Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Bir de konuşuyorlar

31 Aralık’ta yürürlüğe giren yasa ile devlete karşı suç işleyenlerden 10 yıldır yargılananlar ile adi suçlardan 5 yıl yargılanan toplam 953 kişinin tahliye edilmesi üzerine yoğun tartışmalar yaşanıyor.

Bu tahliyeler Türkiye’de yargı ile siyaset ve ideolojinin iç içe girmesinin sonucudur. Kendi payıma tahliyeler yargı reformunun ne kadar yerinde ve fakat eksik olduğunu ortaya koymuştur. Yerindedir, çünkü yargıyı çevreleyen ideolojik kelepçeler kısmen kırılmıştır. Eksiktir, çünkü artık Yargıtay üzerinde de bir düzenlemenin yapılması farz olmuştur.

İşine gelen davalarda, işine geldiği gibi ve yıldırım hızıyla karar veren yargı, maalesef yasa gereği tahliyelerle sonuçlanan davalar hususunda kılını bile kıpırdatmamıştır. Aradan on yıl geçmesine rağmen karar verememişler ve belki de bilinçli olarak tahliyelerin yolunu açmışlardır. Bir terör olayında on yıl karar veremeyecek kadar muhakeme yeteneği körelmiş olan yargı, o kendi ifadeleri ile sınırlı, dar imkânlarına rağmen parti kapatma dosyalarını jet hızıyla hazırlayabilmiştir. Yine o yargı mesela Başbakan Erdoğan’ın milletvekili olmaması için aynı hızda karar verebilmiştir. Yine o yargı hâkimlere tazminat davasını bir gecede karara bağlayabilmiş veya Cihaner davasına üstelik fotokopilerden hareket ederek şaşılacak süratte karar vermiştir.

Madem bu kadar hızlı karar verme yeteneğiniz var da bu davaları neden savsakladınız, bunca yıl beklettiniz? Yoksa hızlı karar verirken de kılınızı kıpırdatmayacak kadar ağırdan alırken de işinize öyle mi geliyordu? İnsan ister istemez böyle düşünmek zorunda kalıyor.

Gelişmelere konu olan hadisenin ana süreci nedir?
Biliyorsunuz şu ya da bu sebeple adalet mekanizmamız ağır işlemektedir. Geciken adaletin adalet olmadığı söylenip durulan bir doğrudur. Bu durumda ne yapmak lazım gelir? 2004 yılında yargılama sürecine hız kazandırmak için Muhakeme Usulü Kanununun 102. maddesi yeniden düzenlendi. Düzenleme yargılamayı hızlandırmayı amaçlıyordu. Ancak Yargıtay gerekli hazırlığı ve hareketi bir türlü göstermedi. Böyle olunca ilgili yasanın yürürlüğe girmesi üç kez ertelendi. Evet, bu madde, yani tutukluların salıverilmesini içeren madde, davası görülmekte olanların dosyaları sonuçlansın diye, tam üç kez ertelendi. İnsanları belli bir suçtan on yıl içerde tutuyor ve fakat hüküm vermiyorsunuz. On yıl. Dile kolay. Düz mantık şunu diyor: “Kardeşim suçlu ise hükmünü ver, değilse insanlara boş yere zulmetme, on yılı da bekleme salıver”

İşine gelen davalarda jet hızıyla karar veren yargı, 6 yıl geçmesine rağmen, yine bir karar vermedi veya veremedi. Ve sonunda üzerinde yaygara koparılan 102. madde yürürlüğe girerek malum sonuçları doğurdu. Kılıçdaroğlu, adeta bir gol pası almışçasına hemen sahneye çıkıp “Bu tahliyeler kamu vicdanını yaralamıştır” diye beyanat verdi. Gerçi beyanatı fazla bir yankı bulmadı. Çünkü onun adı Kemal! Bilmeyen de sanır ki, Adalet Bakanı bir gece oturup bu tahliye kararlarını verdi ve uyguladı. Ben bu işin ayrıntısına inme taraftarı değilim ama bir açıdan da şöyle düşünüyor insan: Önemli olan yargı sisteminin sağlıklı, adil bir işleyişe kavuşturulmasıdır. Ama meselâ tahliye edilenler Silivri’deki tutuklular olsaydı aynı Kılıçdaroğlu yine o beyanatı verebilir miydi?

Peki, Yargıtay başkanı Hasan Gerçeker yargının onca zamana rağmen neden bu dosyalara gereken ilgiyi göstermediklerine dair soruya ne diyordu? Verdiği cevabın akılla, mantıkla izah edilir bir yanı yok: “Gelsinler madem, iki günde bitirsinler. Bahanelerin ardına sığınmaya gerek yok” İstendiğinde iki günde bir davayı karara bağlamanın yollarını siz çok iyi bilirsiniz. Hem sonra kimse bahane üretmiyor, bahanelerin arkasına da sığınmıyor. Bahane üreten, bahanelerin arkasına sığınan birileri varsa o da sizlersiniz. Sizin işiniz ne? Siz orada on yıldır ne yaptınız, ne yapıyorsunuz. Örgütsel faaliyetlerden ve parti kapatma davalarından zamanınız mı kalmadı yoksa? Her konuda çabuk ve mahirsiniz de bu dosyalara bakma hususunda niye mahir değilsiniz? Bunlar olmayacak şeyler değil. Şu konuşana bakın! Sanki suçlu başkasıymış, hadi açık söyleyelim suçlu sanki hükümetmiş, adalet bakanlığı imiş gibi bir hava yaratmak istiyor. CHP de Gerçeker’in verdiği işareti alarak, akıllarınca demokratik siyaseti yıpratmaya, köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar. Aferin size. Yine bizi şaşırtmadınız. Kendinize yakışanı yapıyorsunuz. Artık bu numaralar sökmüyor. Aklınızın çok üzerinde oyun tezgâhlasanız daha tutarlı olursunuz. Sözünüz daha ağzınızdan çıkmadan geçerliliğini yitiriyor. Neden mi? Keşke bu tür davaları iki gün içinde çözseniz. Ama biz size iki gün değil tam on yıl verildi. On yıldır çözemeyip bir de zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışmayın. Gülünç oluyorsunuz. Ne kadar gülünç olduğunuzu anlamak için, üç metre ötenize başınızı çevirip bakmanız yeterli. Mesela Yargıtay 6. Dairesine bakınız. Orada tahliye ile sonuçlanmış bir tek dava yok. Onların işi daha mı az? Onlar başka bir yargının mı birimi veya elemanları? Onların çalışma yasaları, koşulları başka mı? Elbette değil. Demek ki, çalışınca, herkes işini yapınca oluyor. Yargıtay 6. Dairesi ne mazeret üretiyor, ne bir şeylerin arkasına sığınıyor. Gerçeker mazeret üretmek, başkalarını cılız, gülünç gerekçelerle suçlamak yerine gidip daire başkanından bunun sırrını öğrenebilir. O sırrı ben vereyim. Başkan kesinlikle “Efendim” diyecektir, “Biz başka değil, sadece işimizle uğraşıyoruz”

Bana kalırsa Gerçeker, samimi anlamda işine baksa, siyasi hesapların figüranı olmasa bu yoğunluk azalacak ve istenmeyen sonuçlar ortaya çıkmayacaktır. Ama bir an seçim sürecine girdiğimizi unuttum. Seçime gidilirken hükümeti zora sokma faaliyeti mi başlatıldı acaba? Bende öyle bir kanaat uyanıyor. Eğer böyleyse, kendileri ile beraber temsil ettikleri kuruma ve perde gerisinden hizmet etmeye çalıştıkları CHP’ye iyilik etmiyorlar. Hele bu CHP’de bu kafa, bu tutarsızlık olduktan sonra hiçbir çaba başarıya ulaştırmaz onu. Neden mi? Yine bu konuya bağlı kalarak cevap vereyim: Bakın iki gün önce CHP bir yasa teklifi verdi. Genel Başkan’ı “Tahliyeler kamu vicdanını rencide ediyor” diye beyanat veren CHP, bu teklifte tutukluluk süresinin 3 yıla indirilmesini öneriyor. Bu ne demek? “Daha çok tahliye olsun, hapishaneler boşalsın, özellikle Silivri’dekiler salıverilsin” demek. Bir anlamda bu bir genel af içeren yasa teklifi demek. Hani sen tahliyelere karşıydın? Hasbelkader diyelim ki bu teklif Genel Kurul’dan geçti, tutukevleri boşaldı. O zaman mı kamu vicdanı rencide olmaktan kurtulacak? Kamu vicdanı o zaman mı rahatlayacak? Dedim ya bu CHP’yi anlamak mümkün değil. Bu partinin acilen bir tutarlılığa ihtiyacı var. Yani mantığın ilk aşamasını geçmeleri gerekiyor. Belli oranda çelişki kabul edilemez değildir. Ancak açık tutarsızlığı ne dinleyebiliyor, ne anlayabiliyorum.

Sonuç itibariyle Yargıtay artık fiilen bitmiştir. Dün Gerçeker’in basın toplantısında mazeret ileri sürmekten ve siyasi mesajlar vermekten öte gitmeyen konuşmasından sonra ameliyat kaçınılmaz olmuştur. Yargıtay’ın fazlasıyla ideolojik ve kast sistemine dayalı ayrıcalıklar teşkilatlanması ile adaletin tecelli etmeyeceği anlaşılmıştır. Dün daire sayısını çoğaltmayı savunan zihniyet bugün buna karşı çıkıyorsa aynı sebepten dolayıdır. Yine aynı ideolojik örgütlenme ve dayanışma ile birkaç kez hukuku kendi amaçları için kullanarak hâkim ve savcı alımını engellemişlerdir Neredeyse iki yıldır bir tek hâkim ve savcı alınamadı.

Şimdi de kalkmış konuşuyorlar. Yok yan yattı, yok çamura battı. Size emanet edilen hukuk işlerini kendi maksatlarınız için kullanarak ve millete zulmetme pahasına siyasi iradeyi sıkıştırmaya çalışma açık planlarınız geri tepecektir.
Size şimdiden üzülüyorum.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 230
Bu Ay : 16310
Toplam : 25568

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom