Şevket Başıbüyük

Şevket Başıbüyük

sbasibuyuk@hotmail.com

Bir İdamlık Kent ve Bin Serzeniş

 Bir İdamlık Kent ve Bin Serzeniş

 

“Adalet tecelli etmeli” başlıklı yazı Ramazan Kayan (Hoca)’nın “Milat” gazetesindeki 14.12.2012 tarihli köşe yazısının ismi.

Malatya’nın yetiştirdiği ilim adamlarından Kayan Hoca; “Nihayet Hatırlandık…” diyor…

Yani ‘28 Şubat post-modern darbe’ye dikkat çekiyor.

“12 yıldır unutulmuş, kaderine terk edilmiş mağdurların ve mazlumların bugün hatırlanıyor olması yine de bir umut…” diyor Kayan Hoca.

Kayan Hoca’nın en çarpıcı, ya da beni heyecanlandıran; “28 Şubat post-modern darbe sürecinin şamar oğlanı, darbe kurbanı, işkence üssü, idamlık kenti Malatya’yı ve “Malatyalılar Örğütü”ne sözü getirmek istiyorum…” cümlesi oluyor.

Bu cümlenin içinden geçen bir kelime var ki o ayrıca beni etkiledi.

Etkilemek ne demek, yüreğimin en hassas telini titretti bu kelime.

Tahmin ettiğiniz gibi, bu kelime; cümlenin içinden geçen “idamlık kenti Malatya…” kelimesi…

Bu kelime, o malum süreci kaleme aldığım “Bir İdamlık Kent” adlı ilk göz ağrım kitabımı çağrıştırdı bana.

Ben bu kitapta sadece ve sadece malum süreç buharlaşıp uçmasın diye kaleme almıştım.

“28 Şubat post-modern darbe sürecinin şamar oğlanı, darbe kurbanı, işkence üssü, idamlık kenti Malatya’yı” yazmıştım bu kitabımda.

Bir seher vakti nasıl tutuklandığımı ve benimle birlikte tutuklananları yazmıştım.

Olayın ilk senaryosu olan, İnönü Üniversite’sinde joplanan başörtülü öğrencilerden tut, 3 Cuma peşpeşe “izinsiz yürüyüşler” bahane gösterilerek, olayla direkt ya da endirekt ilgisi olan insanların Malatya E Tipi Cezaevi serüvenlerini ve beraberinde işlenen süreci gergef gergef işlemiştim bu kitapta.

Ben bu kitabı, “işkence üssü, idamlık kenti Malatya’yı” anlatsın diye,  o malum sürecin tarihi bir belgesi olsun diye yazmıştım.

Bu kitapta lafı evirip çevirmeden, meseleyi olduğu gibi vererek kaleme almıştım.

Aslında bu kitapta mağduriyetimi ve benimle birlikte mağdur insanların gözyaşlarını/gözyaşlarımı kaleme almıştım.

“Kalpten kalbe bir yol var” sözü mucibince amacına da ulaşmıştım, samimiyetim ve gözyaşlarımın bir ürünü olarak kitap yok satmıştı, betseller arasına girmişti ama…

Ama birilerinin yapıştırdığı o yafta gibi değildi niyetim.

Para, rant asla değildi, hedefim bu kitabı kaleme alırken.

Kitabı yazdığım zaman cezaevinden yeni çıkmış ve defter kalem alamayacak kadar da parasız pulsuzdum.  İster inanın ister inanmayınız; ben bu kitabı okula giden çocuklarımın kullandığı defterlerin arta kalan boş sayfalarını toplayarak ve küçülmüş iki-üç santimlik kalan kurşun kalemleriyle yazdım.

Gece yazdım-gündüz yazdım toplam bir haftada bitirdim. Yani cezaevi çıkışımdan hemen sonra terim kurumadan, ayağımın tozuyla yazdım.

Ve piyasaya sürülmesiyle tükenmesi 20 günlük bir zamandı.

Bu kadar kısa bir zaman zarfında yok satan bir kitabın elbette ki bedeli de ağır olmalıydı….

Öyle de oldu.

Toplatıldı, yayınlanması ve satılması yasaklandı.

Başta Malatya olmak üzere iki şehirden ayrı ayrı bana davalar açıldı.

Soğuk mahkeme koridorlardan attığım voltalar dört ay yattığım cezaevi voltalarını da geçti ama nihayeti sevinçle bitti,  “BERAT” la sonuçlandı.

İşte en kahredici darbeyi bundan sonra yedim ki…

Bu darbe, rejimden değildi…

Bu darbe dost bildiğim insanlardandı.

Nasıl mı?

“Bir İdamlık Kent” kitabım beraat edince bazı yayınevlerinde ikinci baskı yapma talepleri geldi.

Hay gelmez olaydı…

Sevinçle kitabı gönderdim yayınevine.

Aylar sonra, o dostane görünen yayınevinin cevabı ne olsa beğenirsiniz?

“İlk baskıda yok satan ve tarihi bir belge değeri olan bu kitabınızdan 2. Baskı olarak 5 bin, 3.’cü Baskı 10 bin ve 4.’cü baskı olarak da 15 bin yapıp piyasaya sürüyor ve senden hemen antlaşmayı imzalamanı bekliyoruz”  şeklinde değildi tabii ki…

Kitapta sözü edilen ve ismen zikredilen Müslümanların da başında olduğu bu Yayınevinden bana gelen cevap idamla yargılanmamdan daha ağır ve vahimdi maalesef…

“Bu kitapta sen Müslümanları fişlemişsin” denilerek 2. baskı yapılmadı/yaptırılmadı…

Aslında ben bu olayları hiç hatırlamak ve hatırlatmak istemiyordum ama Kayan Hoca’mın “Adalet tecelli etmeli” başlıklı yazısını görünce, galiba  serzenişte bulundum gayrı ihtiyari…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 9
Bugün : 757
Bu Ay : 3898
Toplam : 3898

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom