Evren'e Hakkınızı Helal Eder misiniz?

12 Eylül cunta şefi Kenan Evren Bodrum Yalıkavak'daki yazlığında rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmıştı. Evren'in GATA'daki tedavisi sürerken Milliyet yazarı Ece Temelkuran ''Kenan EvrenR17;e hakkınızı helal ediyor musunuz?'' diye sordu ve kendisi net ce

Evren'e Hakkınızı Helal Eder misiniz? Türkiye-Dünya

Ece Temelkuran, dünkü yazısında 12 Eylül Darbesinin şefi ve darbeyle cumhurbaşkanı olan "Kenan Evren Paşa"nın rahatsızlanmasıyla ilgili bir yazı yazdı. Ölülerin arkasından konuşulmayacağını ahlakiliğini sorgulayan Temelkuran, ölülerin meselelerini kapatmaya hazır olma duygusunu tartışıyor. Yoğun bakımdaki Evren Paşa'ya "acil şifalar" dilemediğinin altını çizen Temelkuran, diktatörleri, faşistleri 'sevimli dedeler' sanan çocuklar yetiştirmenin sakıncalarına dikkat çekiyor.

Kenan Evren için "Akıttığı kadar kanı aksın..." diyen Temelkuran, Vakit'in 28 Şubat Paşası Güven Erkaya'nın ölümünden sonrakini manşetini anımsatırcasına hakkını helal etmeyeceğini vurguluyor. Temelkuran, cenazesine gidilmeli, diyor ama bakın neden?

NOT: Bu yazıyı alıntılarken -Ece Temelkuran'ın şahsında- 12 Eylül Cuntasının karanlıklarına karşı çıkıp da 27 Mayıs'ı "devrim" olarak değerlendirenler ya da 28 Şubat Cuntasına aynı kararlılıkla karşı çıkmayanlar ve hatta Ergenekon çete yapılanmasına sessiz kalanların çelişkilerine de dikkat etmek isteriz. Netekim Kenan Evren'in ruhu 28 Şubat, 27 Nisan ve Ergenekon'da yaşamıyor mu?

HAKSÖZ-HABER

 

--------------------------------------------------------------------------------


Helal Eder misiniz?

Ece Temelkuran / Milliyet

Ölülerin arkasından konuşulmayacağına dair genel kuralın gerekçesi nedir? Nasıl bir ahlaki meseledir bizi ölüye saygı göstermek zorunda hissettiren? Bugün, ölmek üzere olan ve hepimizin yakinen tanıdığı bir adam sebebiyle bu soru üzerine düşünüyorum. Ölümün herkesi, bütün günahları yıkayabilen bir mertebe olmasının nedeni ne?
Öyle sanıyorum ki yaşayanlar evrensel bir suçluluk duyuyorlar ölülerin karşısında. Saygı göstermelerinin nedeni bu. Hâlâ yaşıyor olmalarından dolayı kendilerini daha şanslı gördükleri için ölüleri, o ölüler ne günah işlemiş olurlarsa olsunlar affetmeye hazırlar.
Sıranın kendilerine gelmemiş olmasından o kadar sevinçliler ki belki ölünün bütün meselelerini kapatmaya hazırlar.

'Acil şifalar'
Radyoda genç bir kadın haberleri okurken "Yoğun bakıma kaldırıldı" diyor. 20'li yaşlarında olmalı kız. Cıvıl cıvıl bir sesi var. Hiç düşünmeden, otomatik olarak ekliyor haberin sonuna:
"Acil şifalar diliyoruz!"
Niye? Ben dilemiyorum. Dilemeyen bir ülke dolusu, ölü ve diri insan var. Ama kızın sesi dümdüz başka bir habere geçiyor, yine cıvıl cıvıl. Bu yüzden de dilemiyorum şifa zaten.
Çünkü bu ülkede, geçmişte ve şimdide, ne olup bittiğinden habersiz milyonlarca insan var, milyonlarca daha insan olacak. Tıpkı radyodaki kız çocuğu gibi diktatörlere şifa dileyen çocuklar yaptılar bu ülkenin ölülerinden. Daha akıllı çocuklarından daha aptal çocuklar yaptılar. İşkencecileri kahraman; faşistleri 'sevimli dedeler' sanan çocuklar yarattılar.

Akıttığı kadar!
Dileyen dilesin, ben dilemem şifa. Akıttığı kadar kanı aksın...
Sonra da, eğer bu işin sonu ölümse, hiç tereddütsüz söylüyorum:
Hakkımı da helal etmem! Hakkını helal etmeyenlerin tarafında dururum.
Şöyle olmalı. Cenazesine gidilmeli. Sevenlerine, ailesine saygılı bir biçimde içeri girilmeli, sessizce. Yan yana durulmalı, saf tutmalı.
Öylece durmalı ve bütün törenin olup geçmesini beklemeli. Çünkü nihayet imam soracak:
"Hakkınızı helal eder misiniz?"
Cemaatin içinde bağırıp çağırmadan sesimizi çıkarmalı:
"Helal etmiyorum"
Hakkınızı helal eder misiniz?
"Helal etmiyorum!"
Hakkınızı helal eder misiniz?"
"Helal etmiyorum!"
Türkçe, Kürtçe, Ermenice...
Sonra da kirli tarihin cenaze törenine hiç değilse üç kere ses vermiş olarak oradan çıkıp gitmeli. En azından bu. En azından... Onca ölü dost, anne, baba, kardeş, evlat, kız çocuğu, oğlan çocuğu için... En azından bu. Türkçe ve Kürtçe. Ermenice ve Lazca... Bu toprağın her dilinde "Helal etmiyorum" demeli. Neden mi?

Üç kere!
Çünkü eğer ölülerin karşısında suçluluk duyacaksanız yaşadığınız için, o ölü, bu ölü değil. Onlar burada değilken hâlâ yaşadığınız için suçluluk duyduğunuz başka ölüler var, ölmemiş olması gereken çocuklar. Durulacaksa onların karşısında terbiyeli durulmalı. 'Ölüye saygı' diye bir sessizlik bastıracaksa onlar için susun. Bari onlar için 'şifa dileyenler'in, 'hakkını helal edenler'in içine katılmayın.
Bari bunu yapabilin.
Ve eğer ölüp gitmiş arkadaşlarınıza, bu ülkenin yok edilmiş bir nesline, düşündüğü için kafası kesilen onca insana... Yani bu memlekete birazcık saygınız, azıcık sevginiz varsa siz de hakkınızı helal etmezsiniz. Etmemeli. Hem de üç kere! Onu üç kere helallik vermeden göndermelisiniz...

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 11
Bugün : 826
Bu Ay : 3029
Toplam : 3029

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom