Davos'ta Suriye ve Irakı Değerlendirdi

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin Suriye’deki bütün siyasi süreçleri desteklediğini ifade etti. Irak’ın toprak bütünlüğüne saygı duyulduğunu, eğitim kampının DAEŞ ile mücadele için orada bulunduğunu söyledi.

Davos'ta Suriye ve Irakı Değerlendirdi Dünya

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Davos’ta “Türkiye'nin Küresel Rolü” genel oturumunda gerçekleştirdiği konuşmada, Türkiye’nin Suriye’deki bütün siyasi süreçleri desteklediğini ifade etti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu İsviçre’nin Davos kasabasında gerçekleştirilen dünya Ekonomik Forumu’nda “Türkiye'nin Küresel Rolü” genel oturumunda konuşma gerçekleştirdi. Davutoğlu, Türkiye’nin tarihi ve Türkiye’nin coğrafyasından bahsetmek gerektiğini kaydederek, “Türkiye’nin dünyadaki rolü ile coğrafya ve tarihin öneminin değişmeyeceğini ifade etmeliyim. Birçok şey değişebilir ama coğrafya ve tarihin önemi bu ülke için hiçbir zaman değişmez. Bunlar belirli nimetler Türkiye için. Türkiye’nin tarihine baktığımız zaman bir çok zorluklar söz konuş ancak birçok da imkanlar söz konusu. Türkiye tam olarak Afro-Avro bölgesinin ortasında ve bu coğrafya açısından ekonomik faaliyetlerin merkezi aslında. Bir çok risklerin merkezinde bulunmakta. Bu açıdan bakacak olursak siyasi yetkililerin önemli sorumlulukları söz konusu. Tarihin akışı içinde Türkiye’nin etrafında geçmişte de bugünde önemli gelişmeler söz konusu olmakta. Bu zirve çerçevesinde bizler katıldık ve bazı etkinliklerin ev sahipliğini yaptık. Geçtiğimiz 2 yıl içinde ana konuların forumlar içerisinde göçmenlikle ilgili toplantıda bulunduk ve bunun ev sahipliğini de yaptık. 2015 yılında Kasım ayında farklı konular toplantılarımız oldu. Bu yıl İslam İşbirliği Teşkilatı çerçevesinde Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı bölge sorunlarına hitap edilen önemli forumlar oldu” dedi.

Başbakan Davutoğlu, Türkiye’nin insani yardımlarının söz konusu olduğunu belirterek, “Dünya Enerji Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaktayız. göç, insani yardım ve enerji, zirveler. Bu gündeme bakacak olarak olursak Türkiye’nin önemli konulara yaptığı katkı ortaya çıkar. Türkiye ve çevresinde küresel anlamda hepimizi ilgilendiren büyük sorunlar olduğunu ifade etmekteyiz. Bu son yıllara bakacak olursak 1991 yılına dönemlim, Balkanlardan Orta Asya’ya önemli donmuş sorunların aslında canlandığını görmekteyiz. Son 25 yıla bakacak olursak Irak’ta Afganistan’da önemli gelişmeler söz konusu oldu. Güvenlik riskleri ve küresel ekonomik söz konusu oldu. Bölgeye derinden etkileyen ve Arap Baharı dönemi bilindiği üzere ve burada ortaya çıkmış olan önemli zorluklar. Şimdi bakacak olursak da insani depremden bahsedebiliriz. Bunlardan birer deprem olarak bahsedebilirsek” ifadelerini kullandı.

“ULUSLARARASI AJANSLAR VE TEŞKİLATLAR BURADA BİRLİKTE ÇALIŞMALI”

Mülteci sorununa değinen Davutoğlu, “Bugün herkesin Avrupa’da olsun, ABD’de olsun, Türkiye’de olsun, Çin’de olsun bütün insanlardan bahsediyorum. Herkes göçten, mültecilerden bahsediyor. Bu çerçevede 7,3 milyon mülteci söz konuş ve bunların büyük bir kısmı ciddi bir şekilde acil yardıma ihtiyaç duyuyor. Türkiye mültecileri kabul eden ve ev sahipliği yapan ülke konumunda. Burada tarihi anlamak önemli. Çünkü, İstanbul’da Atatürk Havalimanı yolcu taşıma kapasitesi bağlamında Avrupa’daki en büyük 3’üncü havaalanı haline geldi. Bu çerçevede İstanbul’da en büyük havalimanının inşası süreci devamı içindeyiz. İstanbul’un insan hareketliliği içinde çok önemli bir yere geleceğini ifade etmeliyim. Pozitif gündem ile birlikte İstanbul’un insanlık adına önemi her geçen gün artmakta ve insani yardım konusunda önemli bir şehir. Biz bunu hem bunu gerçekleştirmeye çalışıyorum hem de insani hareketliliğini ekonomik kalkınma açısından güçlendirmeye çalışıyoruz. Türkiye’deki 2,5 milyon mülteciden bahsediyoruz. Irak’tan gelecekleri de katacak olursak 3 milyon mülteciye ev sahipliğinden bahsediyoruz ve 10 milyar dolara yaklaşan bir katkıdan bahsediyoruz” açıklamasını yaptı.

Okul çağında 700 bin öğrencinin söz konusu olduğunu aktaran Davutoğlu, “Binlerce çocuk söz konusu. Sağlık açısından ve eğitim açısından desteğimiz her geçen gün artmakta ve onları desteklemekteyiz. Bunlar büyük zorluklar. Her zaman bunu ele almaktayız. Yarın da Almanya’da sayın Merkel’le ele alacağız Türkiye-AB zirvesi çerçevesinde. Yine BM nezdinde bunu ele almaktayız. Bu bir Türkiye krizi değil, sadece Suriye krizi de değil. Bu bir küresel kriz ve bütün uluslararası ajanslar ve teşkilatlar burada birlikte çalışmalı ki sadece insani yardım konusunda değil bu insani perspektif çerçevesinde Türkiye’nin Filistin konusunda, Somali’de en önemli yardımcı, en önemli maddi yardım sağlayan ülke arasında olduğunu ifade etmeliyiz. Bu bölgelere 3.5 milyar dolarlık yardım söz konusu oldu” dedi.

“SURİYE’DE MERKEZİ HÜKÜMET SİVİLLER ÜZERİNDE ŞİDDET UYGULUYOR"

İstanbul’da yine 24 Mayıs’ta dünya liderleri ile bu konunun ele alındığını ifade eden Başbakan, “Stratejik boyuta bakacak olursak coğrafi ve ekonomik zorluklar yanında Türkiye, çevresinde başka bir çok sorunla karşı karşıya. Türkiye’nin etrafında kırılgan devletler var, 6-7 ülke. Bunların hepsi komşu ülkeler ve bunların hepsine saygı duyuyoruz ancak merkezi hükümetlerde coğrafi anlamında uluslararası hukuk tarif ettiği şekilde bu ülkenin tamamını kontrol edememekte. Suriye, Libya gibi ülkelerde uluslararası anlamda tanınmış hükümetler ülkelerini kontrol edememekte. Burada Suriye’ye değinecek olursak merkezi hükümet siviller üzerinde şiddet uygulamakta. Kafkaslarda dondurulmuş sorunlar söz konusu ve aynı zamanda terör tehdidi söz konusu. Dondurulmuş sorunlara bahsettiğimiz kırılgan devlet çerçevesinde bakacak olursak Türkiye bu sorunların tam ortasında ve Türkiye’nin bu kırılgan coğrafya arasında istikrar adası olduğunu görmekteyiz ve bunun için çabalamaktayız. Demokratik seçimler oldu Türkiye’de ve son seçimde yüzde 85 katılım söz konusu oldu ve bu oran demokrasilerdeki en yüksek oran oldu. Yüzde 98 oranında parlamentoda temsil söz konusu. Türkiye’de istikrarlı bir siyasi çerçeve söz konusu ve burada belirsizlikleri aşmış durumdayız. Halihazırda kapsamlı siyasi reform gündemi açıkladık” dedi.

DAEŞ’E YÖNELİK ÇABALAR TÜRKİYE’NİN ÖNCELİĞİNİ OLUŞTURÛYOR”

Davutoğlu küresel sorunlara karşı çözümler bulmak için çaba sarf edildiğini hatırlatarak, “Suriye’deki siyasal süreci Türkiye desteklemekte. Ban Ki Moon’la görüştüm ve Türkiye’nin Suriye’deki bütün siyasi süreçleri desteklediğini ifade ettik. Buradaki tek istisna ılımlı muhalefetin kendi talepleri ve iradesi çerçevesinde temsil edilmesidir. Terör grupları temsil edilmemeli bu masa çerçevesinde. Türkiye Suriye halkının yanında. umuyoruz ki istikrar söz konusu olacak bu ülkede. DAEŞ’e yönelik çabalar Türkiye’nin önceliğini oluşturmakta. PKK, DAEŞ ve DHKPC arasında herhangi bir fark ortaya koymamaktayız, bunlar masum insanları öldürmekteler. Türkiye’de, Suriye’de, Irak’ta, Paris’te, Ankara’da, İstanbul’da ve her yerde. Bu açıdan bakacak olursak uluslararası aktörler nezdinde bir dayanışma ihtiyacı söz konusu. Bizlerin Irak’taki varlığımız ve Suriye’deki ılımlı güçlere desteğimiz de terörle mücadele çerçevesindedir. burada başka boyut da ki bu da çok çok önemli. Ekonomik sorunlar sebebiyle de bu sorunlar derinleşmekte” dedi.

BÜYÜMEYİ ZORLUKLAR OLAN BİR DÖNEMDE GERÇEKLEŞTİRDİK”

Türkiye’nin de gelişmekte olan bir ülke olduğunu sözlerine ekleyen Başbakan Davutoğlu, konuşmasını şu şekilde tamamladı: “Bu bağlamda finansal piyasalardaki kırılganlık ekonomileri etkilemekte ve işsizlikle ilgili olarak rakamlar artmakta. Türkiye’nin ortaya koymaya çalıştığı husus sürdürülebilir ekonomik bir büyüme ortaya koyması şeklinde. Türkiye açısından kritik olan büyüme devam etti. Bu büyümeyi zorluklar olan bir dönemde gerçekleştirdik ancak bu bizim için yeterli değil. Çünkü dinamik bir nüfusa sahibiz. Yeni hükümet olarak reform gündemini ortaya koyduk. 1, 3 aylık, 6 aylık ve yıllara uzanan bazı gündem maddeleri ortaya koyduk. reform açıları ve Türkiye adımlarını atmakta. İstanbul’un büyümekte olduğunu, Türkiye’nin büyümekte olduğu ve Afrika- Avrasya bölgesinde bu bölgenin dikkat çektiğini herkes görmekte ve bunu fark etmekteyiz. Enerji konusunda önemli projelerimiz söz konusu. Çin’den Londra’ya ulaşacak hızlı tren projeleri ve lojistik merkez oluşturabilmesiyle modern bir ,ipek Yolu oluşturabilmesi söz konusu. Ulaştırma ağıyla birlikte THY’yi anmak istiyorum. Avrupa’daki 280 destinasyonla dünyadaki en fazla yere uçan havayolları ve topluluklar arasındaki bağlantının güçlendirilmesi açısından önemli unsur” dedi.
AB ile Türkiye arasındaki gelişmelerin çok umut vadeden gelişmeler olduğunu kaydeden Davutoğlu, yeni hükümet olarak resmin tamamına baktıklarını ifade etti.


- DAVUTOĞLU: “IRAK’TAKİ EĞİTİM KAMPI DAEŞ’LE MÜCADELE İÇİN ORADA”


 Başbakan Ahmet Davutoğlu, Davos’taki “Türkiye’nin Küresel Rolü” genel oturumunda soruları yanıtlayarak, Irak’ın toprak bütünlüğüne saygı duyulduğunu, eğitim kampının DAEŞ ile mücadele için orada bulunduğunu söyledi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Dünya Ekonomik Forumu çerçevesinde düzenlenen “Türkiye’nin Küresel Rolü” genel oturumunda soruları yanıtladı. Davutoğlu terörizmin küresel bir tehdit olduğunu ifade ederek, “Bu çerçevede DAEŞ’ten PKK’dan bir tehdit söz konusu ve Türkiye bütün terör örgütlerine karşı mücadele etmekte. Suriye’deki DAEŞ’in saldırıları çerçevesinde 2013’te DAEŞ’İ bir terör örgütü olarak ifade eden ülke. Ancak bu çerçevede uluslararası toplum bu zorluğa karşı mücadele etmede tam anlamıyla hızlı davranamadı. DAEŞ yine Irak’ta ilerlemesi çerçevesinde önemli bir tehdit haline geldi bu süreç içerisinde. Suriye, Irak sınırı maalesef halihazırda yok ve Irak hükümetine terörle mücadele konusunda yardımcı olmaya çalışıyoruz. Türkiye’nin gerçekleştirmeye çalıştığı şey Suriye’deki ılımlı muhalefete destek ve kendi sınırımızda bunu DAEŞ’in olmamasını sağlamak. Bu çerçevede ancak DAEŞ’e karşı değil ılımlı muhalefete karşı saldırılar söz konusu oldu. Burada uluslararası anlamda koordinasyon ve çalışma söz konusu olmalı ve DAEŞ’e Türkiye içerisinde de karşı bizler birçok operasyonlar gerçekleştirmekteyiz ve sınır kontrolleri çerçevende, istihbarat işbirliği çerçevesinde Türkiye’ye girmemelerini sağlamaya çalışmaktayız. Bütün bu yaklaşımımıza rağmen bazı saldırılar oldu” dedi.

“Bizim Irak’taki eğitim kampına değinmek istiyorum” diyen Başbakan Davutoğlu açıklamasını şu şekilde sürdürdü: “Burası DAEŞ’le mücadele içerinde çaba sarf etmektedir. Bizler Irak’ın toprak bütünlüğüne saygılıyız. Bu çerçevedeki eğitim kampı DAEŞ ile mücadele için orada bulunmakta. Bizler, teröre karşı mücadele ortak çaba görmek istiyoruz. Bugün PKK, Türkiye’deki sivillere saldırmakta, Güneydoğu Anadolu’da insanları öldürmekte. DAEŞ’e olduğu ölçüde bir dayanışma görmüyoruz. Bütün terör örgütleri elimine edilmeli. Terörizmle mücadele etmeye nerede olursa olsun devam edeceğiz” açıklamasını yaptı.

ESED’İ KENDİ HALKINA ASKERİ GİRİŞİMDE BULUNMAMASI İÇİN İKNA ETMEYE ÇALIŞTIK”

Davutoğlu, Suriye ile ilgili olarak görüşmelerin yapılmasına dair yakın gelecekte neler beklendiğine ilgili soruya, “Diplomatik anlamda herhangi bir adımı desteklemekteyiz. Burada Türkiye’den daha fazla hiçbir ülke etkilenmedi, etkilenmeyecek. Geçmişte de birçok defa bu şekilde girişimlerde bulunduk. Suriye krizinin ilk aşamasında dahi Esed’i kendi halkına askeri girişimde bulunmaması için ikna etmeye çalıştık. Maalesef çok zaman, çok büyük sorunlar geçti. Yüzbinlerce insan öldürüldü, milyonlarca insan göç etmek zorunda kaldı. Ancak çözüm için tarafları tanımlamalıyız. Bir tarafta rejim var, diğer tarafta muhalefet. Bunları tanımlamamız gerekiyor. Burada ılımlı muhalefet söz konusu olmalı. Daha önceden toplantı gerçekleştiren 2012’ye kadar başbakanlık yapmış olan kişi, bu süreçte ılımlı muhalefet içinde bulunan taraf söz konusu. Ancak burada bu unsurların yanında ılımlı muhalefete saldıran rejim de söz konusu.

Burada iki şeyi görmemiz gerektiğini ifade ediyoruz. Madaya’da bugün gibi kuşatmaların sona ermesi gerekmekte, ortaçağ mantalitesiyle insanları açlığa mahkum etme stratejine devam edilmekte. Siyasi diyalogun anlamı ne diye sormak istiyoruz. İkinci olarak da masanın muhalefet tarafında ılımlı muhalefet bulunmalı. Biz sadece komşu ülke olarak başka muhalefet grupların, Ulusal Suriye Koalisyonu Dışındaki Grupların olmasını istemiyoruz. Şayet başkaları olacaksa onlar rejim tarafında olabilirler. Çünkü rejim ile işbirliği yapmaktalar. Bu noktada bununla ilgili bir şey söylemeyiz. Ancak Türkiye’nin buradaki tutumu sadece yasal ılımlı Suriye ulusal muhalefetinin burada muhalefet olarak bulunması gerektiğini ifade ediyoruz. yine Ban Ki Moon’la da bu sabahki görüşmem sırasında bunları ifade ettim. Bütün taraflarla yakın ilişki içindeyiz. Cenevre 3 toplantısı söz konusu olmaya çalışılıyor. Cenevre 3’ün oradaki kaçırılan fırsatların kaçırılmaması gerektiğini düşünüyorum” yanıtını verdi.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 662
Bu Ay : 2865
Toplam : 2865

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom