Hüseyin Yalçın

Hüseyin Yalçın

huseyin-yalcin

TERÖR, EKONOMİ, TOPLUMSAL DAYANIŞMA VE ÜMMET OLMA BİLİNCİ

  DEVLETE DAİR: TERÖR,  EKONOMİ, TOPLUMSAL DAYANIŞMA VE ÜMMET OLMA BİLİNCİ

 

         “Hani Rabbin, Meleklere:”Muhakkak ben, yeryüzünde bir halife var edeceğim ”demişti. Onlar da:”Biz seni övüp-yüceltir ve(sürekli) takdis edip dururken, orada fesat çıkaracak ve orada kanlar akıtacak birini mi var edeceksin?” dediler.(Allah:)”şüphesiz, sizin bilmediğinizi ben bilirim.” Dedi.(Bakara suresi-30)

          “Yer, o şiddetli sarsıntısıyla sarsıldığı, .Yer, ağırlıklarını dışa atıp çıkardığı. Ve insan: “buna ne oluyor ?” dediği zaman:” (ZELZELE SURESİ 1-3)

          “En büyük devletler, gençler tarafından yıkıma sürüklenmiş, ihtiyarlar tarafından kurtarılmış ve kalkındırılmıştır.”Cicero

          “Anne ve babaların çocuklarını zararlı yayınlardan koruduğu gibi, devlet de milletini aynı şekilde zararlı fikir ve cereyanlardan korumalıdır.”İkinci Abdülhamit Han

         “Bir devletin değeri, politikacılarıyla değil, devlet adamlarıyla ölçülür.”John Stuart MİLL

        “Yasa, düzen ve güvenlik, devletlerin niteliklerini ölçecek üç temel unsurdur.”Montesquieu

        “Devleti yıkan bütün hataların altında nice gururun gafleti yatar.”Yavuz Sultan Selim

        “Şahsınıza yapılan kötülüğü affedin, milletinize yapılanı sakın affetmeyin.”Hz. Ali

        “Bir millet, tek bir insan ve tek bir ruh olabilmektir.”Victor Hugo

       “Felaket başa gelmeden önce önleyici ve koruyucu tedbirleri düşünmek gerekir, geldikten sonra düşünmenin yararı yoktur.”Atatürk

       “Bazen saadette felaket olduğu gibi, felaketten dahi saadet çıkar.”Said  Nursi

       “Her felaket sahibi bir yönden mutludur; çünkü her felaketin daha büyüğü vardır.”Hz.Ebu Bekir

        “Büyük acılar kadar bizi olgunlaştıran bir şey yoktur.”Alfred De Mussed

       “Acı, akıllı adamların hocasıdır.”Lord Byron

        “İnsanların en büyük dostu, zorluklardır; çünkü onları karşılaştıkları bu zorluklar güçlendirir.”Herbert N. Casson

        “Dostlara acılarını paylaştığını göstermek, birlikte yas tutmakla değil, onlara yardım etmekle olur.”Epicuros

            Toplum bilimci ERİCH FROMM ‘a göre:”Her canlı kendi varlığını koruyabilmek için” çevre”ye karşı bir savaşım verir.”Dost” ve “Düşman”  kavramları da, bu süreç içerisinde ortaya çıkar. İnsan, varlığını koruyabilmesi açısından “engel” olarak algıladığı öğeleri “düşman” ,kendini “destekleyici “gördüğü öğeleri de ”dost”  olarak algılar.

            Yurtseverlik, üzerinde yaşanan toprakları ve o topraklarda geçerli” "belirli bir yaşam biçimi”ni benimseme ve koruma eğilimidir. Oysa milliyetçilik, parçası olunan ”ulus” ve “etnik gurup” adına “güç ve saygınlık” kazanma amacını da içerir.”der. Toplumsal olgular ve güç dengesi devletin amaçları çerçevesinde şekillenir. Devletin amacı şiddeti yok etmek değil, şiddettin yurttaşlarca birbirlerine ve devlete karşı kullanılmasını önlemektir. Bu gün ve gelecekte barışçı araçlar etkisini yitirdikçe, şiddete dayalı araçlar, güçler dengesinin siyasal iktidara, hükümete yansıtılmasında daha çok kullanılmaya başlandığı gerçeği bir kez daha görülecektir. Şiddete dayalı araçlar ve yöntemler, şüphesiz ki silahlı savaşımdan ibaret değildir. Bazı iç ve dış çıkar gurupları; karanlık mihraklar gerek kitle iletişim araçları üzerinden gerekse derin ekonomi üzerinden bulanımı kışkırtmak, tırmandırmak için çaba sarf etmekteler. Şiddetin psikolojisi analiz edildiğinde topluma uyamayanların vermiş oldukları çeşitli zararlar ve bunları bertaraf etmeyi görev bilmiş baskıcı rejimin varlığı görülecektir. Tüm siyasal düşünce tarihi insanların doğuştan “kötü” olduklarına inanlarla, insanların “iyi” ya da “kötü” olmalarının şartlara bağlı olduğuna inanalar arasındaki karşıtlıktan oluşur” inancı ile verilen mücadeleden ibaret olduğu anlaşılacaktır.

 

           Terörizmin Sosyolojisine bakılacak olursa;”Terör” kelimesinin Latince kökenli bir sözcük olduğu,”büyük korku” ya da ”korkudan titreme” anlamı taşıdığı görülür. Terörizm ise,”siyasal şiddet” ve” yıldırıcılık”  anlamında kullanılır. Toplumun ve dolayısıyla toplumu yönetenlerin-direncini kırmak için “ortak korku yaratmak”, daha doğrusu “dehşet salmak” amacına yöneliktir.

            Terörizm, “zayıf” olanın seçtiği bir tür” siyasal şiddet” biçimidir. Terörist –zayıf olduğu için kendini gizler. Beklenmeyen bir anda ve beklenmedik bir yerden  “vurup kaçmaya” çalışır. Çünkü devletin güvenlik güçleri, sayıca ve silahça kendisinden üstündür. Bu “ani şiddet”te amaç bir varlığa zarar vermek ya da onu yok etmektir. Oysa terörist için, şiddet bir amaç değil “araç”tır. Örneğin; sıradan bir katil, bir insanı “öldürmesini istediği için” öldürür. Terörist içinse, önemli olan o insan ya da insanlar değil, onları öldürdüğü zaman toplumda yaratacağı etkidir. PKK’nın,ses getirecek,altın vuruş dedikleri :” kanlı çukurca baskını” terörizmin bir canlı örneğidir. Burada kimlerin olduğu, ölecek olanların kimliği “doğrudan” bir önem taşımaz. Prof. Atilla YAYLA;”Terör eylemlerinde, psikolojik sonuçlar fiziksel hedeflerden çok daha önemlidir.”der.

           Çağdaş anlamda terörizmin kurucusu Hassan SABBAH (1049-1134)  olduğu söylenebilir. “İnsan öldürmeyi bir sanat” haline getirmiştir. Hassan SABBAH,”kurtarılmış bölgeler”  deyimini ve “vur-kaç” taktiğini terörizme kazandıran isimdir. Ülkemizde, var olan şiddet ve terör olaylarının yakın tarihi 1968 kuşağı ile başlamıştır. Kırsal kesimden Kentlere göç ve ekonomik yapı arasındaki devasa farklılıklar, buhranlar, uçurumlar toplumda öğrenci hareketlerini tetikleyen faktör olmuştur. Ankara üniversitesi dil ve tarih fakültesi ile Ziraat fakültesindeki öğrenci olayları ilk örneklerini teşkil eder.

           Türkiye’nin yakın tarihi ve terör olaylarının oluşum aşamalarının analizi yapıldığında özellikle görüleceği üzere; Güneydoğu ve Doğu da ki  “etnik terör”ün artması “Askeri yönetim” dönemlerinde “Kürt Kültürü” ve “Kürt Halkı”na uygulanan “ulusalcı” baskıların ürünü ve yanlış politikalarının kaçınılmaz sonucudur.

 

              Terörist psikoloji’ne, bakıldığında Terörist genellikle kendisini bir “saldırgan”dan çok bir “kurban ”olarak algılar. Şiddetin asıl sorumlusunun “düşman” yani “devlet” olduğunu; şiddet eyleminin bireysel bir “tercih” değil, tarihsel bir” zorunluluk” olduğunu düşünür. Terörist istemleri kabul etmek,”şantaja” boyun eğmekle eş anlamlıdır. Konu ile ilgili Prof. Dr. Ahmet Taner KIŞLALI :”Silah ve şiddet karşısında toplumun boyun eğdiğini göstermek ne kadar yanlış ise; terörü yaratan ortamın değişmesi için gerekli “demokratik” adımları atmaktan kaçınmak da, o ölçüde hatalıdır. “der.

               Terörizme karşı verilen savaşımda göz önünde bulundurulması gereken temel unsurları şöyle sıralayabiliriz: A)-Silahlı savaşım tek başına terörü bitirmek için hiçbir zaman yeterli bir faktör olmadığı gibi, terörün silahsız çözümü de yoktur. (Verilmiş bir takım ödünler teröristi tatmin etmez.). B) -Gerçek dünya ile” teröristin dünyası” arasında da büyük farklar vardır. Terörist’in İnanç ve olguları ile gerçek olaylar arasında ki ”çelişkiler” somutlaştıkça teröristin inanç ve direnci azalır. (Dağı ve dağın ardını sosyolojik ve psikolojik olarak iyi okumak.) C)-Terör guruplarına liderlik yapan kişiler üzerinde tek, tek etkili olmak. D)-“Masum kurbanlar” a zarar vermekle terörizmin başarısızlığa “mahkûm” olacağı ve hedeflenen “amaca” ulaşılamayacağı vurgusu(Ör: Kürtçe ve benzeri dillerin üniversitelerde okutulması). E)-Barışçı yollar, siyasal amaçlara ulaşmada etkin yoldur;terörün panzehiri daha fazla demokrasidir, vurgusu. F)_Çağdaş ideolojilerin; insan hak ve özgürlüklerini tanımlamada hep yetersiz ve eksik kalacağı,”İslam Din’ i” ve” ümmet olma bilinci “  ancak gerçek” kurtuluş reçetesi” sunabileceği vurgusu.

 

            Türkiye Cumhuriyeti; AK Parti Hükümeti Dönemlerinde geçmiş iktidarların hatalarının telafisine hızla giderken; diğer yandan da “Demokratik Olgunluk” ve “Katılımcı Demokrasi” ile Türkiye’nin “Yeni Sivil Anayasa”sını yapmak için hummalı bir şekilde çalışmaları aralıksız sürmektedir.” Yeni Türkiye Yol Haritası :”kararlılıkla şekillenirken, ekonomisi güçlenirken, halkın refah düzeyi iyileşirken, hükümet reel faiz oranını sıfır noktasına çekmeye çalışırken, Uluslar arası ekonomi derecelendirme kuruluşları; Türkiye’nin kredi notunu artırırken, dünya ekonomisinde büyüyen ilk sekiz ülke arasında yer alması; Türkiye üzerinden faizden kolay para kazanmaya alışmış IMF ve “Derin Ekonomik Yapılanmaları” elbette huzursuz edecek, uykularını kaçıracaktır. Başta İsrail, Almanya, Suriye ve diğer yandaşları üzerinden “Ortadoğu ve Kürt Halkları”nın yaşamış olduğu coğrafya da; özellikle İslam coğrafyasında her türlü terör olaylarının oluşumuna finansörlük etmeye devam edeceklerdir. Akdeniz de Rum yönetiminin petrol arama çalışmalarına destek vermeleri de bu duruma iyi bir örnek teşkil etmektedir. PKK’ ya ilgili taraflarca aktarılan para transferleri akışı ve silah yardımları da bu durumun açık bir belgesi, göstergesidir.

             Terör örgütü, PKK hareket alanını, manevra kabiliyetini istediği kadar genişletsin, hükümet sivil siyaset alanını güçlendirdiği müddetçe seksen dört ilde PKK, döktüğü ve dökeceği kanda kendisini boğacaktır, kendisini bitirecektir. Erciş depreminde devletin bütün imkânları seferber etmesi; vatandaşının yanında yer alması karşısında, terör örgütünün karalama ve karşı propaganda uğraşı ve çabalarını da boşa çıkardı. Terör örgütünün gerçek yüzünü bir kez daha tüm çıplaklığıyla açığa çıkarıverdi.

                 Dün; kanlı çukurca baskını ile yetmiş dört milyon insanımızın yüreğine kor ateş düşerken; bu gün Van-Erciş depremi ile acımız kat be kat artı. Erciş depremle yıkıldı, yerle bir oldu. Başbakan aynı gün oradaydı. Bir Dünya Liderine yakışır biçimde, başbakanlık görevini icra etti. Sabahın geç vakitlerine kadar, olay yerini bir dedektif titizliğiyle inceledi. Bakanlarına ve mülkü idare amirlerine direktif ve talimatlar verdi. Vatandaşına başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerinde bulundu. Vatandaş; vatandaş olduğunu seksen sekiz yıl sonra tekrar anlamış oldu. Vatandaşlık şuuruyla bilinçlendi. Onlarla hemhal oldu. Hükümet, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları seferber oldu. Arama kurtarma çalışmaları aralıksız sürdürüldü. Kurtarılan her hayat yetmiş dört milyona moral oldu, acılar az da olsa hafifletildi. Türkiye tek vücut oldu, tek yürek oldu. Deprem; Türkiye’nin bir gerçeğini, kanayan yarasını; ertelenen problemlerini tüm yalınlığıyla gözler önüne serdi.  Türkiye Deprem gerçeği ile yüzleşti. Türkiye’nin Deprem Fay hattı üzerinde olan ülke oluşu kentsel Dönüşümün acili yetini ve önceliğini gözler önüne serdi. Başbakan:“İKTİDARI KAYBETSEK DE BUNU YAPACAĞIZ”
Çevre ve Şehircilik Bakanlığımla bir çalışma içine gireceğiz ve şehirlerimizde yetkiyi gerekirse bakanlık bünyesine alacağız ve gecekondu kaçak yapılaşma gibi binaları gerekirse sormadan kamulaştıracağız. Bedeli ne olursa olsun.
Oy verir oy vermez kaygısı içinde olmayacağız. Bu tabloları devamlı yaşamaktansa iktidarı kaybetmeyi tercih ederiz.
Bunlara artık evet diyemeyiz. Artık bunlardan bıktık hem bunlar söyleniyor hem de şikâyet ediliyor. Bazı kendini bilmezler çıkmış “Vali istifa”. Vali mi veriyor bunları ruhsatını. Kim bilir hangi belediye hangi yapı ruhsat şirketi.
Başta büyük şehirlerimiz olmak üzere bütün gecekondular kaçak yapılar. Bu çağrımıza kulak versinler.
Ramazan’da Ankara’da bazı gecekondu mahallerini dolaştım evlerini müteahhide vermeye hazırlanıyorlardı. Kusura bakmayın. Biz artık yüklenici filan bekleyemeyiz. Süratle bunu yasal düzenlemesi yapacağız.”dedi.
Halkın barınma, giyim ve gıda gibi temel ihtiyaçları hızla giderilmeye çalışıldı. Yurt içi ve yurt dışı yardımlar geliyor, gelmeye devam etmektedir. Başbakan’ın kentsel dönüşüm tahaahütleri ile  ilk etapta sekiz il acil eylem programına   alındı.

               Van/ERCİŞ Depremi biz insanoğluna çok şey öğretti hiç şüphesiz; İlahi mesajlar verdi şüphesiz. Kâinatın sahibi Allah(C:C): “ İlahi Sünnetullah’ı nı“ hayatımızda yeniden zuhur ettiğini gördük. Geçmiş kavimlerin “kıssa”larını iyi okumamız gerektiğini hatırlattı. Gökdelenler ve maddi tüm sahip olduğunu sandığımız her şeyin ansızın elimizden alınıverdiğini, kayıp gidiverdiğini, yok oluverdiğini gördük. Halife ve emanetçi olduğumuzu hatırlattı. Biz ölülerin fani dünya ya dünyalık geçim kadar değer vermemiz gerektiğini hatırlattı. Güçsüzlüğümüzü gördük; acizliği yaşadık. Ölümün bize şah damarımızdan daha yakın olduğunu gördük.”(Allah’tan geldik ve dönüşümüz  O’nadır.)”İnsanlık onurunu, Toplumsal yardımlaşmayı, dua’yı, iman etmeyi ve ölümü” öğrendik. İslam kardeşliğinin: İslami dayanışma ve yardımlaşmanın en önemlisi vermeyi, infak etmeyi;” peygamberin sünnet”inin muhatabı olduğumuzu hatırlattı bize.

.

                 Enkaz altında kalanları; annelerin, babaların bebek ve çocukları için ölüm kalım mücadelesi verirken; bu durumu hiçbir çağdaş ideolojik kavramın tarif edemediğini gördük. Annelerin ve anneliğin kutsandığını bir kez daha gördük. Annelik içgüdüsünün ırkçılığı yerle bir ettiğine şahidi olduk, gördük. Terör Örgütünün yönlendirmeleri sonucu; giden yardım kamyonlarının yükü yağmalandı, çadırları alındı. Devlet yetersiz gösterilmek istendi. Bölgenin sağduyulu halkı olanlara prim vermedi. Gerçeği gördü; oyunu bir kez daha bozdu.

 

               Dış ve iç mihraklar:“ Kürt-Türk etnik ayrışımını “ulusalcılık söylemi “ile” Toplumsal Fay Hatları oluşturmak” toplumu ayrıştırmak istediler.” Milletimizin sağduyusu; kardeşlik, birlik ve beraberliği karşısında büyük bir bozguna uğradılar.”İslam Coğrafyası”nda “Ortadoğu “da yüzlerce yıldır “Kader Birliği” yapmış halkları; Kürtleri, Türkleri “suni ulusalcılık” la yok edemeyeceklerinin yenilgisini bir kez daha yaşamış oldular. Güçlü, birikimli; devlet olma geleneği ve şuuru ile “Yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti”nin akılcı ve insancıl politikaları karşısında tutunamayıp bozguna uğradılar. İslam kardeşliğini ve ümmet olma bilincinin altında yeniden ezildiler. Un ufaldılar. Bu millet “kardeşlik imtihanını “ yüzünün akıyla verdi. Kardeşliğimizi , birlik  ve beraberliğimizi bozamadılar.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 635
Bu Ay : 18296
Toplam : 27554

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom