Şevket Başıbüyük

Şevket Başıbüyük

sbasibuyuk@hotmail.com

KUDEB'in Aslantepe'de yaptıklarına bak

KUDEB’İN ASLANTEPE’DE YAPTIKLARINA BAK

Aslında yeryüzünün her bir parçası değerli ve özeldir ancak insanın gözlerini dünyaya açtığı mekânlar insana daha özel ve güzeldirler.

Malatya’nın yeşil kasabası Orduzu da benim için özel ve güzeldir, kimselere yedirmem, böyle biline…

Sözü eğip bükmeden Koruma Uygulama Denetim Bürosu’nun (KUDEB’in) Orduzu Aslantepe Höyüğüne giden yol üzerindeki yeni çalışmalardan bahsetmek istiyorum.

Konuyu bilmeyen okuyucucularıma hatırlatma babında, meseleyi bir adım geriden başlatacak olursak; Orduzu Aslantepe açık hava müzesi oldu…

Fransız arkeolog Prof. Dr. Marcella Frangipane’nin tespitiyle; Dünya’nın ilk devletini kurulduğu,  ilk kılıcının bulunduğu, ilk saray kalıntılarının yer aldığı yani yeryüzünün ilk medeniyet şehri olan Aslantepe  ‘Açık Hava Müzesi’ oldu…

Şimdi de, bir açık hava müzesine yakışır –ya da yakışacak- şekilde- Malatya Valiliğince- bazı çalışmalar yapılıyor.  Çiçeği burnunda bu açık hava müzemize gelecek turistlerin göz zevkinin bozulmaması için Valiliğimiz, işi; Aslantepe Cami’den başlayıp Aslantepe Höyüğüne giden cadde üzerinde sağlı-sollu kerpiç evleri restore etti. Çalışmalar hâlâ devem etmekte…  

Yolumun üzerinde bulunması nedeniyle, günde en az iki kez içinden geçtiğim ancak gezip göremediğim KUDEB’in bu yeni restore çalışmalarını yakından görmek ve muhitimde yapılan bu harikulade çalışmaları incelemek için gidip yerinden gördüm… 

Daha önce yıkık dökük görünen o kerpiçten evler şimdi birer konağa dönüştürülmüştü. Evlerin çatısından tut kapı, penceresine kadar her şey değiştirilmiş ve Avrupa çit usulü ahşaptan bazı yenilikler yapılarak sokağın çehresi tamamen değiştirilmişti… 

Lakin sokakta, alt yapı çalışmalar devam ettiği için etraf toz-toprak ve kir pas içerisindeydi.. 

Tüm bunlar gayet doğal ve normaldir lakin bir de sokak sakinlerinin sesine kulak verelim… 

Gazetecilik merakı bu ya; erinmeden üşenmeden sözde sanat ve estetik olacak sokak sakinlerine mikrofon tuttum (pardon mikrofonum olmadığı için kulak verdim, ama mikrofonu olanlar mikrofon tutabilirler) röportajlar aldım… 

İlk röportajımı; eskimiş pijamasıyla yeni konağının önünde, sandalyede oturan yaşlı adamla başladım. Gözlerinde yılların yorgunluğu ve tecrübesi okunan bu yaşlı amcayı selamlayarak, sokağında yapılan bu yeni çalışmalardan memnun olup olmadığını sordum…

 Önce umursamadı, es geçmek istedi sorularımı, hatta hiç konuşmak istemedi. Etrafındakiler gazeteci olduğumu söyleyince de aradığı adamı bulmuşçasına sevinçle sandalyesinden ayağa kalktı ve titrek el-kol hareketleriyle bir ah çekip bin ahla başladı söze… 

“Ah be!. Keşke sormasaydın bu soruları bana be bey oğlum. Peşinen ifade edecek olursam hiçbir şey göründüğü değil. Sokağımızda yapılan çalışmalardan hiç birimiz memnun değiliz. Dört aydır başlanılanı hâlâ bitmedi, (eliyle işaret ederek) hâlâ toz-toprak içerisindeyiz. En içler acısı tarafı da, trilyon ödeneklerin verildiği bu sokağın gereği gibi yapılmamış olması. Yani demek istiyorum ki; bu sokakta hiçbir şey görüldüğü değildir…(Çift kanatlı eski kapısını gıcırdatıp açarak gösterdi) Aha da gördüğün gibi, kapı yerinde söküldükten sonra tam bir ay sonra takabildiler. (Ön taraftan cilalı boyasıyla pırıl pırıl eden kapının arka tarafına baktım; eskimiş, pörsümüş haliyle gri mavi boyasıyla hâlâ duruyordu; ben de hayret ettim… Sonra kapının üstünde kalan duvarı gösterdi)  İşte; görüldüğü gibi sıvanmadan bırakıldı. Sıvacılara ricada bulundum, ‘elli lira da ben vereyim, lütfen burayı sıvasız bırakmayın’ dedim, dinlemediler…  

Araya girmeden edemedim; desenize; sokağınızın durumu; nenesini boyayıp dedesine taze gelin diye veren pişkin torun gibi yapmışlar… 

“Hayır, öyle değil” dedi ve ekledi yaşlı amca… “Sokağımızın durumu, misafirler geldiğinde yeni elbiseler giydirip, hizmet yaptırarak, misafirler gittikten sonra da aç ve çıplak bırakılan bir beslenme hali gibidir.” 

Sonra hep birlikte, sokakta yer alan evlerinin görünmeyen ve zarar verilen, kırıp dökülen yerlerini de gezdik gördük… 

Kelimenin tam anlamıyla, hayal kırıklığı yaşadım Orduzu Aslantepe Sokağı’n görünmeyen yerlerini görünce… 

Aslantepe Höyüğüne giden estetik ve sanat sokağı böyle olmamalıydı. Sokakta mukim insanın gazabını üzerine almamalıydı KUDEB… 

Kısa adı “KUDEB” olan Koruma Uygulama Denetim Bürosu’na, duyarlı bir Orduzu’lu olarak bir çağrım var; -yaşlı amcanın tabiriyle-, ‘yemyeşil sokağı yolunmuş kaza çevirdin’ ona bir şey demedik, bari geri kalan işleri adam gibi yap…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 569
Bu Ay : 20641
Toplam : 29899

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom