Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Dostça kalınız aziz dostlarım

Ey dost seni muhabbetle selâmlarım.
Dünyanın ne çok ihtiyacı var muhabbete. Keşke herkes felsefe adına sussa. Herkes siyaset adına sussa, o suskunun gürültüsüz, kavgasız ortamında muhabbet çiçekleri açsa. Gönlümüz renklense, şenlense. Doğrusu insanlığın ne çok ihtiyacı var muhabbete.

Dost, muhabbet ehlidir. Gerçek muhabbeti dostlarla yaparsın! Şunun şurasında muhabbet edeceğiniz, yani kalbinizi orta yere koyarak açık seçik konuşacağınız, dertleşeceğiniz kaç dostunuz var? Dost muhabbet üzre olandır. Dost muhabbeti bilir. Muhabbet, kalplerin yalansız, hesapsız birbirine karşılıklı yönelimidir. Kalplerin yardımlaşması, karşılıklı hafiflemesidir. Muhabbet karşılıklı sevgi büyütmektir. Daha üstün, daha çok, daha zengin varlık için kendimizden vaz geçmeyi, kendimizi aşmayı bilmek, başarmaktır muhabbet.

Muhabbet aşktır. Aşk olmayınca, yani hakikate, varlığa yine hakikat ve varlık adına içkin bir yöneliş olmayınca, hiçbir şeyin anlamı kalmaz. Bir kopma, kokma, çürüme yaşanır. Yardımlaşma yerini engellemeye, inada, buğza, öfkeye bırakır. Muhabbet varlığın cevherî gücü, hareket enerjisidir. Aşk ve muhabbet dost insanın beslenme kaynağıdır. Hem varlığı besler, hem varlıktan beslenir.

Zaman zaman benzer görüşlerimizi ifade ettiğimizde, kimi insanların dudak kıvrımlarına müstehzi bir gülümseme iliştirerek, bizi hafife aldıkları oldu. Herkes kendine yakışanı yapar, yapıyor. Biz onlara kendi üslûpları ile karşılık veremezdik. Sevgiden, aşktan, aşkınlıktan fazla nasiplenmemiş insanlar için yapılacak fazlaca bir şey de yoktur. Marifetmiş gibi aşkı, muhabbeti ayakları altına alarak yüceldiklerini sananlar öncelikle pozitivist komünistlerdi. Çizginin bu tarafında ise güya tasavvufi kimi eğilimlerin insanı körelttiği varsayımından yola çıkan bazıları da, bu duyarlıklara kalplerini kapamışlardı. Demek ki, radikal eğilimler farklı uçlardakileri benzer zeminde bir noktada buluşturuyor. İkisi de keskin, müsamahasız, anlayışsız, katı, donuk, küt! Ve aslına bakılırsa ikisi de materyalist! Bu katı tiplerin çekişmesi içinde sıkışmış dünyanın, iç huzuruna, gönül rahatlığına, esenliğe ihtiyacı vardır. Biz bunu söylüyoruz.

Gönül alanı doğrudan Allah’a ait bir alandır dersem hemen reddetmeyin. Biraz düşünün. Hiç olmazsa bir kulağınızı içinize verip kendi derinliğinizi, özünüzü dinleyin. Bakalım o özden nasıl bir söz sudur oluyor... O içinizden, benliğinizin derinliğinden gelen yankı, kuvvetle muhtemel ki, hakikatin sesinden başkası değildir. Varlığı, hakkı, hakikati kim bilir kaç kez o sesle müşahede ettiniz. Belki kaç kez dış zorlamalarla susturdunuz kendinizi! Sakın ha, bu sesi susturmayalım, bu sese sağır olmayalım diyorum dostum. İdeolojilerin entelektüel militanları, o sese kulak vermenin insanda zafiyet meydana getireceğini söylediler. Niçin? Çünkü o sese kulak veren insanda duygusal yönelimler, davranışlar artıyormuş da onun için. Duygusal davranmak gerçekçi değilmiş. Birine göre üretimi aksatıcı olumsuz bir neden. Güya dini bir dünya görüşüne sahip diğeri de bu yaklaşımı akılcı bulmuyor.

Farkında değil ama onunkisi Auguste Comte aklı. Akli gerekçelerle İslâm’ı ve onun aşkın değerlerini, tamamen dünyanın geçerli nesnel koşullarında oluşmuş genel kabuller seviyesine indirgiyor. Rousseau’nun, Voltaire’in aklı bunlardan sağlıklı (tutarlı) işler.

Her neyse işte bütün bu katı duvarları, sınırları aşarak dostluk inşa etmeli, bir büyük dostluk yaymalıdır aziz dostlarım. İlla da somut birilerine, müşahhas birisi için dost olmak; dostluğun pratik ilişkilerini, sonuçlarını görmek gerekmez. Ben ‘dost olmalı’ derken, öncelikle olgun, olumlu insan tipi olarak, kendi bireysel varlığımızdan söz ediyorum. Dostluk illa da birileri için olmamalı. O bir olgunluk seviyesidir. O bir enginliktir, erdemdir, aşkınlıktır, özveridir. O kendimizi aşma, hakikatin önünden cüssemizi çekme çabasıdır. Hakikat söz konusu olduğunda kendimizi gizleyebilmektir. Tabir yerindeyse ‘dost’ bir insan tipidir. Çok kategorik bir ayrımla insanları ‘dost ve düşman tipler’ olarak ikiye ayırabiliriz.

Dost; hayat, varlık, insan anlayışında sorunları olmayan veya az olandır. Kendini hayattan, varlıktan ayrı düşünmez. Onun için bu bir iç duyudur, iç seziştir. Dost varlıkla sorunsuzdur. Varlık kendisinden ayrı değildir. Varlığın içinde, varlıkla ve varlık içindir. Bu formda, bu zeminde anlam bulur. Bir şekilde o varlık formunun dışına çıktığı zaman anlam yitirdiğini, amaçsızlaştığını, saçma olacağını bilir. O sınırın dışına çıkmak kötülüktür, saçmalıktır. Varlık gelişince bundan kendisi de nasibini alacaktır. Bunun gibi kendi iyi olunca diğerlerine de yansıyacaktır. Kulların arasına bunun için girer. Bu anlayıştaki bireylerden oluşmuş toplumda her bir insandan diğerine iyilikler, güzellikler yansır.

Düşman insan tipinin varlık ve hakikat anlayışında büyük sorunlar vardır. O kişi herkese ruhunun karanlık penceresinden bakar. Bağnaz, egoist, bir adım daha ileri aşaması ile haset açısından bakar dünyaya ve olaylara. Varlık içinde ve onunla bir anlam kazanmak ne anlaşılır ne katlanılır bir durumdur. Kendi dışındaki herkes ötekidir. Doğa, yenilmesi gereken bir düşman, başkası kendi yemese kendisini yiyecek bir kurt gibidir. ‘İnsan insanın kurdudur’ bu insana göre. Başkası onun için tehdittir, cehennemdir, ölümdür! Bu tiplerden oluşan dünyada, insanlara husumet, şiddet, haset, cinnet, cinayet, kasvetten başka ne yansır? O topluma korkudan kuşkudan başka bir şey yayılmaz. Aman Allahım, dayanılır gibi değil.

Biz ise, paylaşıldıkça çoğalan bir dünyada, dostça ve muhabbetle kalalım benim aziz dostlarım.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 60
Bu Ay : 3201
Toplam : 3201

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom