Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Kendimize bir yol bulmalıyız

Hız, çağdaş insanı zamansız mekânlara, mekânsız zamanlara sıkıştırdı. Yoğun ama yoğunluğuyla ters orantılı, uçucu bir hayat yaşıyoruz. Durmak bilmeyen koşuşturmalar içinde bize anlam adına, hakikat adına neredeyse bir şey kalmıyor. Kalbimize, aklımıza bir şey kalmıyor. Ruhumuz dolmuyor, gönlümüz genişlemiyor, güzelleşmiyor. Manasız bir yarış içinde buluyoruz kendimizi. Bu yarışta sözde kimi değerler kazanıyoruz. Ama hakikat noktasından bakıldığında o değerlerin aldatıcı, geçici olduğunu söylemeye bile gerek yok.

Zaman siyasal, sosyal, ekonomik endişeler döngüsünde varlığımıza çarpa çarpa yürüyor. Biz her geçen gün ufalanıyoruz. Her geçen gün eriyor, yontuluyoruz. Vardığımız noktada neler kazandığımızın muhasebesini yaparken, evvela kendimizi kaybettiğimiz acı gerçeği ile yüzleşiyoruz. Meğer bütün o kazanımlarımız karşısında kendimizi vermişiz. Düşüncemizi, kimliğimizi, kişiliğimizi vermişiz. Sonunda ne mi oluyor? Sonunda bir kazanım elde etmiş gözüksek bile, onu doyasıya sahiplenecek kendimizden yoksun kalıyoruz. Yitik benliklerin ustası olmuşuzdur!

İşin zor tarafı, kendimizle aramızda öyle uçurumlar, öyle mesafeler oluşmuş ki, çok gerilerde kalan benliğimize dönmeye belki cesaret bile edemiyoruz. Eğer durum böyleyse hiç bir şey bunca çabaya, bunca koşturmaya değmez!. Eğer böyleyse ‘Zararın neresinden dönülürse kârdır’ hesabı bir an önce kendimize bir yol açmalı, kendimize bir yol bulmalıyız. Gündelik telaşeler aktüel heyecanlarına bizi katıp götürüyor. İyi ama bunlar da hayatın birer gerçeği diyeceksiniz. Doğrudur. Ne yaparsak yapalım kendimizi dünyanın, ülkenin sorunlarından yalıtamayız. Yalıtmamalıyız da. Ama ben arada bir de olsa, esası yitirmeden yolumuzu, yürüyüşümüzü gözden geçirmeli diyorum. Yaptığımız, hem kendimiz üzerine, hem yaşadığımız ülke ve zaman üzerine genel bir kritik olmalı. O nedenle inançlarımızı, ahlakımızı, kültür ve medeniyet değerlerimizi, şahsiyetimizi, ilkelerimizi unutmamalıyız. Bu eksende var olan duyarlıklarımızı her zaman daha bir çoğalan bilinçle hayata katmalıyız.

Bu yüzden bayramın ilk gününden beri bilerek gündelik konulara girmedim. Değişmez hakikata yataklık eden sözü, biraz olsun dinlendirmek istedim. Sözü dinlendirmeksizin, sözü dinlemenin, anlamanın, anlam üretmenin imkânı olmaz. Söz öncelikle hakikat içeriyor olmalıdır. Bizatihi ‘söz hakikattir’ bile denilebilir. Hakikate yakın duranlar, sözü gereği üzre konuşanlar ve dinleyenlerdir. Hakikatten uzaklaşmak, bizi söze değil gevezeliğe götürür. Görünürde koca koca lâflar ederiz. Ama onlar denizin üzerindeki köpükler gibidir. Biribiri ardına sıralanan sıcak gündemin, düşünmeye fırsat vermeyen akışı içinde yitip gidilir. Sonunda sahilimizde kum, dimağımızda çerçöp yığınından farksız kelimeler...

Kelimeleri kullanırken, söz söylerken hakikat adına özen göstermeli değil miyiz? Çünkü mutlak manada söz Allah’ındır. Bir anlamda kelimeler de bize emanet verilmiş gibidir. O nedenle dar açılardan kurtulmak, geniş iklimlerde birlikte olmak için; hiç olmazsa zaman zaman ciddi düşünsel çabalar etrafında buluşmak gerekir. Buna sadece günü kurtarmak için değil zamanı arıtmak, arındırmak için de muhtacız. Sağlam söz yeni dünyamızı aydınlatacak ışık mesabesindedir. Bizim uygarlığımız söze dayalı bir uygarlıktır. Sözü yere düşürmek kültür iddiamızdan taviz vermek olur. Sözü yüceltmek, insan yanımızla birlikte, hakikat temelleri üzerine kurulacak bir medeniyeti de yüceltmek olacaktır. Aktüeliteyi değerlendirirken bu çerçeveyi gözardı etmemelidir.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 4
Bugün : 514
Bu Ay : 6415
Toplam : 6415

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom