Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Millet Öyle Tokatlayacak ki!

Önceki Gün, CHP Genel Sekreteri Süheyl Batum, Silivri’de Ergenekon sanıklarına destek için nümayiş yapan kalabalığa mesajı aldığını söyledi. Bazılarımızın aklından “acaba siyaseten mi böyle söyledi” diye geçmiş olabilir. Acaba kalabalığın basıncını mı azaltmak istiyordu? Bunun böyle olmadığı, dün yaptığı açıklamada gerçekten mesajı aldığı ve gerekeni yapmak üzere işe koyulduğu anlaşılıyordu.

İyi de Parti Meclisine belki genel başkanına bile sormadan nasıl böyle konuşurdu Batum? Anlaşılan emir parti meclisini de genel başkanını da aşan bir yerden gelmişti. Tazyik sadece nümayiş yapanlardan değil, daha derin bir yerlerden geliyordu. O derin yer, CHP’de bütün bu operasyonları yapan, genel başkanı da kendisini de bir şekilde oraya getiren yerdi muhtemelen. Orası neresi miydi? Elbette Ergenekon’un merkezi idi. Durum böyle olunca, artık fazla düşünmeye gerek yoktu. Sözün asıl sahibi talimat verince, emanetçiler ne diyebilirdi ki? Kaldı ki, bu talimatın gizli saklı verildiği de yoktu. Ergenekoncu Yalçın Küçük açıktan açığa hatta ses tonuna biraz tariz ve tazir yükleyerek Kılıçdaroğlu’na talimat niteliğinde tavsiyelerde bulunuyordu. Hani şu muhtemelen bir örgüt eğitim çalışmasında, Ergenekoncuların Milletvekili yapmasını istediği konuşma. Yine dün, bültenlere düşen görüntülü bir haberde, bu meşhur ulusalcı ve aynı zamanda derin PKK işbirlikçisi aydın kişi, “Ergenekon davası bitecek” diyordu” Çünkü Mustafa Balbay’ı ve Tuncay Özkan’ı milletvekili yapacağız” Bunları derken keyfine diyecek yok gözüküyordu. Olay olmuş bitmiş gibi rahat ve keyifli bir ifade vardı yüzünde. Anlayacağınız yoldaşlarına dokunulmazlık zırhı giydirerek, bütün suçlardan, suçlamalardan kurtaracaklardı. İşte tam da burada CHP dokunulmazlık konusunda da öyle derin bir çelişki yaşıyor ki sormayın. Ancak bu başka bir zamanın konusu.

Biz dönelim Batum’a. Son zamanlarda sıkça televizyonlarda görünür oldu. Allah var, hakkındaki bütün eleştirel düşüncelerime rağmen, önceki genel sekreter Önder Sav ağırlığını bilirdi. Öyle her olur olmaz sebeple ekranlara çıkmaz, zorunlu olmadıkça haber konusu olmazdı. Bu selefi gibi değil; adeta partinin işini gücünü bırakmış şurada burada ya göstericilere göz kırpıyor, hatta alttan alta kışkırtıyor veya panellerde ortalığı gerip duruyor.

Ne mi yapıyor mesela?
Silivri’deki kalabalığa şöyle bir arz-ı ednan ediyor. Gelen alkışlı reaksiyonlar onu havalandırmış olmalı ki, “Mesajı aldım” diyor. Kalabalığın verdiği, Batum’un aldığı mesaj mıdır belli değil. Burası gözetilen amaç açısından zaten önemli de değil. Önemli olan bir mizansenle yapacakları hamleye meşru gibi gözüken bir dayanak bulmak. Yarın parti meclisinde “Halkımız ve seçmenlerimiz bunları aday göstermemizi şiddetli bir arzuyla istiyor. Bu yönde büyük tazyik ve baskılar var” diyecek bir argüman yaratmak. Bunu yapıyor da. Anlaşılan o da genel başkanı gibi 70’lerde çokça başvurulan ve ayak oyunlarına dayalı propaganda tekniklerini çok iyi biliyor. Doğrusunu söylemek gerekirse bu konuda genel başkanı ile yarışıyor. Hatta ortalıkta bu kadar sık görülmesi, seçim sonrası alaşağı edileceğini düşündüğüm Kılıçdaroğlu’nun yerine hazırlanmasına yorumlanabilir. Neyse bu onların bileceği bir iş. Genel Sekreter, mesajı aldığını söyledikten sonra da, hemen oracıkta mesajını veriyor. “Eğer” diyor, “biz duruşma zamanı buraya 50 bin kişi ile toplansaydık bu mahkeme böyle davranamazdı” Yani? Yani, Batum, hukuku, mahkemeyi, adaleti zor kullanarak, baskı kurarak çalışmaz duruma getirmek istiyor, bu bir. İkincisi mahkemenin istedikleri yönde karar almasını sağlamak istiyor.

Peki, bu doğru bir davranış mı?
Yani zor kullanarak, şiddet göstererek mahkemenin kararını, hâkimlerin vicdanını etkilemek, doğru bir davranış mıdır? Bunu bir hukukçuya sormak lâzım. Başkasını aramaya ne gerek, zaten Süheyl Batum hukukçu değil mi? Hukukçu. Durum böyle olunca facia iki kat daha koyulaşıyor. Bir partinin hukukçu genel sekreterinin söylediği şu lafa bakınız. Resmen, vatandaşı, üstelik ideolojik hesaplarla adalete karşı kışkırtıyor. Bir parti genel sekreteri olarak elbette hukuki ve siyasi zeminlerde ve yine uygun bir dille istediğiniz kesimin hakkını savunabilirsiniz. Nitekim Ergenekon’un avukatı olduğunuzu söyleyip durdunuz. Ama siyasi partiler legal demokratik kuruluşlardır. Partilerin varlık sebeplerinden biri de toplumda şiddete yönelmesi muhtemel düşünceleri ve talepleri, kendi bünyesi içinde anlaşılır, makul isteklere hatta politikalara dönüştürmek, çözüm yolları bulmaktır. Hiçbir siyasi parti, yöntem olarak şiddeti benimseyemez, şiddeti özendiremez.

Şimdi Ergenekoncuları milletvekili listesine alarak darbe yanlısı şiddet eğilimine kapanmamak üzere bir kapı aralandı. Bu aşamadan sonra artık o kapıyı ardına kadar açmanız gerekecek. Ama korkarım ki, kapıdan esen rüzgâr, önce içinizdeki iyileri alıp götürecek.

Bu kadar mı?
Değil.

Sonra Batum’u İzmir’de Uğur Mumcu’yu anma toplantısında görüyoruz. O toplantıda bir ara Mehmet Ali Birand’ın da adeta alaya alarak taklidini yapıyor. Meğer halkımızın şaklabanlık diye bildiği şovmenliği de fena değilmiş Batum’un. Propagandacıların rol yapma yeteneklerinin güçlü olduğunu artık iyice öğrenmiş bulunuyoruz. Hızını alamayan Batum orada çok net ve keskin konuşuyor. Ergenekoncuları aday göstereceklerini üstelik seslerin üzerine basa basa “gös-te-re-ce-ğiz” diyor. Bu konu kesinleşti tamam!. Ama beni asıl şu cümlesi ürküttü: “Ak Parti iktidarını indirmek için elimizden ne geliyorsa yapacağız” Bütün bu gelişmelerden sonra bu “elimizden ne geliyorsa yapacağız” sözünü pek hayra alamet yoramıyorum. Ergenekon ile el ele kol kola vermiş bir parti, yarın çeşitli provokatif eylemler, kışkırtmalar planlayabilir. Hatta el altından teröre destek bile verebilirler. CHP güçlü şekilde şiddeti siyasete bulaştıracağının işaretlerini veriyor. Eğer düşündüğüm gibiyse CHP çok kötü bir çıkmaza doğru sürükleniyor.

Sonuçta bu seçim, teröre ve şiddete destek veren partilerle, milli birlik içinde demokrasi ve kardeşlik isteyenler arasında yani Ak Parti arasında geçer. Şiddeti enstrüman olarak kullanmak isteyenler amaçlarına asla ulaşamazlar. Milli irade suratlarında Azrail’in tokadı gibi patlar. Ergenekon cephesi feci bir yenilgi alır elbette. 9 şiddetinde bir depreme yakalanmış gibi sallanır, savrulurlar. Akıllı olsunlar. Biz ahmak mıyız? Aptal mıyız? O darbe planları benim çekmecemden çıkmadı. O silahlar, suikast planları benim babamın bahçesinde çıkmadı.

Kesin hesaplaşma olan o seçim gününü dört gözle ve heyecanla bekliyoruz. Demokrasi ve kardeşlik düşmanlarına, millet düşmanlarına son ölümcül darbeyi vurmak için.
Ve milletin, yeni, aydınlık ufuklara yürüyüşünün engellenemez olduğunu göstermek için.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 239
Bu Ay : 1494
Toplam : 1494

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom