Editörün Seçtikleri

Editörün Seçtikleri

editorun-sectikleri

Abdullah Salih DEMİROĞLU/ EVET… 28 ŞUBAT

 
                                                           Abdullah Salih DEMİROĞLU
 
EVET…  28 ŞUBAT
GERÇEKTEN 1000 YIL SÜRECEK.
 

54. Hükümetin Başbakanı Prof. Doktor Necmettin ERBAKAN’ ın Ondördüncü yılını görmediği 28 Şubat süreci 1000 yıl sürecek.

  Erbakan Hocanın ( Hocalığı dindarlıkla alakalı değildir kendisi Profesör dür. Eski başbakan ve cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in de aralarında bulunduğu talebelere İTÜ de ders vermiş olduğu söylenir.) hedef alındığı, asıl hedefin ise ülkemiz halkının olduğu 28 Şubat sürecinin 1000 yıl süreceği gün gibi aşikârdır.

   Belki vücut olarak 2002 seçimlerinde vatandaşın “ DUR ” dediği, 2007 e muhtırası ile ısrarlarına devam ettiği Post modern darbe olan 28 Şubat sürecinin bir vatandaş olarak gördüğüm belirtilerine dayanarak ruhsal olarak devam ettiğini görüyorum.

12 Eylül darbesi ile hedefi ülke olan ve ülkenin kendi ideolojileri ile ilerleyeceğine inanan sağdan soldan her türlü gençlik tasfiye edilmiş, yerine Bir Karış Mesafeden başka bir şey düşünmeyen, okumayan, yazmayan dünyacı bir gençlik peydahlanmıştır. Rahmetli Özal zamanında yapılan ekonomik hamleler de anlaşılamamış ve köşe dönücü, rahatına düşkün bir nesil ortaya çıkmıştır. Yine Rahmetli Erbakan’ın “ Manevi Kalkınma Olmadan Maddi Kalkınma Olamaz ”  sözü geçerliliğini korumuştur.

    Batının yaptığına pişman olduğu ruhsuz sanayileşme hastalığı, ülkemize bulaşmıştır. Özgürlük adına parçalanan aileler, başıboş gençlik, ihtiyarlayan nüfus yapısı bunalımlı insanlar geçmiş asırları arar hale geldiler.

Bizler ise onların pişman olduğu hayat anlayışına sahip olmak için tüm manevi değerlerden kurtulmaya çalışıyoruz. 28 Şubat süreci bu yolu açmıştır ve bu yoldaki tüm engelleri de kaldırarak lokomotif görevi yapmıştır.

   3 – 5 İmam Hatip için; Sanayileşmenin kaynağı olan tüm Meslek Liselerinin Haylazlar Okuluna dönmesine sebep olmuşlardır. Ben de Meslek Lisesi Mezunuyum. 32 yıl önce Okula İlk gittiğimde “ Sanatsız Kalan Bir Milletin Hayat Damarlarından Biri Kopmuş Demektir ” sözüyle karşılaştım. Ey Atatürkçü geçinenler ve Atatürk’ten geçinenler bu sözün kime ait olduğunu bilirsiniz. 1980 ve 1995 yılları arasında meslek liseli olmak bir ayrıcalıktı. O dönemden mezun olan Hakim, Avukat, Doktor Mühendis, Bilim İnsanı arkadaşlarım var. Ama sizler siyasi hayatınıza da mal olsa gerçekleştirdiğiniz 8 Yıllık eğitim ile etkisi 1000 yıl sürecek bir sürece start verdiniz.

   Haylazlar Okulu tanımlamasına dönecek olursak. Ben bu deyime kendimi ve kendi çocuğumu da dahil ediyorum. Hani bir güreş müsabakasında hakem güreşin gidişatını kontrol edeceğine taraf olup bir güreşçinin kolunu bacağını çekerse ne olur. Gözden çıkarılan güreşçi ya hakeme kafa tutacak veya güreş hevesi kırılıp sporu bırakacak. İşte meslek liselerindeki cevval öğrenciler nasıl olsa gözden çıkarıldım diye düşünerek hedefsiz gayesiz öğrenciler haline geldiler.

İlköğretim olayına gelince İlkokula giden kız öğrencilerin 5 sınıfa kadar olan sürecine bakılırdı. Kitaplarla ve derslerle arası iyi değilse asıl okul olan annesinin, yengesinin, anneanne veya babaannesinin dizinin dibinde hamarat bir ev hanımı olarak yetiştirilerek hayata hazırlanır iyi bir anne adayı haline getirilirdi. Erkekler ise Ahilik kültürüne uygun olarak ya babası veya akrabası, ya da tanıdık bir meslek erbabına emanet edilerek Altın Bilezik Takılmaya çalışılırdı.

28    Şubat sürecinden sonra İlköğretim 8 yıla çıkarılarak eğitim kalitesi katledildi. İlköğretim Birinci sınıftaki çocuklar bazı okullarda ezilmesinler diye yarım saat önce derse alınıp dersten çıkarılıyorlar. Ergenlerle çocuklar aynı koridoru, aynı derslikleri ve tuvaletleri kullanarak bocalıyorlar. Okumaya hevesi olmayanlar okumak isteyenleri de engelleyerek kontrolsüz öğrenci toplulukları ortaya çıkardılar. Yine bu sistem “ Okulu işyeri, öğrenciyi müşteri ” gibi gören bir kısım öğretmen tipini de ortaya çıkardı. Sürekli değişen müfredat ve sınav şekilleri eğitimi yap – boz tahtası haline getirerek eğitimcileri de şaşkın hale getirdi.

Bu kadar kanaate nereden vardığımı merak ediyorsanız, ilköğretim üç, sekiz, Orta öğretim Onuncu sınıf ve üniversite Birinci sınıfta çocuklarım var.

   Bu anlattıklarımız sadece 28 şubat Sürecinin eğitim boyutu. Bir de sosyal boyutu var ki onu anlatmak için kitap yazmam gerekecek. Laik - Anti Laik, ( Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin Laiklikle alakası olmadığını, Laikliğin sonradan işgüzarlarca sisteme sokuşturulduğunu da unutmayalım.) İçen – içmeyen, Başörtülü - başörtüsüz, Kürt – Türk, Alevi – Sünni gibi toplumda tekrar birleşmeyecek pozitif ayrımcılığı başlattığını şimdilik özetliyorum. Boşaltılan Bankalar, 350 Milyar Dolarlık ekonomik zarar, Teröre harcanan 300 Milyar Dolar, kararan hayatlar, ağlayan analar, sönen ocakları da daha yazmıyorum.

EVET; SİZCE DE 28 ŞUBAT RUHU 1000 YIL SÜRMEYECEK Mİ? ... 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 232
Bu Ay : 14744
Toplam : 24002

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom