Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

SURİYE’YE GİTMEK İSTEYEN ÖNDEN BUYURSUN

 SURİYE’YE GİTMEK İSTEYEN ÖNDEN BUYURSUN

 
Suriyeli kardeşlerimizin çektiği acıları yıllardır konuşuruz. Yanılmıyorsam 1979 veya 1980 idi, Suriyeli bir bacımızın zindandan gönderdiği mektup Yeni Devir gazetesinde yayınlanmıştı. O mektup Esed ailesinin ne kadar iğrenç ve zorba bir yönetim ortaya koyduğunu ifade ediyordu.

1982’de Hama katliamına şahit olduk. Esed ailesi bu kanla orada ve ellerinin temizleneceğini de sanmıyorum. İran da bu kana sessiz kalarak veya zımnen destek vererek çapını ortaya koymuştu. O gün İran’ı eleştirenler ve Suriye’ye halkına destek verenler, bu tavırlarına rağmen birileri tarafından “İrancı” olarak itham edildi. Hatta “Humeynici” diye yaftalandı ki, Türkiye’de insan üzerine çalışmalarına engel olunsun… Epey sıkıntı çektik; İslâm kardeşliğinden yana olduğumuzu, Şii-Sünni ayrımcılığının yanlış olduğunu söylemekle bazı şeylerin karıştırılmamasını söyledik ama malum çevreler tarafından sürekli dövüldük.

Şimdi Suriye’de yine karmaşa var, devam eden zulmü bütün dünya görmeye başladı ve dün meydanlara çıkıp zulümleri protesto etmemizi radikallik olarak gösterenler, ilgisi olmayan ve tamamen art niyetli isimlerle isimlendirenler insanları Suriye’ye akına yönlendiriyor ama meydanlarda yine yoklar.

Dün biz Hama’yı konuştuğumuzda sessiz kalanların, bugün Suriye’ye akından bahsetmeleri düşündürücüdür. Bunu “o gün zamanı değildi” diye mi izah edeceğiz?

Şimdi tiyatroda bir başka perdeye geçelim…

1993 yılı Değişim dergisinde Mahmut Abacı imzasıyla Somali üzerine bir haber yorum var. Orada özetle “bize Somali’deki açlık resimlerini, kemikleri çıkmış aç çocuk resimlerini gösterdiler. Biz o resimlere bakarken Somali’yi işgal ettiler. Somali’de istemedikleri bir muhalefete karşı operasyon yapmak için bu yolu kullandılar” deniyordu. Aynı şeyi yakın zamanda yaşadık. 2011 yılımız Somali ve açlık üzerine duygusal sahnelerle geçti. Ve tabi bize Somali’nin açlığını gösterenler hangi adımları attılar, ne gibi siyasi atılımlarda bulundular, bunu düşünmedik. Zira biz duygulanmayı severiz, duygulanmaya vuruluruz. Ve galiba “ashab-ı uhdut kim” sorusunu cevaplamakta da mahir değiliz.

Evet, ben de Somali’ye ağladım, Suriye’ye ağlıyorum. Ancak atılacak adımları düşünerek atmayınca meydanların kullanılan insanları olmakla karşı karşıya gelebileceğimizi de düşünüyorum.

“İran sınıfta kaldı” diyenlerdenim ancak meseleyi bir İslâm dünyası içi mezhep çatışmasına doğru yönlendirenleri de görmek gerekir diye düşünüyorum. İran üzerine düşeni yapmadı, dün de yapmadı bugün de yapmıyor ancak bu Türkiye’deki kamplara kadar girebilen Fransız, İsrail ve diğer ülke ajanlarının provokasyonu gerçeğini değiştirmez. Suriye’deki muhalefetin bile üstlenmediği kimi şiddet olaylarını kimin gerçekleştirdiği sorularını sormak gerekir.

Belki fazla komplocu düşünüyorsun diyenler çıkabilir ama mücadelelerinin hiçbir aşamasında kardeşlik resimleri vermeyen insanların Suriye konusunda ortaya koydukları celallenme beni düşündürüyor. Elbette ben kardeşlerimin hepsini seviyorum, mücadele mantıkları benden farklı diye onları defterden silme gibi bir huyum olmadı. Fakat galiba yerli düşünme yetisini kaybedenler var ve bu kaybı bazı cemaatlerin tabanları da göremiyor. Dayağı yedikten sonra veya bir şeyler ortaya çıkıp “eyvah” deme anında, “biz neden buraya geldik” diyecekler. Bize gelince, biz öteden beri istişari düşünmeyi severiz, aykırı gibi gelen düşünceler önem veririz, bu yetimizi kaybetmeyelim.

Suriye destek mitinglerine katıldığımı da belirteyim. Dikkat çekmek istediğim şey aşırı duygusal davranıyoruz. Olayların arkasına bakmak gibi bir yönümüz fazla gelişmiyor. İslâm dünyasının sürekli dövülmesi de yalnızca duygusal kalmaları, yürek ve aklı dengeli bir şekilde işletememeleri değil mi?

Suriyeli kardeşlerimizin bizden “Suriye’ye girin” beklentisi içinde olduklarını sanmıyorum. Duyarlı olmak ayrı şey, olayları doğru okumak ayrı şey, kişilere endeksli duygusal refleksler ayrı şey…

İyi düşünmeliyiz…

Tabi düşünmek yerine bıyık altından gülenler de çıkabilir.

Kimsenin özgürlüğünü kısıtlayacak halimiz yok.

Dilerim ben haklı çıkmam. 
 
necip.cengil@hotmail.com
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 4
Bugün : 357
Bu Ay : 14869
Toplam : 24127

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom