Şevket Başıbüyük
Şevket Başıbüyük
31 Ocak 2012
YENİ ANAYASAMIZI HAZIRLARKEN
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 YENİ ANAYASAMIZI HAZIRLARKEN 

“Kürt aydını” olarak tanımlanan Enver Sezgin’in sözleri doğru mu ola? 

Oysa ilk söylediğinde kale almamıştım. 

O an kale almadığım anacak bu gün müşahede ettiğim için Sayın Sezgin’in doğru söylediğini anlıyorum. 

Nedense hep öyle olur; doğru söz hedefinde çıktığı ilk gün tesiri belli olmazsa bile sonra etkisini gösteriyor ve sonra  -doğru olduğu için- insanın iliklerine kadar hissettirebiliyor kendini. 

“Enver Sezgin ne demişti?” diye sabırsızlandığınızı tahmin edebiliyorum. 

Enver Sezgin, geçtiğimiz hafta Malatya Belediyesinin konuğu olarak Malatya’daydı. “Yeni Anayasamızı Hazırlıyoruz” konulu bir panel sunmak için gelmişti. Malatya İl Özel Toplantı Salonunda gerçekleştirilen panel katılımcıların da görüş ve düşüncelerini sunup katkı sağlamasıyla sıcak bir diyalog içerisinde gerçekleşti. 

Aslında ben Sayın Sezgin’de beklediğimi alamadım. Zira ondan daha çok şey bekliyordum. Ama o çok sıradan bir konuşma yaptı. Daha doğrusu önündeki kitapçıktan/kâğıttan bir iki paragraf okuyarak işi hal etmeye çalıştı. Ama katılımcıların fikir ve düşünceleri -kısmen de olsa- o açığı kapattı. (Kapattı mı?) 

 Panel değil de birebir konuşmalarımızda Sayın Sezgin’i daha verimli buldum. 

Örneğin, belediyeler hakkındaki düşüncesi son derece albeniydi. 

“Şehirde trafik sorunu çıktığında herkes belediyeleri suçlar. Ne alaka. Sorun trafikle ilgili bir sorun, ancak halk belediyeyi suçlar… Ha keza asayişle ilgili bir sorun çıktığında; halk belediyeyi suçlar… Halkın bu hususlarda belediyeleri suçlaması için/suçlayabilmesi için hem trafiğin hem de asayişin hatta valilik görevlerinin hepsi belediyelere verilmesi gerekir ki halk belediyeleri suçlayabilsin… ” şeklinde konuşmuştu… 

Konuşmuştu ama ben o an ne demek istediğini tam olarak anlayamamıştım. Şimdi anlıyorum ki haklıymış Sayın Sezgin. 

Hatta Sezgin, valiliklerin yetki ve sorumluluklarının tamamını belediyelere devredilmesini söylüyordu ama o kadarına aklım ermez… 

Tabii ki bunları söylerken de; “her şey sivil bir hayat için” diyordu. 

Yeni yapılacak Anayasanın da bu doğrultuda hazırlanması gerektiğini ifade ediyordu Kürt aydını Enver Sezgin… 

Ben aynı düşüncede miyim? 
Hayır… 

Bana göre ister, sivil ister resmi, hiç fark etmez çünkü anayasanın ya da yasaların beslendiği/dayandığı iki temel kaynak vardır. Bu kaynaklardan birisi, beşer aklıdır/halkın iradesidir, diğeri ise, ilahi vahiydir.

Ben ilahi vahi olanı tercih ederim…

Zira; hiç  kimse, Allah’a ve Resulüne rağmen hüküm koyamaz. Allah ve Resulü herhangi bir konuda hüküm vermiş ise, kadın ve erkek hiçbir mü’minin o konuda başka bir hükmü tercih etme hakkı da yoktur. (Ahzab, 33/36) İhtilaflarda çözüm için başvurulacak yegâne mercii de, yine Allah ve Resulüdür. (Nisa, 4/59) Bu ihtilaflarda Resulün verdiği bir hükme, içlerinde herhangi bir sıkıntı duymaksızın ve tam bir teslimiyetle, teslim olunmadığı takdirde, iman etmiş de olunmaz. (Nisa, 4/65) Allah’u Teâlâ bir ayette –ve benzeri diğer ayetlerde- bütün kapsamı ve boyutlarıyla hâkimiyetin yalnızca kendisine ait olduğunu dile getirmektedir. “Hüküm yalnız Allah’ındır. O kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur.” (Yusuf, 12/40) Bir başka ayet-i kerimede de Allah’ın izin vermediği konularda kanun koymanın şirk ve bu şekilde kanun yapanların bu yetkilerini kabul edip karşı çıkmamanın da onları Allah’a ortak kabul etmek olarak vurgulandığını görmekteyiz. (Şura, 42/21)

İslam, hayatı çepeçevre kuşatan bir dindir. Hiçbir şey boşuna yaratılmamış ve başıboş da bırakılmamıştır. Müslüman için, anayasa Kur’an’dır, tek hüküm koyucu ise Allah’tır. Bize rağmen ve bize danışılmadan yapılan anayasa ve yasaların getirdiği haklardan ancak inancımız elverdiği oranda istifade ederiz. Çünkü bu haklar, zaten bizim gasb edilmiş, zorbalıkla ellerimizden alınmış haklardır, diye düşünüyorum…

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Okunma:
196 Kez
YAZARIN DİĞER YAZILARI
KÖŞE YAZARLARI
Abdulkadir Artan
Abdulkadir Artan
Yazılarıyla aramızda olacak
Abuzer Yalçın
Abuzer Yalçın
Çevik Bir, Mustafa Reşit Paşa'nın nesi olur?
Yrd.Doç.Dr. Cafer MUM
Yrd.Doç.Dr. Cafer MUM
Onun bağladığı zünnâr imiş...
Ğıffari Türkmen
Ğıffari Türkmen
Öğretmen Sorunu
Hüseyin Yalçın
Hüseyin Yalçın
Makam-I İbrahim’den Efsaneler Kentine Dair
Dr. Mehmet Akif Şahin
Dr. Mehmet Akif Şahin
Yapay kimlikler
Doç. Dr.Mehmet Kubat
Doç. Dr.Mehmet Kubat
27 NİSAN E-MUHTIRASI VE HATIRLATTIKLARI
Necip Cengil
Necip Cengil
GEÇMİŞİN ATEŞİNİ YAKMAK
Necmettin Evci
Necmettin Evci
TÜRKİYE KARŞISINDA ÇARESİZLER
Sefer Benli
Sefer Benli
Türkiye: Model ülkeye doğru
Şevket Başıbüyük
Şevket Başıbüyük
Bir Zihniyetin 19 Mayıs Kutlamaları
Av. Umut Yalçın
Av. Umut Yalçın
BOŞANMA SEBEPLERİ
Alıntı Yazılar
Alıntı Yazılar
Gençler ve gelecek kaygısı
Füze Kalkanının Malatya'ya kurulmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sitemizde yayınladığımız her haber Malatyam.com'a aittir. Ajanslardan bile alınmış olsa haberlerimiz kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sitedeki diğer tüm bilgilerin hakları saklıdır © 2002 - 2012 Malatyam.com ▪ İletişim: Reklam, İletişim, Gönüllü Muhabirlik, Satış Ortaklığı, Köşe Yazarlığı ve diğer tüm istek ve düzeltmeleriniz için E-posta: malatyahaberleri[at]gmail.com - Telefon: 0 530 340 42 77
55 ziyaretçi çevrimiçi.
SİTEMİZ İHLAS HABER AJANSI ABONESİDİR Yazılım-Sistem Yönetimi: MEDYA İNTERNET Tasarım: ÖMER FARUK ER