Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Durmak yok

2010 Ülkemiz adına verimli bir yıl oldu.

İstikrarla yoluna devam eden Türkiye, sadece ekonomik performansı ile değil demokratik kazanımları bakımından da kendinden söz ettirdi. Bütün dünyanın ilgisini celbeden büyük atılımlar, sıçramalar yaptık. Aynı kararlılığın artarak sürmesi halinde aşk da, heyecan da, umut da Türkiye ile birlikte büyümeye devam edecektir.

Artık Türkiye gerçek bir sevdaya dönüşmüştür. Türkiye taşıdığı mefkûre ile birlikte bir büyük idealin adı olmuştur. Türkiye, rüyaları gerçeğe dönüşen bir ülkedir. Bu ülke hepimizin. Herkesin ileri, aydınlık, gelişmiş, huzur dolu bir Türkiye rüyası, bir Türkiye sevdası, ideali, amacı olması gerekir. Ülkemiz; karşısında, içinde ve üstünde “bana ne” diyemeyiz. Çünkü o gerçeklik hepimizin gerçekliğidir. Hiç değilse hepimizin gerçekliğinin var olduğu zemindir. O zemini daha çok güzelleştirmek, zenginleştirmek gerekir.

Yıllar boyu Türkiye’nin önünü kapatanlar, sonuçta kendi önlerini, ufuklarını da kapattılar. Türkiye’nin konumunu kavrayamayanlar, kendileri için sağlam, sahici bir konum elde edemediler. Türkiye’nin dilini çözemeyenler, kendileri için de bir dil geliştiremediler. Her şeyleri havada, boşlukta kaldı. Hayat ve toplum içinde bir karşılık bulamadılar. O nedenle Türkiye’nin bir var oluş zemini, bir algı formu olduğunu iyi idrak etmek gerekmektedir. Türkiye gerçekliğinden uzaklaşarak, hiçbir somut gerçekliğin sahibi olunamaz. Türkiye’den uzaklaşmak onları kendilerinden, kendi insanlarından, tarihlerinden uzaklaştırdı. Belki kendilerinden, tarihten, kültürden uzaklaştıkları için Türkiye’den uzaklaşır oldular. Çünkü Türkiye bir medeniyet çağrısıdır. Bir hoşgörü bildirisi, bir huzur bestesidir.

2010, bu toprağın sesi ile insanımızın sesinin, bu toprağın dokusu ile insanımızın dokusunun, bu toprağın ruhu ile insanımızın ruhunun birleştiği, bütünleştiği bir yıl oldu. Milli kimlik adına en üst katta aynı şarkıyı, aynı şiiri söyler olduk. İşte bunlar umut verici gelişmelerdir. Bunlar sabahın daha da yaklaştığının, artık ışığın görüldüğünün ifadesidir. Bu gelen ‘ay yankısı’dır. Güneşin şavkıdır bu gelen. Perdeler açıldı bir kez. Kelepçeler kırıldı, duvarlar yıkıldı. Aslına bakarsanız dünya bu duvarları çoktan yıkmaya başlamıştı. İşte şimdi engelleri, kendimizle aramıza koyduğumuz engelleri bir bir aşıyoruz. Keskin sınırları geçiyoruz. Sınırlar geçilince düşle gerçek, teori ile pratik birleşiyor. Bilgi ve zekâ, özgürlük ve başarı, iman ve akıl birleşiyor.

Birleşmenin gerçekleştiği yerde imrendiren bir benlik ortaya çıkıyor. Korkularından, kaygılarından, ihmallerinden arınmış bir benlik bu. Türkiye korkularının üzerine üzerine gidiyor. Ürkekliğini yeniyor. Öz güvenini ve başarı kabiliyetini yeniden kazanıyor. Kazanımlar hayatı daha yaşanır kılıyor. Yaşam coşkuyla çoğalıyor. 2010’da bu doğrultuda azımsanmayacak gelişmeler, kazanımlar oldu. Kervan yola çıktı. Sistem tüm unsurları ile tıkır tıkır işlemeye başladı. İşlerliğin motor gücü elbette başarıya hasret kalmış insanımızdır. Baskılardan, yasaklardan ruhu burkulmuş, sinesi dağlanmış insanımızdır. Şimdi bir muazzam yenilenmeyle kendine geldi, kendine döndü. Türkiye kendine geliyor, kendine dönüyor.

Sathi değil, köklü bir dönüşüm yaşamaktayız. Türkiye’nin çerçevesi, içeriği değişmektedir. Değişimde yer alan belirleyici öncüller, aslında olması gerektiği tarzda yeni biçimler almaktadır. Hayat algısı ile beraber yönetim biçimi, kurumların niteliği değişmektedir. Kurumlar daha demokratik bir evreye girmektedir. Bu bağlamda 2010’da halkla devlet arasında oluşmuş ya da oluşturulmuş mesafeler hızla kısalmaktadır. Mesafenin azalması iyi olmuştur. Tabir yerinde ise Türkiye yıllardır sürdürdüğü anlaşılmaz yanlışlıktan, adeta uçurumun kenarından dönmüştür. 5982 sayılı yasa ile Anayasanın kimi maddelerinde yapılan değişikliğin referandumla kabul edilmesi, daha fazla özgürlük ve daha fazla demokrasi yolundaki çalışmaları taçlandırmıştır.

Değişim iradesi doğal olarak statükocu bir dirençle karşılaştı. Yaşanan çalkantılar, sahil-i selâmete çıkmamızı engellemeye yetmedi. Yine de yapılacak çok iş var. Bu memlekette hiç kimse, kaygı duyarak, baskı altında, haksızlıklara yasal kılıflar bulunduğu dahası yasaların haksızlıklara kılıf bulma işlevi gördüğü bir ortamda yaşamamalıdır. Bu da demokrasi ısrarından ödün vermeyerek kalkınmakla mümkün.

Bu yolda durmak yoktur. 2011, dönmeye başlayan tekerleğin aynı güzergâhta durmaksızın ilerlediği bir yıl olmalıdır. Herkesin özgür, demokrat bir Türkiye’de korkusuzca yaşadığı günler dileği ile yeni yılın hayırlar getirmesini temenni ediyorum.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 57
Bu Ay : 1312
Toplam : 1312

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom