Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Türkiye'nin ve bölgenin seçimi

12 Haziran da geride kaldı.

Demokratik bir olgunlukla, neredeyse % 90’a varan bir katılımla seçimi kazasız belasız yaptık. Beklenmeyen olmadı. Ak Parti her iki kişiden birinin oylarını almayı başararak iktidarını daha da pekiştirdi. 

Bu tam bir demokratik zaferdir. Sadece Türkiye’de değil bütün dünyada, son 50 yılda bu çapta bir siyasi başarı elde edilememiştir. Belki İngiltere’de Margaret Thatcher’ın veya Türkiye’de Menderes’in, Özal’ın benzer başarıları olmuştur. Ancak o başarıların tümünde iktidarların oylarında gittikçe düşüş yaşanmıştır. Oysa Başbakan’ın liderliğinde, Ak Parti, girdiği her seçimde oylarını artırarak çıktı. Bu konu sosyolojik ve siyasal analizleri yapılarak incelenmelidir. 

Türk toplumu Ak Parti ve Erdoğan’ın gösterdiği 2023 hedefine kilitlenmiş, gerçek bir bütünleşme ortaya koymuştur. Ak Parti’ye oy vermeyenlerin çoğunun bile hükümetin icraatlarından memnun olduklarını ifade ettiklerini düşünürseniz, bütünlüğün aslında çok daha geniş, köklü bir mahiyete sahip olduğu söylenebilir. 

Seçim sonuçları doktora çalışmalarına konu olacak çapta bir olaydır. Bu seçim, yakın siyasi tarihimizin bir sonucudur. Ertelenen sorunlar, halkı baskı altında tutan ve milletle kaynaşmayı önemsemeyen devlet politikalarına karşı halkın topyekûn bir başkaldırısıdır. Halk statükoya ölümcül bir darbe indirmiştir. O nedenle 12 Eylül referandumuyla başlayan süreç, siyasal anlamda da çok net, pratik sonuçlarını vermiştir. Hemen söyleyelim. Bu seçimde millet kazanmış, devletin o bildik inkârcı, umursamaz politikaları iflas etmiştir. Özgür iradeyi küçümseyen dahası ona düşman olan darbeci, vesayetçi anlayışlar ebediyen tarihe karışmıştır. Demokrasi, özgürlükler, hak ve hukuk ekseninde bir siyasi anlayış ve kalkınma kazanmıştır. 

Bundan böyle Türkiye’nin siyasi güzergâhı ve amacı açık bir şekilde bellidir. Bellidir çünkü bu seçim sadece 12 Haziranla başlayan ve dört yıllık bir süreçle sınırlanan bir zamanı kapsamıyor, kapsamayacak. İlk kez bu seçimde halka uzak hedefler, uzak ufuklar gösterilmiştir. İnsanımız 2023 Türkiye tasavvuruna oy vermiştir. Yani bir anlamda Başbakan, istikametten şaşmadığı taktirde halktan 15 yıllık bir izin ve icazet almıştır. Elbette bu partiye ve kalkınma programına verilen bir onaydır. Bu bizim için çok önemlidir. Türkiye artık anlık değişimlerin kaotik, belirsiz ortamından çıkmıştır. Şimdi çok daha kendine güven içinde, uzun hedefler belirlemektedir. Sonuç olarak insanımız varoluş davasını hayatın her alanında iddialı, kararlı bir şekilde sürdürmektedir. Milli irade hiçbir tartışmaya meydan vermeyecek tarz ve ölçüde tecelli etmiştir. Bu aşamadan sonra millete, onun değerlerine olmadık hakaretler yapmayı aydın olmanın koşulu sayan talihsizler, her nerede ne yapıyorlarsa kendilerini milletin boy aynasında gözden geçirmeli, ciddi manada kritik etmeli, düzeltmelidirler. 

Siyasiler istikametlerini, üsluplarını düzeltmelidir. Asker ve sivil bürokratlar kendilerini düzeltmelidir. Gazeteci yazarlar vs. kendilerini düzeltmelidir. Düzel(t)menin ilk yansımaları hemen başlayacağını umduğumuz anayasa çalışmalarına katılımda görülecektir. Bu konuda muhalefet partilerine büyük sorumluluk düşüyor. Seçimlerde Ak Parti tartışmasız iktidar olarak çıkmış, arkasındaki halk desteğini sayısal olarak daha da sağlamlaştırmıştır. Ancak anayasayı değiştirecek bir çoğunluğa sahip olamamıştır. Bir anlamda bu tablo iyi de olmuştur. Seçmen öyle bir ince ayar yapmıştır ki, siyasetin bundan sonraki gündemini ve konusunu hatta partilerin birbirlerine olan yaklaşım tarzlarının nasıl olacağını belirlemiştir. Halkımız, partilerimizin daha özgür ve demokrat niteliği olan bir anayasa yapılmasını, kişi hak ve özgürlüklerinin önemsenmesini, hak ve özgürlüklerin devlet gücüne karşı korunmasını istemektedir. İşte şimdi bu çizgi, bütün partilerin demokratik inanç ve düşüncelerinde samimiyetlerinin test edileceği bir aşamayı göstermektedir. Bekleyip göreceğiz. Bu çabaları engelleyici bir tutum takınanları halkımız hiçbir zaman affetmeyecek, suyu yokuşa sürenleri ilk fırsatta sandığa gömecektir; bundan kimsenin kuşkusu olmasın. 

Başlayan süreç içinde hiçbir siyasi parti eski söylemleri ile varlıklarını sürdüremeyeceklerdir. Ak Parti çok ama çok çalışmak zorundadır. O kadrolara artık uyku haramdır. Hele Başbakan’ın meşhur balkon konuşmasından sonra olayın savsaklanmayacak boyutu tüm dünya tarafından izlendi. Sanki Türkiye başbakanını, parlamentosunu seçmedi de, merkezinde Türkiye’nin olduğu geniş Ortadoğu, Kafkaslar ve Balkanlar ortak başkanlarını seçtiler. Dünyada seçimi bu kadar yakından ve heyecanla izlenen başka bir ülke var mı bilmiyorum. Bu Türkiye’nin etkin, öncü gücünü göstermektedir. Türkiye’nin gücü içeride ve kendisinde karşılığı olmayan bir algı yanılsaması değildir. Bir tarihsel, kültürel, coğrafi hakikattir. Bu hakikat düzeyinden hiçbir zaman uzaklaşılmamalı. Uzaklaşamayız. Başbakan bu yönde çok net, çok ciddi mesajlar verdi. Mesaj ilgili muhatapları tarafından da çok net ve doğru olarak anlaşıldı. 

Muhalefet içinde derin kaynamaların, hatta dağılmaların olacağını aylar önce söyleyip durduk. CHP dermansız bir derde tutulmuş hasta gibi. Kendini liberal- demokrat bir anlayışla yenilese bir dert, eski ideolojisini sürdürmeye çalışsa başka bir dert. Kılıçdaroğlu ne kadar eleştirilirse eleştirilsin, bundan sonra CHP’nin alacağı en fazla oy bu kadardır. Önümüzdeki süreç CHP’de sıkıntılar daha da artacaktır. Siyasi anlamda birbirlerini yok etmeyi amaçlayan Bizans oyunları şimdiden oynanmaya başlamıştır. CHP’nin mevcut yapısıyla selamete çıkması imkânsız gözüküyor. Çünkü bu partide sadece dil, kadro veya ideoloji sorunu yok, öncelikle ciddi manada ahlak sorunu var. Bu yüzden inandırıcı olamadılar, olamıyorlar. Düşünün ki liderleri Kılıçdaroğlu ve onun sağ kolu Gürsel Tekin ve diğerleri, yalan söylemekte, sözlerini inkâr etmekte birbirleriyle yarışıyorlar. CHP tam bir yalan rüzgârı. İşte en son da anket şirketleri onlara teneke bağladı. Tekin o tenekeleri arkası sıra tıngırdatarak genel merkezde, İstanbul sokaklarında gezinip dursun. İsterse %35’in altına düşerlerse istifa edeceğini söylediği gazetecilere gidip şaka yaptığını söylesin. Ben şahsen siyasetin seviyesini yükselteceklerini beklemiyordum ancak bu kadar alçaklaşacaklarını ve alçaltacaklarını ise müdrikem almıyordu. Gelişmelerden uzak düşmemek için önceleri biraz izliyordum onları. Daha sonra Kılıçdaroğlu’nu bir dakika bile izleyemez oldum. Adamın her yanından yalan akıyor. Ve CHP bu bataktan asla çıkamaz, çıkamayacak. Geçen yıl yazdım. Yine söylüyorum. Bu seçimle CHP dönemi ebediyen bitmiştir. 

Benim için çok önemli olan bir husus da bu seçimde kimi cemaat ve tarikatların siyasi tutumlarını açıkça deklere etmeleri oldu. Bu konu ayıca düşünülmeli. Ama görüldü ki, anlaşılmaz (belki çok anlaşılır) bir şekilde Ak Parti’ye karşı takınılan tavır işe yaramadı. Hatta geri tepti. İnsanımız manevi gerekliliklerle siyasi yönelişler arasındaki ilişkinin mesafesini ustalıkla ayarlamasını bildi. Ak Partiye değil ama bağlı oldukları cemaatlere çok esaslı bir mesaj verdi. “Şeyhsen, şeyhliğini bil. Cemaat lideriysen sınırın bu kadar. Bireysel tercihlerimde özgürlüğümü, ölünün yıkayıcısına teslim olduğu gibi sana teslim etmem. İstersen böyle devam ederiz değilse seni otorite olarak tanımıyorum.” Adeta böyle söylendi. Umut veren bir birey tavrı bu.  Bana göre bu seçimde cemaatler de siyasi partiler ve bu iki alan arasında var olan birey de gerçek yerlerine biraz daha yaklaştılar hatta yerlerini buldular. Seçim bu açıdan da hayırlara vesile oldu. 

Hepinize anlamlı, inançlı bir hayat, huzurlu bir gelecek diliyorum.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 3
Bugün : 109
Bu Ay : 18499
Toplam : 27757

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom