Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

TRAMBUS NE, NE DEĞİL

TRAMBUS NE, NE DEĞİL

Ülkemizde bütün şehirlerde, toplu taşımaya yönelik çalışmalar var, çareler aranıyor. Malatya da çare arayan şehirlerden bir tanesi… Akaryakıta mahkûm toplu taşıma, iki açıdan şehre yük; birincisi çevre kirliliği, ikincisi petrolde dışa bağımlılığın getirdiği yüklü maliyetlerdir.

Maliyetleri daha aşağı çekmek ve daha az maliyetle daha çok yolcu taşımak her belediyenin rüyasıdır. Bu rüyayı gerçekleştirmek için çareler aranır. Kimi şehirlerde hafif raylı sistem var, nüfus yoğunluğu buna uygunsa, tavsiye ediliyor, ulaştırma bakanlığı da projeleri onaylıyor. Ancak nüfusu bir milyonun altında olan şehirlerde, hafif raylı sistem ekonomik değil, ciddi bir maliyet ve nüfusunuz azsa bu maliyet aslında ciddi bir ekonomik kayıp olabiliyor.

Malatya, Maraş, Çankırı gibi şehirlerde toplu taşımanın tek alternatifi olarak, Kayseri gibi şehirlerde ise hafif raylı sisteme ilaveten “TRAMBUS” sistemi üzerinde araştırmalar yapılıyor. Malatya dışındaki şehirlerde, bu konudaki tartışmalar, hem vatandaş, hem medya yoluyla seviyeli bir dil ile yürütülüyor. Malatya’da her konuda olduğu gibi, klasik muhalefet atışlarıyla tartışma yapılıyor. Birileri bu konunun daha önce çok uygulamasını görmüş gibi, ahkâm kesiyor, birileri bu ahkâmı alkışlıyor. Bu arada projeyle Malatya’ya hizmet getireceklerini düşünenler, şaşkın bir vaziyette bu gidişi izliyor. Elbette araştırmalarını sürdürüyor, ne getirip ne götüreceğini hesaplıyorlar. Tabi Malatya zor şehirlerden birisi, yaptıklarınızı beğendirmek oldukça güç, hizmet başarılı olursa, “biz de söylemiştik, bu yatırım şehre renk katacak diye” korosu, bazı aksamalar yaşanırsa “biz zaten böyle olacağını söylemiştik” korusu devreye giriyor.

Peki, bu konu gerçekten araştırılarak mı konuşuluyor? Hayır, daha çok “klasik muhalefet salvoları” ile meseleler değerlendiriliyor.

Maraş belediye başkanının özel bir televizyon kanalındaki söyleşisini seyrettim, programı yapan genç TRAMBUS uygulamasının Maraş’a ne getirip ne getirmeyeceğini sorarken, başkan gayet rahat, projenin artılarını ve eksilerini sıralıyor, neticede Maraş’a faydalı olacağını söylüyor.

Biz ihalenin şeklinden tutun, fikrin ilk gündeme gelişinden itibaren, yolları, standartları konuşup durduk. Oysa Maraş’ın yolları bizden daha engebeli… Tabi yöneticileri genelde “saman altında su yürütenler olarak görmek” iliklerimize işlediği için “bu projeyle mutlaka bir şeyler götürecekler” diye bakanlarımız da var. Yazık, demek ki, birbirimize güvenmeyi kendimize layık görmüyor, her kim olursa olsun, bir projeyle dile geldiğinde, ideolojik veya karşı olduğumuz bir görüş nedeniyle, proje sahiplerini mutlaka “hırsız” görmemiz gerekiyor. Hastalık derecesinde üzerimize sinmiş bir hal bu… Elbette bizi bu paronoyaya getiren sebepler var ama her projede bu paronayı devreye sokmak, sağlıklı bir ruh hali değil diye düşünüyorum. Araştırarak tartışmaya katılalım, önerilerimizi ve karşı düşüncelerimizi bir hizmet duygusu içinde dile getirelim. TRAMBUS konusunda, bilmediğimiz konuda ahkâm kesmek yönümüzün ağır bastığını düşünenlerdenim. Biraz olsun, arkadaşlarımıza güvenelim veya araştırıp arkadaşlarımızın elini güçlendirecek, proje destekleri oluşturalım.

TARMBUS elbette mucizevi bir alet değil ve Malatya trafiğine “uçan süpürge etkisi” yapmayacak ancak önemli bir rahatlama getirecek. Efendim on-yirmi trambus dünyanın maliyeti, iyide otobüsleri de kimse, bedavadan, babalarının hayrına vermiyor. Üstelik bu projeyi şehirlerine götürmek isteyenler, hem çevre kirliliğinin azalacağını, hem yakıt masraflarının dörtte veya üçte bir maliyetiyle daha fazla yolcu taşınacağını söylüyorlar. Hadi Malatya’nın yöneticilerine, belki izah edemediğiniz nedenlerden dolayı karşısınız, Maraş ve diğer şehirlere ne diyeceksiniz. Bu şehirlerin hepsinin yöneticileri, şehirlerine ihanet yarışına mı girdiler?

“Gör kim ne yiyecek” bakış açısıyla yapılan tartışmaların Malatya’ya bir faydası olmaz. Ne yanlışı düzeltir, ne doğruya destek üretir. Bizde bazı tartışmalar şu hikâyedeki gibidir: Adam yemek için biber alır, hanımı güzel bir yağda biber kızartma yapar. Sofraya otururlar. Adam biberi ağzına alır ve acısıyla hoplar, ağzını açar “hay senin gibi hükümetin, bibere bak acıdan yenilmiyor” der.

Bizden istenen bilinçli bir eleştiridir. Şehri besleyecek olan da bilinçli eleştiri türüdür. Biberin acısında bile hükümeti suçlayan bir anlayış, bilinçli eleştiri üretemez ve olan da şehrimize, ülkemize olur.

Bu konu tek yazıyla geçiştirilecek bir konu değil nasip olursa bir başka yazıda değinmeye devam edelim.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 4
Bugün : 47
Bu Ay : 17708
Toplam : 26966

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom