Necip Cengil
Necip Cengil
03 Şubat 2012
ŞUBAT SİZE NEYİ HATIRLATIR
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 ŞUBAT SİZE NEYİ HATIRLATIR

 

Öteden beri Şubat bir hüzün sayfası açmıştır; İslâm önderlerinden Şubatta şehitlikle tanışanlar oldu. Türkiye açısından Şubat deyince Şubat şehitleri akla gelirdi. Ve dillerde rahmet, gözlerde yaş, titrek dudakların okuduğu dualar…

Şubat deyince birde “Şubat üşümesini” hatırlamalıyız. Şubat üşümesi, uzun bir hazırlık sürecinin getirdiği bir karanlık dalgaydı. Bu dalganın aktörleri, toplumu silmiş olarak ülkeyi yönetmeye hazırlanmış, kimi basın organlarının, manşetlerinde, alkış seslerini yansıtırcasına “topyekün savaş” ifadeleri öne çıkmıştı.

Yıldızlar ve aya rağmen zifiri karanlık geceleri görmek isterseniz 1997 Şubat ayına gitmelisiniz. Kapıların gece üçlerde kırılırcasına dövüldüğü ve insanların toplanan kitaplarla birlikte terörist muamelesi gördüğü anları hatırlamak isterseniz, 1997 Şubat ayına doğru seyahate çıkın. Oynanan kirli oyunların arka planı, içi boşaltılan bankalar ve iç edinilen milyarlarca dolarlık ülke zenginliğinin hesabına ulaşmak istiyorsanız, 1997 Şubat ayını asla unutmayın.

Şubat size neyi hatırlatır diye soran olursa, insanı ve ülkesiyle kavgalı, ihanet derecesinde gözü dönmüş insanların ufkunu kararttığı bir ülke cevabını verin. Sonrasında atılan adımların ülkeyi sürüklediği uçurumu hatırlıyorum deyin. Ve birde “cumhuriyeti kurarken 13 milyonduk” diyerek, ne kadar insanı gözden çıkarabileceklerini, gözü dönmüş bakış açısıyla dile getiren kişileri hatırlıyorum cevabını verin.

Bu ülke hangi uçurumların eşiğinden döndü biliyor musunuz diyerek, o günün karanlığında edindiğiniz tecrübeleri bugünün ve geleceğin nesline anlatın. Simgesel olarak bazı isimlerin uğradığı zulmüde anlatabilirsiniz ama Şubat üşümesinin hesabının daha da fazla olduğunu insanlara öğretin. Bugünün ve geleceğin nesli, sizin acılarla dolu anılarınızıda dinlemeli ama ondan da daha önemlisi, köreltilen ufukları, sulandırılan dava anlayışını, içi boşlatılan din anlayışını, giderek masallaştırılan söylemlerin açtığı yaralarıda öğrenmeli.

Şubat üşümesi elbette bir intikam nöbeti getirmemeli; insan merkezli, insan hakları ve kul hakları kavramlarının önemini vurgulayan, canlı tutan bir zihin inşa etmeli. Karanlıktakilere küfrederek yol alınmamalı. Din dilini mecrasından uzaklaştıran yanlış anlayışları tedavi etmeli.

Şubat ayı ile birlikte hatırladığım 1997 Şubatı bana gereksiz korkuları atmamı, yok edilen heyecanın yeniden tesis edilmesini, bu olumlu heyacanın ülke ve insanın faydasına sürekli kılınmasını söylüyor. Şubat konuşuyor, dinliyorum. Sonra kitabın söylediklerini dikkatle takip ediyorum. Kitap bana “hep daha güzeli vardır” diyor ve ben bundan, her an ayakta olmayı, yürümeyi, çalışmayı, yeni sayfalar açmayı, ulaştığım bilgilerle yetinmemeyi anlıyorum.

Şubat deyince 1997 Şubat günlerinin başlattığı sürek avını, küçük çocuklarının kapı tıkırtılarını yüzleri sararmış olarak dinlemelerini, babalarını süzmelerini, babalarından uzak kalmalarını ve dile getirilemeyecek daha başka şeyleri hatırlıyorum. Aslında Şubat deyince yalnızca şubat üşümesini değil 12 Eylülün de getirdiği işkence dolu günleri hatırlıyorum. Şubat ve Eylül merkezli işkencelerin söndürdüğü yuvaları hatırlıyorum. Ve sonra pişkin yüzlerin, garip gururunu hatırlayarak, zulmü bayraklaştıran insanın ne oranda katılaşabileceğini hatırlıyorum.

Şubat deyince insanlıktan nasıl çıkılır senaryolarını hatırlıyorum. İnsanlıktan çıkanların yaşattığı acıları hatırlıyorum. Elbette söylenecek çok şey var ama insanlıktan çıkanlarla birlikte, onlara benzememeyi ve insan kalmanın önemli olduğunu düşünüyorum.

Birileri insanlıktan çıkıp ülkeye acılar yaşattı diye ben insanlıktan çıkamam zira var olmamı dileyen yaşadığım sürece insan kalmamı, insana faydalı olmamı istiyor. 

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Okunma:
249 Kez
YAZARIN DİĞER YAZILARI
KÖŞE YAZARLARI
Abdulkadir Artan
Abdulkadir Artan
Yazılarıyla aramızda olacak
Abuzer Yalçın
Abuzer Yalçın
Çevik Bir, Mustafa Reşit Paşa'nın nesi olur?
Yrd.Doç.Dr. Cafer MUM
Yrd.Doç.Dr. Cafer MUM
Onun bağladığı zünnâr imiş...
Ğıffari Türkmen
Ğıffari Türkmen
Öğretmen Sorunu
Hüseyin Yalçın
Hüseyin Yalçın
Makam-I İbrahim’den Efsaneler Kentine Dair
Dr. Mehmet Akif Şahin
Dr. Mehmet Akif Şahin
Yapay kimlikler
Doç. Dr.Mehmet Kubat
Doç. Dr.Mehmet Kubat
27 NİSAN E-MUHTIRASI VE HATIRLATTIKLARI
Necip Cengil
Necip Cengil
GEÇMİŞİN ATEŞİNİ YAKMAK
Necmettin Evci
Necmettin Evci
TÜRKİYE KARŞISINDA ÇARESİZLER
Sefer Benli
Sefer Benli
Türkiye: Model ülkeye doğru
Şevket Başıbüyük
Şevket Başıbüyük
Bir Zihniyetin 19 Mayıs Kutlamaları
Av. Umut Yalçın
Av. Umut Yalçın
BOŞANMA SEBEPLERİ
Alıntı Yazılar
Alıntı Yazılar
Gençler ve gelecek kaygısı
Füze Kalkanının Malatya'ya kurulmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sitemizde yayınladığımız her haber Malatyam.com'a aittir. Ajanslardan bile alınmış olsa haberlerimiz kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sitedeki diğer tüm bilgilerin hakları saklıdır © 2002 - 2012 Malatyam.com ▪ İletişim: Reklam, İletişim, Gönüllü Muhabirlik, Satış Ortaklığı, Köşe Yazarlığı ve diğer tüm istek ve düzeltmeleriniz için E-posta: malatyahaberleri[at]gmail.com - Telefon: 0 530 340 42 77
52 ziyaretçi çevrimiçi.
SİTEMİZ İHLAS HABER AJANSI ABONESİDİR Yazılım-Sistem Yönetimi: MEDYA İNTERNET Tasarım: ÖMER FARUK ER