Şevket Başıbüyük

Şevket Başıbüyük

sbasibuyuk@hotmail.com

Bir İslamcının 12 Eylül Hatıraları

Kitabı bir oturuşta okudum, bitirdim..

Aslında bu tür kitaplar akıcı oluyor, okuyucu eline alıp da bitirmeden indiremiyor.

Kaldı ki bu kitap, tadımlık bir kitaptı; topu topu 128 sayfalık…

Kitabı şartlı elime almıştım. Her ne olursa olsun okurken ağlamayacaktım ve ağlamamaya çalıştım ancak 64. sayfasının altıncı paragrafında kendimi tutamadım; benim de dudaklarım titredi ve gerisi…

Hatırlarsınız bir söz var Anadolu insanımıza has: “Herkes kendi ölüsü için ağlar.”

Taziyelerde herkes ağlar ama hiç kimse başkasının acısını içinde duymaz. Onun yüreğini sızlatan ancak kendi acısıdır…

Ben de “Bir İslamcının 12 Eylül Hatıraları”nı okuyunca ağladım…

Ağladım çünkü kitabın bazı karelerinde kendi geçmişimi gördüm…

Benim de yaşadıklarım en az “12 Eylül” kadar gözyaşı ve acı ile geçen despotça günlerdi…

Yazar “Bir İslamcının 12 Eylül Hatıraları” kitabında 12 Eylül’ün içkence günlüğünü tutmuş, ben de “Bir İdamlık Kent” ve “Soğuk Süreç” adlı eserlerimde 28 Şubat’ın günlüğünü yazmaya çalışmıştım…

Hem Müslümanlar için 28 Şubat, 12 Eylül’den daha şiddetli geçmiştir. Çünkü -tabiri caizse- 12 Eylül’de solcular susturulmaya çalışıldı, 28 Şubat’dada Müslümanlar…

Hâsılı kelam, işkence işkencedir, kime yapılırsa yapılsın insani olmayan, zayıf karakterli insanların başvurduğu bir yöntemdir.

İşkence ve işkencecilerin rengi ne olursa olsun ruh hali bozuk insanların yaptığı insanlık dışı bir eylemdir.

Hangi zaman ve mekânda olursa olsun işkence ve işkenceciler tarih boyunca lanetle alınmıştır.

Sağcı solcu dindar dinsiz fark etmez, tarih boyunca hiçbir zaman zulümle ile abad olunmamıştır.

“Bir İslamcının 12 Eylül Hatıraları”nı okurken ağladım ancak (samimi okuyucularımı yanıltmamak adına) kitaba birkaç eleştirilerim de olacaktır…

İsterseniz kitabın adından başlayalım…

“Bir İslamcının 12 Eylül Hatıraları” yerine ““Bir Müslüman’ın 12 Eylül Hatıraları” olsaydı daha şık olurdu…

Zira “Müslüman” kelimesi dururken “İslamcı” kelimesini kullanmak; en azında merhum Çekmegil’den öğrendiğimiz bilgiler doğrultusunda, olmamış…

Yazar bu kitabı hangi ruh haliyle kaleme aldı bilmiyorum ama bence olayların hemen akabinde kaleme alınmış olsaydı daha çok duygu yüklü olurdu.

Elbette ki söz konusu kitabı okurken yanımızda mendil taşımak gerekiyor ancak -benzer olayları yaşayan biri olarak- kitabı okurken zaman zaman kelimeler soğuk geldi, olayın atmosferini tam olarak yansıtamadı bana…

Bir de, kitapta kullanılan zaman dilimi sonunu vardı sanki…

Geniş zamanda yazılması gereken cümleler geçmiş zaman dili ile kullanılmıştı ki; bence bu husus; -bir sonraki baskılarda- düzeltilmesi gereken önemli bir mevzuu…

Velhasıl; “Çıra Yayınları” arasında çıkan Adil Akkoyunlu’nun “Bir İslamcının 12 Eylül Hatıraları”nın okunulması gerektiğine inandığım bir kitap…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 9
Bugün : 518
Bu Ay : 19605
Toplam : 28863

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom