Şevket Başıbüyük

Şevket Başıbüyük

sbasibuyuk@hotmail.com

Ustanın Hikâyesi

‘Ustanın Hikâyesi’

 

Tahmin ettiğiniz gibi Başbakan Erdoğan’ın beyaz ekrana (Beyaz TV’ye) getirilen ‘Ustanın Hikâyesi’ adlı programdan bahsediyorum.

Kim ne derse desin, Beyaz TV bugüne kadar hazırlanıp sunulan programların aksine alışık olmadığımız bir formatta sundu ‘Ustanın Hikâyesi’ni.

Bir nevi ezber bozdu Beyaz TV, çok da iyi oldu…

Büyük insanların hayat hikâyelerini anlatmak her zaman için önemlidir ancak hayatta olan bir büyük insanın hayat hikâyesini anlatmak daha çok önemlidir.

Anlatılan bu hikâye dünyanın gıpta ettiği bir liderin hayat hikâyesi ise bu daha daha çok önemlidir.

Hele anlatılanlar bir de o insanın bizatihi kendisi ise…

 İşte bu heyecan ve merakla kuruldum ‘Beyaz’ ekranın karşısına.

Elbette ki Ustanın Hikâyesi’nin tamamı duygu yüklü ve çarpıcıydı lakin cezaevi anılarına gelince…

Cezaevinden kendisine gelen mektuplardan bahsedilince, koca bir geçmiş (28 Şubat süreci) gözlerimin önünden bir film şeridi gibi geçip boğazıma bir yumruk gibi iniverdi.

Mektuplarda Anadolu saf insanın, zamana ve mekâna sığmayan, ‘metafizik’ olarak tabir edilen zaman ve mekân tanımayan haykırış ve dualarına şahit oldum.

Anadolu’nun dört bir yanından gelen mektuplardan pasajlar okunurken yağmur yüklü bulutlar gibi doldum ve Diyarbakır’dan bugün gelinen konumun işaretini veren mektupla da kendimi tutamayarak sağanak bir yağmura dönüştüm.

Beni bu denli duygulandıran elbette ki, Başbakan’a yazılan mektuplardı lakin aynı dönem aynı ‘suç’tan cezaevine atıldığımda, benzer mektuplardan bana da gelmişti. Ben de en zor ve dar günümde Anadolu insanın dualarını almıştım. Yalnız ben değil, bu dönemde, zindanlara atılan tüm inançlı insanların arkasında Anadolu insanı vardı…

‘Ustanın Hikâyesi’ni dinleyip izlerken kendi kendime dedim ki; ‘bu memleketin kaderi midir nedir, cezaevi görmeden bir şeyler yapılmıyormuş.’ Bu memleketin en entelektüelleri önce cezaevinden geçmiştir. Cezaevi bir okul gibi… Hz. Yusuf da aynı cendereden geçmemiş midir? Tarih bundan ‘Medrese-i Yusufiye’ olarak bahsetmiyor mu?

Elbette ki; Başbakanımızın hayat hikâyesinin tamamı örnek alınacak karelerle, mücadelelerle geçmiş ama hepsinden çok Başkanımıza, siyaset konuşmak yakışıyor.

“Aşk kişinin sevdiğinde yok olmasıdır.” doğru, lakin bunu kişilere değil memleket meselelerine indirgediğimizde daha anlam buluyor.

Eminim, Sayın Başbakanımız bu cümle ile eşine olan sadakatini ifade etmiştir. Lakin Başbakan memleketini bu denli sevmiştir. Âşık olduğu Türkiye’den yok olmasaydı Recep Tayyip Erdoğan, mücadele döneminde, bir gece yarıcı yatak odasının kapısına büyük kızının asmış olduğu notta ifade edildiği gibi; “babacağım bir geceni de bize ayır” serzenişi bugün söz konusu olmazdı. .

‘Ustanın Hikâyesi’nden çıkaracağımız en büyük ders, bedelsiz olmuyor

Görüldüğü gibi; büyük adamların çilesi de büyük oluyor.

Büyük bedeller ödeyen Ustanın Hikâyesi’ni hakikaten büyük zevkle dinledim/izledim.

Ustanın Hikâyesi’ne zaman zaman tebessüm ettim, zaman zaman da nemli gözlerle izledim.

Aslında Ustanın Hikâyesi, o malum dönemde/28 Şubat’ta inançlı insanların yaşadığı hayat hikâyesidir.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 151
Bu Ay : 18541
Toplam : 27799

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom