Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

ADALET… DAHA FAZLA GECİKMEDEN

 ADALET… DAHA FAZLA GECİKMEDEN

 

Yıllardır yüreğimizde bir ağırlık, sorup durduk; ülke için, insan için, inançlı ve insanca bir dik duruş sergileyen insanlara bunlar mı reva görülmeliydi? Elbette sadece insanca bir dik duruş demekte yeterli ancak bir gerçek var, ülkemizde kendi hastalıklı zihinleriyle ürettikleri bir kast sistemini yerleştirmek isteyenler özellikle “inançlı ve insanca bir duruşu” fedakârca uygulamak isteyenleri hedef seçtiler. 28 Şubat süreci bu hedefe varmak istemenin bir sonucuydu. Malatya bu hedef için “kurban şehir” seçildi.

O günleri yaşayan her bir insanın anlatacağı çok şey var. Yargılaması hala sürenler var. Ve cezaevi dedikleri yerde gün dolduranlar var. Hangi suçtan derseniz; suç mu lazım, lakin ben buna şöyle cevap vereyim: “28 Şubat kast sistemi ağalarının ürettikleri ve tarif ettikleri suçtan!” Ortada insanlığa karşı işlenen bir suçları yok. Ülkeye ve devlete karşı işledikleri bir suç yok. Fakat ortada yorgunluk bilmeyen fedakâr çalışmalar, uykusuz geceler var. Ortada çocuklarını gece uykuda öpebilen babalar gerçeği var. “Her can kıymetlidir, insan öldürülerek değil yaşatılarak ülkeye hizmet edilir. Şiddet her toplumun akrep yanıdır, gün gelir sıkışır kendini (ülkeyi) yok eder” diyenlerin terör suçuyla mahkûm edilmeleri gerçeği var.

Evet, ortada bir suç var; yıllardır ülkemizde bir suç işleniyor. İnsanların inanç hakları ellerinden alınıyor, hiçbir ücret istemeden hizmet üretenlerin özgürlükleri yok ediliyor. Robotlaşmış insan hedefiyle yola çıkanlar, ülkeyi üretken bir zihinden uzaklaştırmak için ellerinden geleni yapıyor. Ortada bir suç var; insanlığı çürütmek isteyenler var. İnsanlığı dibe vurdurmak için senaryo yazıp uygulayanlar var. Eğitim sistemi, insana saygı sistemi, insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışı yerle yeksan edildi. Bu suçları işleyenler, işlemeye devam edenler var. Pervasızca bu yaptıklarını haklı göstermeye çalışanlar var.

Fedakâr yürüyüş sahiplerinin her birine ayrı suçlar ihdas ederek, ülkeyi “her şartta fedakâr olmaya çalışan, böyle insanların yetişmesine ömür harcayan” insanlardan mahrum edenler, memlekete ne kazandırdılar. Ülke bu tür “senaristlerle” hep kaybetti. Her nevi zenginliğini yok edecek noktaya geldi. Mazlumlar çoğaldı, bir avuç “zalim” keyf çatmaya çalıştı.

Başta Zekeriya ŞENGÖZ ve Fahri MEMUR olmak üzere, adını belki bilmediğimiz nice insan, ülkeye ve adalete karşı suç işleyenlerin zulmüne maruz kaldı. İşkence çektiler. O insanların çektiği işkenceyi, bu ülke bize kalacak diye gerekli görenler var olmalı ki, seyre daldılar. Uydurdukları senaryolarla nice insanları evlerinden kopardılar. Şu gün olmuş, yeri bilinmeyen, yaşayıp yaşamadığı bilinmeyen kişiler var. Bu adaletsiz çizgiyle “ülke var etmek” isteyenler bilmeli ki, bu tür yaklaşımlarla ülkeler var olmaz, yok olur. Devletler payidar olmaz, haritadan silinir. Adalet ideolojik bir kavram haline getirilirse, nice insan daha nice sıkıntılar çeker, işkencelere uğrar. Bu nedenle, adalet daha fazla gecikmeden ölü halden diri hale getirilmeli. İhdas edilen suçlarla, niyet okumalarla yargılanıp mahkûm edilen bu insanlarımız özgürlüklerine kavuşmalıdır. Ülke faydasına fedakâr duygularla sürdürdükleri ömürlerine bu ülkenin ihtiyacı var. Bu husus göz ardı edilmemeli…

Adalet… Daha fazla geciktirilmeden zira geciken adalet insana, ülkeye zarar vermeye devam eder.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 9
Bugün : 637
Bu Ay : 17544
Toplam : 26802

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom