Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Mutlaka araştıralım

“Ve enne minel müslimüne minnel gasitün, femen esleme feülâike teharrav raşede” Cin suresinin 14. Ayeti. Ali Bulaç bu ayete mealinde şöyle bir anlam veriyor: “Ve elbette bizden müslüman olanlar da var, zulmedenler de. İşte (Allah’a) teslim olanlar, artık onlar ‘gerçeği ve doğruyu’ araştırıp bulanlardır.”

Rahmetli Said Çekmegil, bu ayeti sıklıkla zikrederdi. Müslümanların aktif, diri bir bilince sahip olması gerektiğini vurgulardı. Araştırmak müslümanların temel karakteri olmalıydı ona göre. Elbette doğruydu. Haklıydı. Değilmi ki, müminler araştırma ibadetini durdurdukları için, değer üretemez halde, taklit batağına saplanır olmuşlardı. Taklit zihni tembelleştiren, giderek öldüren bir marazdı ona göre. Allah taksiratını affetsin. Nur içinde yatsın. Çevresindeki insanları araştırmaya teşvik edip durdu bir ömür. Bu konuda yazılar yazdı. Kitaplarında özellikle konu etti. O müslümanların uyanık bir bilince, bilgiyle donanımlı bir yaşama sahip olmasını arzuluyordu.

Çekmegil merhum, mezkûr ayete özetle “Müslüman o kimsedir ki, doğruyu arayandır” diye özet bir anlam verirdi. Şimdi bu ayet etrafında yeniden düşünülsün istiyorum. Siz inandıktan ve müslüman olduktan sonra başka hangi doğruyu arayacaksınız ki? Müslüman olmak zaten doğru yol üzre olmak ve dahası doğruyu bulmak demek değil midir? Böyle bir anlayışın verdiği rehavetle kendini kurtulmuşlar safında görenler az değildir. Onlar bir doğruyu, izledikleri yöntem veya yöntemsizliklerle yanlışa dönüştürmüş olanlardır. Yanlışı doğru ile inşa etmişlerdir. Ayetten anlaşılan, müslümanların doğruyu bulmuş olmalarının yanında onu statikleştirmemeleri, kalıplaştırmamalarıdır. Her türlü çabayı göstererek hakikati güncellemek gerekmektedir. Hakikat tembelliğin gerekçesi olamaz. “Allah, aranızdan... her türlü çabayı gösterenleri ortaya çıkarmadan, kendi halinize bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz, oysa Allah yaptığınız her şeyden haberdardır” (Tevbe 16)

Kur’anda imanın araştırmakla bilinç yüklenmesi ve hayata katılması öne çıkarılmıştır. Peygamberimizin sünneti seniyesinde bu konuya güzide örnekler vardır. Doğrusu O’nda bizim için güzel örnekler vardır. Mümin arayandır. Ne bulacaktır, ne kadar bulacaktır, nasıl bulacaktır? Bu ikincil meseledir. Mümin bir taharri haliyle yani bir araştırma dinamizmi ile sahip olduğu değeri bilince dönüştürecektir. Muhammed Esed’in mealinde bu yönde bir açılımı da buluruz: “..Kendilerini Allah’a teslim edenler, doğru ile eğriyi ayırd etme bilincine ulaşanlardır” Bu meal de doğrudur. Bütün hepsini belli bir bütünlük içinde anlamlandırmak gerekir. Belli bir bilinç seviyesine ulaşanlar, elbette araştırmaya daha çok ihtiyaç duyacaklardır. Araştırmaksızın o bilinç seviyesine ulaşma imkânı neredeyse olmayacaktır.

Bize düşen, aramak, araştırmaktır. Hep arayacağız. Anlamı, hakikati, ilmi arayacağız. En güzel kelimeleri, estetiği, düşünceyi, iyilikleri arayacağız. Kendimizi bulmaya koşullandırmadan. Bulduklarımızı, arayışın geçici mükâfatları, ikramları saymalıdır. Allah sonsuz ikram edicidir. Kur’an okuyana ikram eder. Kur’an-ı Kerim bir anlamda “Okundukça ikram eden” demektir. Bir ikrama erdirilmek isteyen önce kutlu kitabı araştırmalı, orada araştırmalıdır.

Esas olan aramaktır. Gecici ve o anlık bulgularla yetinmek, açık ufuklara götüren yolları bize kapatabilir. Bulduk dediğimiz an yitiririz. Önce yolumuzu, ufkumuzu, diriliğimizi yitiririz. İslâm alimleri o nedenle taklidi takvadan saymamış olmalıdırlar. Siz aramayı ilke edinirseniz yolunuz doğru demektir. Doğru güzergâhta belki kimi yanılgılarınız, yanlış bulgularınız olacak. Yönteminiz, güzergâhınız, çabanız doğru olduğu için, o yanlışların zararı yoktur veya önemsizdir. Hatta yönteminizin, niyetinizin doğruluğu onları yanlışlıktan kurtaracaktır. Ancak yolunuz, yönteminiz yanlış olunca, hasbel kader doğruyu da bulmuş olsanız, onun bir kıymeti olmayacaktır. Hatta o doğrunun yanlışa hizmet etme imkânı bile olabilir. Belki zulme bile dönüşebilir. Ayette müslümanlarla zulmedenler ters konumlarda gösteriliyor. Müslümanlar araştırıcılıkla örtüştürülürken, bunun zıddı bir çabanın zulmedenlere özgü bir davranış olduğu kuvvetle hissettiriliyor.

Sonuç itibariyle iyiliği ve doğruluğu; varlığımızı, hayatımızı anlamlı kılacak bir zenginliğe dönüştürmek istiyorsak, aramak zorundayız. Ne mübarek bir dinimiz var. Bu ilahi buyrukları bilmeyen, dinin araştırmayı önermediğini bile söyleyebilir. İşte biz de bir yönüyle tam bunu anlatıyoruz. Bilmediği konularda ahkâm kesen cahillik, her zaman var olmuştur. Ayet müminlerin araştırmalarını söylüyor. Araştıralım. İyiliğe, doğruluğa, güzelliğe bir yol bulmak, bir yol daha bulmak için araştıralım. Ama illa ki araştıralım.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 553
Bu Ay : 18214
Toplam : 27472

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom