Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

YAŞASIN ŞEHİTLER YA HAYATTAKİLER...

YAŞASIN ŞEHİTLER YA HAYATTAKİLER…
 
Şehitler gece gelir aklımıza, hayatı aydınlattıkları, hayata şahitlik ettikleri için değil, biz kendimizi o saatlere hazırladığımız için. Ve böylece şehitler gecesi yaparız, şahitlerden olmayı başkasına bırakarak, hatta mümin şahitliği hayata taşımasak da olur dercesine…

Gördüğüm o ki; biz kahramanlar üzerinden rol yapmayı severiz. Onlar şehittir, kahramandır, mübarektir, hayatı aydınlatmıştır fakta mümkünse biz, uzak atış satırların, sözlerin adamları olmayı tercih ederiz.

Peygamberimiz Muhammed-ül Emin’dir, biz olmasak da olur, O’nun eminliği hepimize yeter. O’nun gece tefekkürü, ibadeti bize yer bırakmamıştır. Onun sevgisi kıtalar aşar, zamanları geride bırakır bize gelir ve biz anlatır övünürüz. Peygamber sevgimizin adı peygamberi övme sevgisidir, O’nun yolunda gitme sevgisi olmasa da olur. Gelin size bir peygamber masalı anlatayım der gibi anlatırız.

Şehitler hayata, Allah’ın hayat için vazgeçilmez kıldıklarına şahit olmuştur. Bizim için önemli olan onların kahramanlıklarıdır, biz onların hayata kattıklarını değil kanlarını konuşuruz, onların yaşadıkları değil kanları heyecanlandırır bizi… Onların kahramanlıklarını bayraklaştırmak, yaşayanı değil alkışlayanı olmak, şehitliği hayatın tabii bir rengi olmaktan çıkarıp olağanüstüleştirmek, sloganlaştırmak ve haliyle ulaşılmaz kılmak, ruhundan arındırmak daha çok işimize gelir.

Salonların şaşaası daha önemlidir. Hayata şahitlik edenlerden olmak ağır bir yüktür ve mümkünse birileri o yükü taşısın bizde masalını yazalım… Salonlarda kuru slogan cümleleriyle ruhları gıdasız bırakarak, en iyi kahramanlar bizde der gibi anlatmayı severiz. Düşündürmek değil heyecanlandırmak, sönüp gidecek bir heyecan dalgası oluşturmak daha çok işimize gelir.

Biz masal severiz dostlar…

Peygamberi, şehitleri masal formatında anlatmayı, dinlemeyi severiz. İyilik masallarımız vardır. İnfak masallarımız vardır. Komşusu açken tok yatan bizden değildir, bizi aldatan bizden değildir, peygamber size ne getirdiyse alın, neden uzaklaştırdıysa ondan uzaklaşın başlıklı masallarımız vardır. Kendiniz için istediğinizi kardeşiniz için de istemedikçe kâmil mümin olamazsınız başlıklı masallarımız vardır. Ve daha başka başlıklı masallar… Kırmızı başlıklı kızı anlatır gibi anlatır geçeriz.

Bizim bir cennet-cehennem masalımız vardır. Hayatla ilgisi olmayan bir cennet ve cehennem algımız vardır. Mümkünse zahmetsiz bir cennet isteriz. Hani yatalak ve tembel bir hayata bağdaş kurup, birkaç günlüğüne cehenneme rıza gösterip, sonra çıkınımızı toplayıp cennet gitmektir hedefimiz. Kimse bundan bizi alıkoyamaz, cenneti yaşamasak da “mekânı cennet olsun” denmesi bizim için yeterlidir. Ne bizim, ne bizim için dua edenlerin, cenneti hayata ne kadar taşıdıkları önemli değildir.

Biz masallarla büyüdük, alışkanlıklarımızı terk etmek işimize gelmez.

Musab bin Umeyrin Medine’yi Medine yapan çalışmaları değil Uhud günündeki kanı ağlatır, heyecanlandırır bizi ve Uhud’u getirenin Medine olduğunu anlamak istemeyiz. Onun şehitliğine şahitlik eden tam bir kefeni bile olmamıştır oysa zengin bir ailenin çocuğudur.

Dostlar…

Biz desek de, demesek de şehitler hayattadır, algımız dışında yaşamaktadır. Peki, biz onların isimleri anıldığında slogan atarken, onlar bizim yaşadıklarımızı görüp ne yapar? 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 463
Bu Ay : 18124
Toplam : 27382

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom