Şevket Başıbüyük

Şevket Başıbüyük

sbasibuyuk@hotmail.com

Dua ediniz emi…

Şu an bu yazıyı yazan parmaklar cılız ve cansız kalkıp iniyor klavyenin tuşlarına.

Çünkü hastayım…

Beni tam tanımayan okuyucular; “e.. hastaysan sen de yazma be adam” diyebilir, muhtemelen diyorlar da.

Lakin beni -bir bütün olarak- tanıyan okuyucularım bilirler ki ben her şeyimle okuyucularıma aidim. İyi günlerimde onlarla birlikte olup, sevinç ve heyecanlarımı paylaştığım gibi kötü günlerimde de yine onlarla birlik olup acı ve kederlerimi paylaşmaya çalışan pervasız bir yazarım.

Zira en acı günlerimi okuyucularımla paylaştığım zaman -onların samimi ve ihlâslı duaların gücü olmuş olacak ki- hakikaten acılarım azalıyor. Hakeza sevinçlerim de çoğalıyor.

Böyle olmasaydı, ya da ben böyle düşünmeseydim hasta yatakta kalkıp titreyen parmaklarla şu külüstür klavyeyi tuşlamazdım…

Öyle tahmin ediyorum ki; editörler köşe yazarlarından her zaman memleket meselelerini ilgilendiren ‘çakmalı ve ses getiren’ yazılar yazmasını bekler. Bazı yazılar, editörlerinin bu isteği doğrultusunda yazarak mutlu olurlar.

Lakin öyle yazarlar da vardır ki; kendi her sorununu memleket sorunu bilip hatta memleket üstü sorun kabul edip öyle yazarlar…

Sizler benim hangisinden olmamı istersiniz bilmem ama ben, beni mutlu etmeyen, sevinçlerimi çoğaltmayan ve yazdıkça acılarımı dindirmeyen yazıları ne diye yazıyım ki. Sonra yine beni mutlu etmeyen yazılar yazmanın kahrına, sıkıntısına dayanacak güç mü var ki bende?

O halde ben buyum ve olduğum gibi olacağım.

Bazı okuyucuların favori yazarı olmasam da yazılarımı seven ve zevkle takip eden okuyucu sayısının bir ordu sayısını geçtiğini bilmiyor ve bu ruhla yataktan kalkıp yazılar yazma adına duygularımı sizinle paylaşmaya çalışıyorum.

Dostlar, ‘hastayım’ dedim…
Hakkınızı helal ediniz.
İnsan dediği ne ki, bir nefeslik canı var insanın.

Bitmez tükenmez sandığımız bu kısacık dünya hayıtı, bir göz açar-kapar kadar fani ve geçicidir.

Ölüm geni her daim bizlerle birliktedir…

Dualarınız bekliyorum…

Durun, hemen telaşlanmayınız, bu bir veda yazısı değil, insan ne zaman öleceğini bilmez, kim bilir ben de hemen ölmeyeceğim. En azından şimdilik ölüm bana beyan edilmiyor…

Öyle ise…
Sırf dua edesiniz, diye yazıyorum…

Dedim ya, dualarınız çabuk ulaşıyor bana ve ben sizin dualarınızla huzur bulabiliyorum.

Duygulandır mı?

E haydi biraz da güldüremeye çalışayım siz sevgili ve değerli okuyucularımı…

Bu gün yine kalktım doktora gittim. Bir sürü işlemlerden sonra muayeneye alındım. Doktorun bana ilk sorusunu; “kasap mısın?” diye sordu.

Değilim…

Hayvancıkla mı uğraşıyorsun?

Hayır!

Yani et ve süt ürünleriyle uğraşmıyor musun?

…………

Siz olsanız ne yapardınız bilmem ama bereket versin ki benim o gün sükûnetim ve sakinetim üstümdeydi ve üç ‘la helva’ çekerek durumu idare etmeye çalıştım.

Bir nezarethane sorgusu gibi geçen meyaneden sonra lavaboya gittim, aynada ne görsem iyi?

Doktorun söylediği gibi hakikaten yüzüm bir nahırcı, kasap ya da havan ticcirin (hayvan alım satımı yapan cambazın) yüzüne dönmüş… 

Kendi kendime “bu gavat doktor acaba yüzüme ve tipime göre mi bana bu soruları sordu” demeden edemedim…

Sonra…

Sonra meğer brusella hastalığından şüphelendiği için benim zoruma giden bu soruları sormuş bana…

İnanın ben doktorların ilaçlarıyla değil, sizin dualarınızla iyileşmek istiyorum

Dua ediniz emi…
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 11
Bugün : 47
Bu Ay : 47
Toplam : 47

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom