Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

ÇOCUKLARINI UZAK DİYARLARDA KAYBEDENLERE

ÇOCUKLARINI UZAK DİYARLARDA KAYBEDENLERE
 

Bir baba, ayakta duramıyor… Bir anne, onu ben doğurdum, acısını ben bilirim, siz ne anlarsınız diyor.

Sahi dışardan gazel okuyan anlar mı bunları, bir anayı… Hele bilseniz, o ana ne yokluklarla büyütmüştü o delikanlıyı… Mesela bir zeytinin, en az dört defada yendiği bir sofrayı gördünüz mü ve o zeytini, o şekilde yiyen çocuğuna, anlatamayacağınız bakışlarla bakan anayı anlayabile kapasiteniz var mı? Ben bir sofrada, bunu anlattığımda, sofradaki insanlar zeytini ellerine almış, şöyle bir bakmış, bu zeytin, dört ısırık demiş ve gülüşmüşlerdi.

Neyin kavgası veriliyor dersiniz. Birilerinin alkış almaktan gerdanı dört köşe, bir yerlerde analar ve babalar, gece olduğunda çocuklarının hayalleriyle uyuyor. Ah bir de rüyalarına girse çocukları, sevinçle uyanıyorlar. Çocuğumu çok iyi bir bahçede gördüm, çocuğum cennetteydi derken, yüreklerinin ışıltısı gözlerine vuruyor.

“Çocuğum...
Güneş Yüzlüm,
Gecelerimin hilali,
Ve tatlı pınarı evimin...” diye günler geçiriyor bir anne.

Ve bir gün… Gece güne dönerken, huzursuz bir uyku ile uyanıyor. Kapısının çalındığını duyuyor. Kapıya koşuyor. Evinin içine, huzursuz uykusunun tabiri düşüyor. Belki de “Oğluuum” diye yığılıyor.

Hadi o anneye “güneş yüzlüsünü” geri getirin. Hadi o anneye “gecelerinin hilalini” geri getirin…

Hayır, getiremezsiniz. O anne için doğan güneşlerin bir anlamı olmayacak, geceleri aydınlatan hilali fark edemeyecek…

Bir anne düşünün…
“Diri ol, cesur ol, sahip ol duygularına.
İnsan gibi insan ol çocuğum,
Yaratan nasıl istiyorsa öyle...
Pençelerinle değil, düşüncelerinle büyü…” diyor.

Çocuğunu, düşündüğü için apar topar götürüyorlar. Sonra gelip, anlamsız bir dil ile anneye “ama senin çocuğun…” diye başlıyorlar. Farkında değiller, anne içinden bedduaları sıralıyor. Beddua alanlar, çocuğu annesinden koparmanın hevesi ile anneyi inandırdıklarını sanıyor. Siz kim oluyorsunuz da bir anneyi kandırdığınızı sanıyorsunuz!

Anne size bir çocuğunu verdi, siz o anneye hiçbir şey veremediniz…

Hayır, o anne, sandığınız gibi size inanmadı. O çocuğunu görüyor sadece, çocuğu sizin göremediğiniz bir pencereden annesine bakıyor. Ve anne, ninni gibi, sesini çocuğuna duyurmaya çalışıyor: “ Sana bakan gözlerim, seni göremez oldu/ haberin kırdı, kolumu, kanadımı, umutlarım yolundu/ beni avutmaya çalışıyorlar, sen onların çocuğu hiç olmadın ki/onlarda senden kalan bir uykusuzluk yok ki/ onlar boş sofralara bakıp ağlamadılar ki…”

Bazı şeyleri anlamamak için direnenler, akıllarınca “en akıllıyı oynayarak” yürüyor.

Bir anneden çocuğunu alıp, ona hiçbir şey veremeyenler akıl terazisinde neredeler?

Çocuklarını uzak diyarlarda kaybedenler, sabredin, duasız bırakmayın kendinizi ve çocuklarınızı… Etrafınızda ki boş konuşmalara takılmayın, aslında onların çoğu da ne söyleyeceklerini bilmiyor. Kurdukları ezber cümlelere de takılmayın, Allah’a yakın olmaya çalışın zira Allah kendisine yakın durmaya çalışanlara uzak durmaz…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 9
Bugün : 431
Bu Ay : 16511
Toplam : 25769

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom