI

15.08.2013 tarihinde YÖK Genel Kurulu’nca kabul edilen ve bu yıl İlahiyat Fakültelerinin Hazırlık ve diğer dört sınıfında birden, aynı anda uygulanması istenen Yeni İlahiyat Programı, hem Türkiye’nin hem de İslâm dünyasının geleceği adına tam bir düş kırıklığı yarattı.

Program, usûl ve içerik açısından içerdiği esaslı sorunlar yüzünden büyük tartışmaları da beraberinde getirdi.

Yeni İlahiyat Programı, başta ilâhiyatçı akademisyenler olmak üzere Taha Akyol, Fehmi Koru, Yusuf Kaplan, Rasim Özdenören, Beşir Ayvazoğlu, Mustafa Akyol gibi tanınmış birçok araştırmacı ve köşe yazarı tarafından şiddetli bir eleştiriye tâbi tutuldu.

Peki Yeni İlahiyat Programı neden bu kadar çok itiraz gördü? Programın bu denli hararetli tartışılmasının ve bu ölçüde şiddetli bir eleştiriye tabi tutulmasının sebebi neydi? Yeni İlahiyat Programı ne getirdi, ne götürdü? Bu hususları kısaca özetleyelim:

1. YÖK Genel Kurulu’nda oy çokluğu ile geçen programda yapılan değişikliğe göre İlahiyat Fakültelerinin 2’inci sınıfında okutulan Kelâm Tarihi, 3’üncü ve 4’üncü sınıf müfredatında yer alan Sistematik Kelâm dersleriyle 3’üncü sınıfta okutulan İslâm Mezhepleri Tarihi derslerinin kredi saatleri yarı yarıya azaltılarak, “Kelâm ve İslâm Mezhepleri” adıyla bir derste birleştirildi. Eski müfredatta Sistematik Kelâm dersinin kredisi 4, Kelâm Tarihi dersinin kredisi 2, İslâm Mezhepleri Tarihi dersinin kredisi ise 4’tü. Yeni düzenlemeyle adı “Kelâm ve İslâm Mezhepleri” olan dersin kredisi 6 olarak belirlenmiş.

2. Yine YÖK Genel Kurulu’nda kabul edilen yeni programda, İlahiyat Fakültelerinde 2’şer kredi/saat olan Türk İslâm Sanatları ve Türk Dini Musikisi dersleri de birleştirerek, “İslâm Sanatları ve Dini Musiki” adıyla tek ders haline getirilmiş. Bu dersin kredisinin de 2 olması kararlaştırılmış.

3. Ayrıca hazırlanan yeni programda Felsefe Tarihi dersi müfredattan çıkarılırken, Din Psikolojisi, Din Sosyolojisi, Din Eğitimi ve Din Felsefesi derslerinin kredileri azaltılmış.

4. Yeni programda Hadis, Tefsir ve İslâm Hukuku derslerinin kredileri ise, eski programa göre bir miktar arttırılmış gözüküyor.

Konunun doğrudan muhatapları ve mütehassıslarına danışılmadan, uzman görüşünden yoksun, hiçbir dikkat ve özen gösterilmeden hazırlandığı her halinden belli olan bu son derece mahzurlu yeni programın belli başlı çıkmazları şunlar:

A. USÛL VE YÖNTEME DAİR SORUNLAR

1) Öncelikle belirtmek gerekir ki, genel olarak tartışmalar muhteva üzerine yapılmış olsa da, bizce asıl tartışılması gereken şey, programın içeriğinden öte, asıl yapılan şeyin şekli, usûlü ve yönteminin hatalı, hatta vahim olmasıdır. Bu yeni programla YÖK Genel Kurulu, hak ve yetki sahibi olmadığı halde, şu ana kadar hiçbir fakülte, bilim dalı veya disiplin üzerinde yapmadığı/yapamadığı tasarrufu İlahiyat Fakülteleri üzerinde icra etmiştir. Bu tavır, akademik açıdan bilimsel etiğe uygun olmadığı gibi, dünya standartlarına göre de yerinde bir davranış da değildir.

2) İlahiyat Müfredatı gibi toplumda en az sağlık ve ekonomi kadar önem arz eden dinî, ilmî, akademik ve üniversal bir konu demokratik inisiyatife bırakılmıştır. Oysa “ilimde demokrasi olmaz.” İlahiyat Müfredatı, aralarında yalnızca bir ilahiyatçı akademisyenin bulunduğu YÖK Genel Kurulu üyelerin oylamasına bırakılacak kadar basit ve sıradan bir program değildir. Şayet ihtiyaç duyuluyorsa, böyle bir program, konunun uzmanlarının inisiyatifinde icra edilmeli, ilahiyat alanı hocalarının takdiri ile yapılmalıdır. Eş deyişle İlahiyat programı tümüyle bu alanın otoritelerine havale edilmelidir.

3) Konunun uzmanlarıyla istişare edilmeden hazırlandığı bilinen ve İlahiyat Fakültelerinde harfiyen uygulanması istenen bu yeni programla YÖK, “can çıkmadan huy çıkmaz” özdeyişini doğrularcasına 12 Eylül ve akabinde 28 şubat dönemlerindeki jakoben, dayatmacı, buyurgan, hep üstten bakan, başkalarını hiçe sayan, “ben yaptım oldu” tavrını aynen sürdürmüştür.

B. İÇERİĞE DAİR SORUNLAR

1) Yeni İlahiyat Programı, dinî eğitim geleneğinden yoksun, 15 asırlık İslâmî ilimler tecrübesini hiçe sayan, bu süreçte edinilmiş dinî, ahlâkî ve kültürel zenginliğimizi hiçbir şekilde yansıtmayan, bilakis bütün bilgi, birikim ve hassasiyetlerimizi göz ardı eden bir düşüncenin ürünü olarak ortaya çıkmıştır.

2) Yeni Müfredat Programı, İlâhiyat Fakültelerinde akla istinat ederek din dışı fikirleri tanıma imkânı sağlayan Felsefe derslerini dışlayan, din dışı inanç ve düşüncelere karşı aklî çözümler geliştirerek İslâm’ın iç ve dış düşmanlara dönük savunusunu üstlenen Kelâm ilmini tahfif eden ve Hz. Peygamber’in ölümünden sonra meydana gelen toplumsal değişimin sonucunda her biri dinî ve siyasî gayelerle vücut bulmuş İslâm düşünce ekollerini tanıtmayı ilke edinen İslâm Mezhepleri Tarihi disiplinini yok sayan bir anlayışla hazırlanmıştır.

3) Yeni bir İlahiyat müfredatıyla dünyayı tanıyan, Doğu’yu da Batı’yı da hakkıyla bilen, akıl ve bilimin verilerini üst düzeyde kullanan, bilginin sağladığı güç ve birikimle her tür kompleksten arınan, başta inanç sorunları olmak üzere çağının bütün problemleriyle başa çıkacak donanıma sahip olan entelektüel şahsiyetlerin yetiştirilmesi hedeflenmelidir. Yeni programda bu hedefi asgarî düzeyde bile sağlayacak adımların atılmadığı görülmektedir.

4) İlahiyat Fakültelerinde aklı ve Felsefe’yi dışlayan, Kelâm ve İslâm Mezhepleri Tarihi’ni güdükleştiren bir müfredatla olsa olsa akıl karşıtı, nassları literal bir okumaya tabi tutan, çoğunlukla belirli zamanlara bağlı insanî anlayış ve çıkarsamaları her zaman ve zeminde geçerli nihaî doğrular olarak gören bir güruh yetiştirilebilir ki, bu durum yalnızca Neo-Selefî hareketleri güçlendirir.

5) Kelimenin tam anlamıyla akademik kültür eksikliğinin bir sonucu olarak ortaya çıkan Yeni İlahiyat Programı’nda ders içerikleri ve işleme biçimleri birbirlerinden tamamen farklı, İslâm bilim tarihinde konuları, sorunları ve kendilerine özgü yöntemleriyle birbirinden bağımsız disiplinlerin dersleri hiçbir ilke gözetilmeksizin birleştirilmiştir:

a) Sözgelimi İlâhiyat Fakültelerinde Kelâm ve İslam Mezhepleri Tarihi ayrı bilim dalları olduğu halde, bu iki ilim dalının dersleri birleştirilmiştir. İslâm akaidini iç ve dış tehditlere karşı aklî esaslar çerçevesinde koruyup savunmayı amaç edinen Kelâm İlmi ile mezhep tartışmalarının bu denli yoğun olduğu bir çağda ve mezhep kavgalarının İslâm dünyasını bu kadar tehdit ettiği bir zaman diliminde, mezheplerle ilgili bilimsel araştırmalar yaparak öğrenciyi bu alanda bilinçlendirmeyi ilke edinen İslâm Mezhepleri Tarihi disiplininin “Kelâm ve İslâm Mezhepleri” adı altında birleştirilerek işlevsiz kılınması, hem pedagojik formasyona ve hem de yaşanan gerçekliklere aykırıdır. Oysa gerçekleştirilen bu değişiklik konunun uzmanlarına danışılarak yapılsaydı, Kelâm ve İslâm Mezhepleri Tarihi’nin farklı yöntemlerle işlenmesi ve ayrı derslerle öğrencilere verilmesi gereken iki ayrı disiplin olduğu rahatlıkla fark edilebilirdi.

b) Yine iki ayrı bilim dalı olan ve el becerisine dayalı olarak göze hitap eden Hat ve Ebru gibi İslâm Sanatları dersi ile ses becerisine dayalı ve kulağa hitap eden Dini Mûsiki dersi 2 kredi/saatlik bir ders içinde bir araya getirilerek bir garabet örneği daha sergilenmiştir.

c) Ayrıca önceki müfredatta Osmanlı Türkçesi ve İslâmî Türk Edebiyatı şeklinde iki ayrı ders de tek isim altında bir ders şeklinde birleştirilmiştir.

6) Yeni Programda ayrı disiplinlere ait oldukları halde tek isim altında birleştirilen derslerin hangi bilim dalına mensup öğretim elemanları tarafından okutulacağı da belli değildir. Meselâ “Kelâm ve İslâm Mezhepleri” dersini kelâmcı akademisyenlerin mi yoksa İslâm Mezhepleri Tarihi bilim dalında görev yapan öğretim elemanlarının mı okutacağı bilinmemektedir. Yine “İslâm Sanatları ve Dinî Mûsiki” dersini İslâm Tarihçilerinin mi yoksa Dinî Mûsikicilerin mi okutacağı belli değildir. Aynı şey “Osmanlı Türkçesi ve İslâmî Türk Edebiyatı” dersi için de söz konusu…

Demek oluyor ki, programa katkı verenlerin pratik ve akademik alt yapılarının İlahiyat Müfredatını yapmaya yeterli olmadığı, ortaya çıkan yeni programdan açıkça belli olmaktadır.

YÖK yetkililerinden acilen bu Yeni İlahiyat Programı’nı askıya almalarını, bu yıl hiçbir değişiklik yapılmadan eski müfredatın aynen uygulanmasını; ardından da doğrudan konunun muhataplarını işin içine katarak, uzman ilahiyatçı akademisyenleri göreve çağırarak yeni bir müfredat geliştirme çabası içine girmelerini bekliyoruz.

Ortaya çıkan kaos, kargaşa ve yeni sorunlara mahal vermeden, yapılan bu yanlışlıktan en kısa zamanda dönülmesi akl-ı selîmin gereğidir.

Zararın neresinden dönülürse kârdır!..

mehmetkubat@gmail.com

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 122
Bu Ay : 4148
Toplam : 4148

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom